Sabah Ülkesi

AFRİKA EDEBİYATINDA ÜTOPYA

Afrikalı muhayyile, modern Avrupa toplumlarının sömürüsü neticesinde şekillendiği için ütopya türünü kendine has üslubu ve meseleleriyle yeniden üretmiştir. Ütopya özelliğine sahip eserler önemli oranda ya sömürge öncesi Afrika fikrini geleceğe taşıma ve alternatif tarihler yazma vazifesi görmüştür ya da sömürge zihniyetini ve mirasını aşıp Afrikalı kimliğin inşasına çalışmıştır. Burada öncelikle Afrika edebiyatı kavramına kısaca bakacağız…

MESİH VE DEVRİM ARASINDA AVRUPA YAHUDİLİĞİ:
BİR MODERNLEŞME OKUMASI

Evrensellik arayışları iki yüzyılı aşkın bir süredir Yahudiliğin gündeminde. Avrupa Yahudilerinin gettolarını bırakarak kamusal alana dâhil olmaya başladıkları 18. yüzyıl sonlarından günümüze dek Yahudiliğin sınırlandırıcı kimliğini evrensel insanlık nosyonuyla uzlaştırma arayışları doğrudan ya da dolaylı olarak pek çok siyasi ve felsefi tartışmanın kapısını araladı. Her ne kadar Yahudilikleri çoğu zaman göz ardı edilse de 19….

GEÇMİŞ, GELECEK VE ŞİMDİYLE İLİŞKİMİZ:
VARLIK AĞACINDA ZAMANIN MEYVESİ

Tıpkı geçmiş ve şimdiyle olduğu gibi gelecekle de hem kişiler hem de toplumlar olarak layıkıyla ilişki kurma yolunu anlamak için önce bizzat “zaman” kavramını incelemeliyiz. Zamanın bu önceliği önemlidir; yalnızca mantıksal açıdan değil ayrıca bireye ilişkin bilimler ve çözümlemeler metafiziksel ilk ilkelere dayanmak durumunda olduğu için ve zaman varoluşun temel kategorilerinden biri olduğu için de….

İSLAM FELSEFESİNDE TARİH TASAVVURU:
BİLİM, BURHAN VE İNSAN

İslam felsefesinde tarih tasavvuru ifadesi, ilk bakışta felsefeye yeterince aykırı görünür. Zira İslam felsefesi, en azından hâkim felsefi öğretileriyle Yeni Eflâtuncu Meşşâîliğin bir devamıdır. Bu gelenekte teorik ve pratik felsefi öğretilerin tarihsel bir kavrayışı amaçlanmaz. Fizikten metafiziğe bilginin ahlakıyla da donanarak yükselmesi beklenen filozofun felsefi kavram ve önermeleri, teorik seviyede kavraması amaçlanır. Fakat herhangi bir…

METAFİZİK İÇİN YENİ BİR AD:
“İDEALİZM”
HEGEL VE HEİDEGGER’DE A PRİORİ SENTEZ, ZAMAN VE GELECEK

Alman İdealizmi” ismi metafiziğin Kantçı eleştiriden sonra geçirdiği değişim ve dönüşümü tanımlar. Esas kahramanı Hegel olan metafiziğin İdealizme dönüşme süreci yalnızca bir isim değişikliğinden fazlasıdır ve hem form hem içerik bakımından bütün bir alanın radikalleşmesini beraberinde getirmiştir. Bu radikal mutasyon Hegel’in sentetik a priori sentez ve a priori yargılara dair olan düşüncelerinde ortaya çıkmıştır. Hegel…

GELECEĞİN KEŞFİ

Kendilerine “gelecek” konseptinin henüz üç yüz yıllık mazisi dahi olmadığı anlatılsa birçok insan bugün şaşıracaktır. O hâlde daha evvel insanlar geleceği nasıl düşündü diye kendilerine soracaklardır. Bir geleceğin var olduğu tasavvuru bizim için o kadar tabii ki, bir zamanlar geleceğin henüz mevcut olmadığı ihtimalini düşünemiyoruz bile. Öyle sanılıyor ki, daima insanların önlerinde aynı bugün bizde…



MAHYA
Selman Bayer

Annem bayram yapıyor. Evin her yanına yayılmış bir neşeye vurup duruyoruz başımızı. Mahalledeki polislerden rahatsız olup çok sevdiği mahalleyi terk eden Mükerrem teyzenin öncülüğünde Beşevler’deki tüm eski arkadaşları iftara geliyorlar. Annem arı gibi çalışıyor. “Biz de Cuma’ya gidelim bari.” dedi babam. Kime laf çarptığını anlamadım. Böyle zamanlarda yaptığım gibi sessizce gülüverdim. Kapının önüne geldiğimizde dünden…

BOSNA ŞEHİRLERİ VE VAKIFLAR
Hatice Oruç*

Vakıflar, Osmanlı şehirlerinin kurulması ve gelişmesinde son derece önemli bir rol üstlenmişlerdir. Hatta Osmanlı şehirlerinin bu vakıflar ile var olduklarını söylemek mümkündür. Hayırsever varlıklı kimselerin kurmuş oldukları vakıflar şehir hayatı için gerekli altyapının oluşumunu sağlamışlardır. Vakıf yapıları olarak bina edilen han, kervansaray, bedesten, çarşı ve dükkânlar iktisadi ve ticari faaliyetlerin geliştiği mekânlardır. Cami, mescit, tekke…

İkincilerin Birincisi: Ahmet Bayazıt
Kadri Akkaya, Fotoğraflar: İsabelle M. Beck

“Gel canım, buyur! Hoş geldin!” Kimi sevenlerinin hatıralarında tam yedi yıldan beri hâlâ kalplerine ulaşan o gür Dâvûdî güzel sesin capcanlılığı, asil ve kalender bir şahsiyetin her zamanki emin bir liman gibi daveti; sanki emr-i Hakk vaki olmamışcasına kısa bir süre huzur ve sakinlik dağıtıyor ama hemen sonra mahsunluk ve hüzün… Yaşıyor olsaydı; güncel konularda…

DERGÂH KÜLTÜRÜNDE ŞİİR VE MUSİKİ MÜNASEBETİ
Mustafa Hakan Alvan

İslam dininin bir mükellefiyet, bir de muhabbet yönü vardır. Mükellefiyetlerle fakihler ve din âlimleri ilgilenirken muhabbet yönüyle tasavvuf ehli alakadar olur. Muhabbetin izharı için tasavvuf hayatında sanat önemli bir araçtır. Mutasavvıflar Hakk’ın yolunda aşka meyyal gönülleri tuzağa düşürmek için özellikle şiir ve musikiyle uğraşmışlar. Bunun bilinciyle bütün tarikatlar zikrullahta şiir ve musiki dışında giyim kuşamı,…

Tasavvufun Kozmoloji Anlayışı: Hakikat ve Hayalin Mertebeleri -2-
Muhammed Bedirhan

Geçen sayıdaki yazımızda tasavvuf kozmolojisinin temel ilkelerini ele aldıktan sonra sufilerin âlemin yaratılışı, mahlukat arasındaki sıra düzeni ve insanın âlemdeki yeri ile ilgili görüşlerini bu sayıda işleyeceğimizi belirtmiş idik. Öncelikle vahdet-i vücutçu sufilerin yaratma ile ilgili teorilerini ele alalım. Âlemin Yaratılması Âlemin yaratılması hususundaki teoriler bağlamında İslam düşünce geleneğini incelediğimizde bu teorileri iki ana grup…

Cerîde-i Sûfiyye’den TASAVVUF İLMİ
Semih Ceyhan*

Sabah Ülkesi’nin 51. sayısında “Şeyh Reşîd-i Bağdâdî” künyeli, hakkında kesin bilgilere ulaşamadığımız bir zatın Cerîde-i Sûfiyye dergisinde yayınladığı “Vahdet-i Vücûd” başlıklı yazısına yer vermiştik. Şimdi ise aynı müellifin “İlm-i Tasavvuf I-II” başlıklı iki yazısını mümkün olduğunca günümüz Türkçesine aktarılmış olarak aşağıdaki sütunlarda okuyacaksınız. Bundan tam yüz yıl önce, 1917 yılında kaleme alınan ve derginin peş…