Sabah Ülkesi

HRİSTİYAN TANRI ANLAYIŞI
Samuel M. Powell*

Hristiyan Tanrı anlayışı iki temel dogmaya dayanır. Bunlardan ilki; Tanrı’nın bir olduğu, diğeri ise; Mesih İsa’nın bir insan doğasında Tanrı ile birleşmiş olduğudur. Tanrı’nın mutlak birliğine yönelik ilk dogma Hristiyanlığa, sahip olduğu Yahudi mirasından ve Hristiyanlığın Yahudi kutsal kitaplarındaki kaynağından gelir. Bundan sıklıkla tektanrıcılık diye söz edilir ve bu, tüm İbrani dinlerde ortak olan, temel…

ŞULE GÜRBÜZ İLE FELSEFE, EDEBİYAT VE İNSAN ÜZERİNE
Abdulkadir Filiz

İlk olarak felsefe, edebiyat ve sanat arasındaki ilişkiyle başlamak istiyorum. Çok yaygın bir ayrım yapılır, felsefe akla, sanat hisse hitap eder diye (ki aynı zamanda buna yönelik birçok eleştiri de zikredilebilir çağdaş düşüncede). Bir edebi eser, felsefe kitabı değildir, fakat felsefeden de muaf değildir. Özellikle, sizin eserlerinizde zaman zaman ikisinin birbirine girdiği, bazen bunların birbirini…

SADETTİN ÖKTEN İLE SANA, BANA, BİZE DAİR…

Hocam, irfan geleneğimizdeki kesret içinde vahdet, vahdet içinde kesret yaklaşımının bugünkü sosyal ve kültürel hayatımız içindeki izdüşümleri nelerdir/neler olmalıdır? Önce bilebildiğim kadarıyla irfan geleneğimizdeki kesret-vahdet ilişkisini ifade etmeye çalışayım. Müşahede ettiğiniz âlem bir kesret, yani çokluk âlemidir. Burada birçok nesne, pek çok canlı ve muhtelif insanlar olduğu gibi, sürekli bir hareket ve bunların bizde uyandırdığı…

BİR, BİR ŞEY DEĞİLDİR: POST-METAFİZİK DÜŞÜNCEDE BİRLİK VE ÇOKLUĞUN AKIBETİ
Jussi Backman*

Bir açıdan İslami Aristotesçi gelenek de dâhil, bütün Batı felsefe geleneği birlik ile ilgilidir. Birlik Hegel’de modern felsefeyi antik kaynaklarına bağlayan “içerik” ve “sonuç”tur.2 Yunan felsefesinin kökenlerinde, tam olarak da mythostan logosa şu meşhur geçişte tüm varlığı, tüm gerçekliği, ortak bir payda veya aynı kılınmış bakış açıları bağlamında tek bir şey olarak kavramaya yönelik yeni…

TANRI VE ÂLEM: BİRLİKTE ÇOKLUK VE ÇOKLUKTA BİRLİK
Ekrem Demirli

Sufilerin bariz özelliklerinden birisinin dil ve üslupta basitlik ve anlaşılırlık ilkesi olduğu genel bir kabuldür. İnsanlar bir tasavvuf metninden veya sözünden anlaşılırlığı beklerler. Onlar da en çetin teorik bahisleri bazen bir mısra ile, bazen de bir deyimle herkesin anlayabileceği -en azından anladığını zannedebileceği- bir seviyeye indirerek bu beklentiye cevap verirler. Belki de tasavvufun yaygınlığının en…

FELSEFİ DÜŞÜNCEDE VAHDET-KESRET İLİŞKİSİ
Cahid Şenel*

Varlığın var olduğundan şüphe etmeyen ve bilginin imkânını varsayan filozof zümresinin kahir ekseriyetinin temel sorusu, varlığın kaynağına ve varolma keyfiyetindeki birliğin kökenine yönelikti. Friedrich Nietzsche’nin (ö. 1900) Yunan felsefesini yorumlarken söylediği şu söz bunu çok net bir biçimde anlatır: “Yunan felsefesi görünüşte anlamsız bir esinti ile ve şu sözle başlar: Su her şeyin ‘menşei’ ve…



TİMSAH KUŞU
Yılmaz Gümüş

Vuku bulmuş bir vakayı anlatmak üzere kurgulanarak pay çıkarmak üzere idrakimize sunulan bir senaryo şu cümle ile başlar: “Bu hikâye tamamen hayal ürünüdür, çünkü tamamen gerçektir.” Âlemle anlatılan da, hayal oluşu bir gerçek, gerçekliği ise hayal olan, hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği girift bir anlatıdır. İnsanın, dünyaya temas etmesiyle uykuya dalması ve uykuya dalışıyla…

Başka Bir Gözle Kudüs
Sari Nusseibeh*

Kudüs’ün kutsallığı tartışma konusu değildir. Tartışma konusu olan şey kutsallığın derecelendirmeyle ölçülüp ölçülemeyeceğidir (ve eğer ölçülebilirse nasıl ölçülebileceğidir). Bir yerin kutsallığının tamamen ya da öncelikli olarak o yeri kutsal kabul eden iki ya da daha çok gruptan sadece birisine ait olduğunun iddia edilip edilemeyeceğidir (ve kutsallığın bu gruplar arasında, o yerin her bir grup için…

Sarığımız Beyaz, Leke Götürmez!
Kadri Akkaya

Bali Efendi’nin garip kalmış türbesinde üç İhlâs bir Fâtiha‘lık anın verdiği huzuru başka bir şekilde Paşmaklı’nın dağ yamaçlarındaki bir pınarın soğuk suyundan ağuçlarımızla içtikten sonra, vücut susamışlığımızın giderilmesiyle bir daha yaşıyoruz. Garip kalmış, çünkü bu coğrafyanın son iki asırda hem de birkaç kez “adalet” yerine “hürriyet” dağıtanlarınca savrulmasından sonra, eski külliyenin yerine Sveti Prorok İliya…

Bir Sorumluluk Şuuru Olarak Ölümle Yüzleşmede Sinema “Mesnevi Paralelinde Kısa Bir Bakış”
Enver Gülşen

Ölüm, irfan perspektifinden bakınca hayatın öteki yüzü… Hayatla ölüm, bir madalyonun iki yüzü gibi birbirine bağlı… Hayat, ölümün mahiyetini belirlerken, ölüm de hayatın anlamını inşa ediyor. Ölümle yüzleşme, bir “sınır tecrübesi” olarak hayatın anlaşılamayan katmanlarının açılmasına hizmet ediyor. İlme’l-yakîn’den ayne’l-yakîn’e geçiş ölümle hayat arasındaki incecik berzahın fiilî tecrübesini yaşamakla mümkün oluyor ancak. Efendimiz (s.a.v.)’in “Ölmeden…

TÜRKÇE İSLAM DÜŞÜNCESİ Klasik Düşünce Okulu

“Bugün”de yaşayan insan için “yeni şeyler” söylemek baştan çıkartıcı bir etkiye sahip. Bu yeni söyleyişlerin malesef büyük bir kısmı yaraya merhem olucu özellikte ve ömürde olmuyor. Okur-Yazar olmanın hep ilk kelimesinde kalmanın sonucu belki de bu. Söze ömür kazandıranın yazı olduğunu hatırda tutarak “Vaz’-ı cedid-keşf-i kadîm” hakkındaki tartışmaları yeniden hatırlamak gerek. Hatırlamayı “Klasik” üzerinden yapan…

Thomas BAUER İLE ARAP ŞİİRİ, „BELİRSİZLİK KÜLTÜRÜ“ VE GÜNÜMÜZ ÜZERİNE
Ali Mete

Gençliğinden beri Arap Dili ve Edebiyatı ile ilgilenen Thomas Bauer 1980 yılında Oberasbach’da (Nürnberg yakınlarında) tamamladığı lise öğreniminin ardından Friedrich-Alexander Üniversitesi Erlangen-Nürnberg’de İslam Bilimleri, Semitik Filoloji ve Dilbilim alanlarında yükseköğrenim görmüştür. Bauer “Eski Arap Şiir Sanatı” adlı çalışması ile 1989 yılında doktorasını tamamlamıştır. Ardından bir yıl Ruprecht-Karls Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışan Bauer, 1991-2000 yılları…