Sabah Ülkesi

ERSAN BAYRAKTAR
İLE SARAYBOSNA YÜRÜYÜŞÜ

Ersan Bayraktar 1990 İstanbul’da Bosna göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümünden mezun oldu. Üniversite yılları boyunca kısa film projelerinde yönetmenlik, görüntü yönetmenliği yaptı. Televizyon kanallarında ve medya kuruluşlarında görüntü yönetmeni, yönetmen yardımcısı, editör kameraman olarak çalıştı. Uluslararası belgesel projelerinde ve reklam filmlerinde kamera operatörlüğü ve görüntü yönetmenliği yaptı. „Saraybosna…

BEDÎÜZZAMAN HEMEDÂNÎ

İbn Abbas (r.a) “Şiir, Arapların divanıdır”, der. “Allah’ın kelamını okuyup anlayamadığınız zaman şiire başvurun” diye ekler. Yani Arapların tüm hafızası, tarihi, kültürü şiirde mahfuzdur. Bu yüzden Tarafe’den, Muallaka-i Seba’ya, Kaab b. Züheyr›den Mütenebbî’ye, İmruülkays’tan, Kasîde-i Bürde geleneğine uzanan geniş bir tahayyül ve inşa coğrafyasından, ikliminden dem vurulabilir. Şiirle bu şekilde iç içe yaşayan bir toplumun…

MEFKÛREMİZ; DÜNYADA ADİL OLMAK,
CENNETE DÖNMEK

“Yedi yıl daha” dedi içinden. Gittikçe kendine ağır yük olan ve belden aşağısı artık tutmayan vücuduyla asırlık olma isteğini zihninden yok etmek istedi. Oğlu yıllardır yaşlılar yurduna ziyaretine gelmiyordu. Kızının senede bir kaç kez, kısa süren ziyaretleri onu hayata bağlayan nadir nedenlerden biriydi. Almanya’nın kalkınmış diğer toplum nesliyle olduğu gibi, o neslin temsilcisi torunlarıyla da…

Tasavvufun Kozmoloji Anlayışı:
Hakikat ve Hayalin Mertebeleri -3-

İnsan ve Âlemdeki Konumu Tasavvufun âlem tasavvuru üzerine yazdığımız ilk iki yazımızda bu kozmoloji anlayışının dayandığı temelleri ve âlemin yaratılışı ve âlemdeki şeylerin sıradüzenini konu edindik. Bu üçüncü yazımızda ise âlemde yer alan bir unsur olarak insanın durumunu inceleyeceğiz. Tasavvuf kozmolojisi insanın kökeni, doğası ve kaderi, evrende insanın konumu hakkında bütünlüklü bir antropoloji doktrinine sahiptir….

CERÎDE-İ SÛFİYYE’DEN KÂTİP
MUSTAFA FEVZİ EFENDİ’NİN
TASAVVUFA DAİR İKİ YAZISI

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yayınlanan dinî-tasavvufi içerikli dergilerin en uzun soluklusu olan Cerîde-i Sûfiyye’nin yazar ve başyazarlığını yapmış olan Mustafa Fevzi Efendi (ö. 1924), Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevî’nin açmış olduğu Ziyâiyye yolunun dili ve kalemi olmuş bir müelliftir. Numan Efendi’nin oğlu olarak Erzincan’ın Eğin ilçesinde 1871’de dünyaya geldikten sonra İstanbul’da huzur dersi hocalarından Kasapzâde Vâiz Efendi’nin…

İKİ KATMANLI ZAMAN

1. Giriş 1887’de gerçekleştirilen meşhur Michelson–Morley deneyi ışığın yer kürenin hareketiyle aynı doğrultuda ilerlerken de, yer küreye dik olarak ilerlerken de aynı hızda ilerlediğini kanıtladı. Bu beklenmedik sonuç sonunda Einstein’ın Görelilik Kuramını ortaya atmasına yol açacak etkili araştırmaları tetikledi. Böylece ışığın boşluktaki hızı evrende başka hiçbir şeyin ulaşamayacağı en yüksek hız olarak kabul edildi. Fotonlar…



MAHYA
Selman Bayer

Annem bayram yapıyor. Evin her yanına yayılmış bir neşeye vurup duruyoruz başımızı. Mahalledeki polislerden rahatsız olup çok sevdiği mahalleyi terk eden Mükerrem teyzenin öncülüğünde Beşevler’deki tüm eski arkadaşları iftara geliyorlar. Annem arı gibi çalışıyor. “Biz de Cuma’ya gidelim bari.” dedi babam. Kime laf çarptığını anlamadım. Böyle zamanlarda yaptığım gibi sessizce gülüverdim. Kapının önüne geldiğimizde dünden…

BOSNA ŞEHİRLERİ VE VAKIFLAR
Hatice Oruç*

Vakıflar, Osmanlı şehirlerinin kurulması ve gelişmesinde son derece önemli bir rol üstlenmişlerdir. Hatta Osmanlı şehirlerinin bu vakıflar ile var olduklarını söylemek mümkündür. Hayırsever varlıklı kimselerin kurmuş oldukları vakıflar şehir hayatı için gerekli altyapının oluşumunu sağlamışlardır. Vakıf yapıları olarak bina edilen han, kervansaray, bedesten, çarşı ve dükkânlar iktisadi ve ticari faaliyetlerin geliştiği mekânlardır. Cami, mescit, tekke…

İkincilerin Birincisi: Ahmet Bayazıt
Kadri Akkaya, Fotoğraflar: İsabelle M. Beck

“Gel canım, buyur! Hoş geldin!” Kimi sevenlerinin hatıralarında tam yedi yıldan beri hâlâ kalplerine ulaşan o gür Dâvûdî güzel sesin capcanlılığı, asil ve kalender bir şahsiyetin her zamanki emin bir liman gibi daveti; sanki emr-i Hakk vaki olmamışcasına kısa bir süre huzur ve sakinlik dağıtıyor ama hemen sonra mahsunluk ve hüzün… Yaşıyor olsaydı; güncel konularda…

DERGÂH KÜLTÜRÜNDE ŞİİR VE MUSİKİ MÜNASEBETİ
Mustafa Hakan Alvan

İslam dininin bir mükellefiyet, bir de muhabbet yönü vardır. Mükellefiyetlerle fakihler ve din âlimleri ilgilenirken muhabbet yönüyle tasavvuf ehli alakadar olur. Muhabbetin izharı için tasavvuf hayatında sanat önemli bir araçtır. Mutasavvıflar Hakk’ın yolunda aşka meyyal gönülleri tuzağa düşürmek için özellikle şiir ve musikiyle uğraşmışlar. Bunun bilinciyle bütün tarikatlar zikrullahta şiir ve musiki dışında giyim kuşamı,…

Tasavvufun Kozmoloji Anlayışı: Hakikat ve Hayalin Mertebeleri -2-
Muhammed Bedirhan

Geçen sayıdaki yazımızda tasavvuf kozmolojisinin temel ilkelerini ele aldıktan sonra sufilerin âlemin yaratılışı, mahlukat arasındaki sıra düzeni ve insanın âlemdeki yeri ile ilgili görüşlerini bu sayıda işleyeceğimizi belirtmiş idik. Öncelikle vahdet-i vücutçu sufilerin yaratma ile ilgili teorilerini ele alalım. Âlemin Yaratılması Âlemin yaratılması hususundaki teoriler bağlamında İslam düşünce geleneğini incelediğimizde bu teorileri iki ana grup…

Cerîde-i Sûfiyye’den TASAVVUF İLMİ
Semih Ceyhan*

Sabah Ülkesi’nin 51. sayısında “Şeyh Reşîd-i Bağdâdî” künyeli, hakkında kesin bilgilere ulaşamadığımız bir zatın Cerîde-i Sûfiyye dergisinde yayınladığı “Vahdet-i Vücûd” başlıklı yazısına yer vermiştik. Şimdi ise aynı müellifin “İlm-i Tasavvuf I-II” başlıklı iki yazısını mümkün olduğunca günümüz Türkçesine aktarılmış olarak aşağıdaki sütunlarda okuyacaksınız. Bundan tam yüz yıl önce, 1917 yılında kaleme alınan ve derginin peş…