Sabah Ülkesi

AKIL – NAKİL İKİLEMİ KARŞISINDA İSLAMCI YAKLAŞIMLAR

Kadim dinî geleneğimizde akıl, “ilahi hitabı anlamaya yarayan bir âlet” şeklinde tarif edilir. Onun vasıtasıyla mevcudat bilinip tanınır; iyi kötüden, faydalı zararlıdan ayrılır. En önemlisi, bilgiye büyük ölçüde akılla ulaşılır. Bu nedenlerle akıl, şeri delillerden biri olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar dinin hakikatlerini “tek başına” anlamaktan aciz bir kaynak addedilse de, bilhassa naklî delillerin…

KALBÎ AKIL VS İSTİDLALÎ AKIL: AKLA İLİŞKİN GELENEKSELCİ BAKIŞ AÇISI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Orta Çağ’a kadar beden, nefs ve ruh’tan mürekkep olduğu kabul edilen insan tasavvuru, Kartezyen Düalizmin etkisi ve en feci türden indirgemeci bir yaklaşımla insanın “insan”ı yalnızca beden ve zihinden ibaret bir organizma olarak görmesine yol açmıştır. Oysa kadim devirlerde ortaya konan üç kısımlı bu tasavvur, en zahirî seviyede cismani hakikate, bu seviyenin üzerinde çok sayıda…

DOĞRU DÜŞÜNMENİN ARACI OLARAK NEFİS TERBİYESİ: TASAVVUFTA AKIL-KALP KARŞITLIĞININ ANLAMI ÜZERİNE

“Allah yoluna giren kişinin, bilgelere soracağı ilk şey akıl olsun.” Zünnûn el-Mısrî Bütün bir tasavvuf tarihinin en önemli isimlerinden Zünnûn el-Mısrî, Allah yoluna giren bir kişinin atacağı ilk adımın aklı öğrenmek olduğunu söylediğinde acaba ne kastetmişti? Sufilerin akıl anlayışını ortaya koymaya çalışmak, pek çoğumuz için malumu ilam kabilinden bir uğraş sayılabilir ve bu yargı, konuya…

YAPAY ZEKÂ VE İNSAN ZEKÂSI KARŞILAŞTIRMASI

Yapay Zekâ (İng. Artificial Intelligence) bilgisayar biliminin, hedefi, bilgisayarların / programların kendilerine zekâ atfedilebilecek bir biçimde işlemelerini / çıktılar üretmelerini / “davranmalarını” sağlamak üzere programlar geliştirmek olan alt dalının adıdır. Dar kapsamda belirlenmiş görevleri yerine getiren programların yazılması ve uygulamaların geliştirilmesi ile ilgilenir. Geniş kapsamda ve uzun vadede ise akıl sahibi bir özneyi modelleyen, insansı,…

KELÂM VE FELSEFE GELENEĞİNDE AKIL KAVRAMI

Hicri ikinci yüzyılın başından itibaren bilgi teorisi sorunlarını tartışmaya başlayan kelamcılar özellikle dördüncü yüzyılın ortalarına değin insanın mahiyeti hususunda oldukça farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Fakat bütün farklılıklarına rağmen üç meselede ortak bir kanaate vardılar. Birincisi, nesnelerin zat ve sıfatlardan oluştuğu ve mevcutların ontolojisinin zat-sıfat ayrımı üzerine inşa edilmesi gerektiği görüşüdür. Zat ve sıfat ayrımıyla tahlil…

AKLIN BATI FELSEFESİNDEKİ SERÜVENİNE DAİR BİR PANORAMA

Bu makalemizde, siz değerli okurları Batı felsefesi tarihinde “akıl” mefhumu ve ardından da “akılcılık” öğretisi ya da akımı civarında bir gezintiye davet edeceğiz. Tıpkı, idea, nedensellik, erdem, özgürlük, adalet mefhumları gibi akıl mefhumunun da Batı felsefesi tarihinde farklı filozoflarca muhtelif biçimlerde içeriklendirildiğine şahit olunur. Bu mefhuma yüklenen anlamlar, her filozofun kendi fikriyatına izafen az çok…



YOLDAŞ NESNELER: KULAŞI, KRUVASAN VE KAHVE

Viyana Üniversitesi’nde “İtalya’nın Sömürgesi Sürecindeki Etiyopya’da Avrupa Medeniyetinin Sosyo-kültürel Etki Ve Göstergeleri” adlı yüksek lisans tez çalışması için kabul onayının iki sene; ülkeye seyhat izni için gerekli vize işlemlerinin aylarca sürmesinin ardından, Kaffa yöresinin üç bin metre kadar yüksekliği olan köylerininin bağlı olduğu Dedo kasabasından nihayet yola çıkabilmişti. Önce Adis Ababa üzerinden bir hafta süren…

BALKANLARDAN HATIRLADIKLARIMIZ “TUNA GÜZERGÂHI”

Osmanlı’da ilk mektep kitapları bunun gibi cümlelerle başlarmış. Yahya Kemal, “Türk’ün gönlünde dağ varsa Balkan’dır, nehir varsa Tuna’dır” diyor. 1354’te Süleyman Paşa’nın Gelibolu’ya çıkmasıyla başlayan Osmanoğullarının Rumeli fütuhatını tersine döndüren eskilerin 93 Harbi dedikleri 1293/1877-78 Osmanlı-Rus harbinin 140. yılındayız. 1683, 2. Viyana bozgununun da 334. yılı. Bu güzergâhla ilişkimiz Osmanlılardan yaklaşık 1000 sene önce Karadeniz’in…

KARAGÖZ EDEBİYATI VE MUSİKİSİ

Karagöz oyununun büyüleyici ve etkileyici havası, çocukluk yıllarımızda az çok hepimizi etkilemiştir. Artık çocuklarımızı bir hayal perdesi ardında; orijinal müzikleri ve gazelleriyle sergilenen Karagöz oyunlarıyla büyütemiyoruz. Klasik Türk edebiyatı ve musikisinin müşterek ürünü olan Karagöz oyunları, günümüzde maalesef kaybolan kültür mirasımız arasındadır. Karagöz ustaları, sessizce aramızdan geçip gittiler. Onların mesleklerine sadece çocuk eğlencesi olarak bakmadıklarını,…

HASAN ÇELEBİ HÜSN-İ HAT HAKKINDA

“Aşk olmadan meşk olmaz.” sözü ilk hat sanatı için söylenmiştir sanki. Sizce de öyle midir? Bazı sanatlar var ki hayatınızı bütünüyle içine alır. Hat sanatı böyle bir sanattır. Günde altı, yedi, on iki saat yetmez hat sanatı için. 24 saat bile yetmez. İmkân olsa 30 saat bile çalışmak icap eder. Ecdat bir yere kadar getirmiş…

MÜSLÜMAN – YAHUDİ BİRLİKTE YAŞAM TECRÜBESİ

Araplar ve Yahudiler, Sami uluslardan varlıklarını günümüze kadar devam ettiren yegâne iki ulustur. Günümüz dünyasında Arapların 400 milyon, Yahudilerin ise 15 milyon kadar olduğu ifade edilmektedir. Bu iki milletin ilişkileri 1948 yılında İsrail’in kurulmasıyla başlamış gözükse de, aslında tarih öncesi dönemler de dâhil çok uzun bir geçmişe ve boyuta sahiptir. Araplar ve Yahudilerin milattan önceki…

KARŞILAŞMALAR: EVLİYA ÇELEBİ  ÖTEKİLERİN DİYARINDA

Ömrünün son günlerini Kahire’de geçirdiği düşünülen ve 17. asrın sonunda vefat eden Evliya Çelebi, “hayr duâlar ile yâd edilme”yi dileyip eserine son noktayı koyduğu anda ardında dünyada eşi benzeri olmayan bir eser bırakmış oldu: Seyahatnâme ya da yazarının kendi deyişiyle Târih-i Seyyâh. Seyahatnâme başlığının yaygınlığı kitabın orijinal adını gölgede bıraksa da, Târih-i Seyyâh, yani “gezginin…