Sabah Ülkesi

SEYYİD HÜSEYİN NASR İLE FRİTHJOF SCHUON HAKKINDA

Siz yaşayan insanlar içinde Schuon’u en iyi tanıyan insansınız. Onu şahsen tanımanın yanında onun düşüncesini akademik çevrelere tanıtan ve yaygınlaştıran bir akademisyensiniz. Şuradan başlayalım: Schuon nasıl biriydi? Öncelikle şunu söyleyeyim. Schuon çok utangaç biriydi. Başkalarının yanında hep çok ciddi görünürdü. Çok fazla gülmezdi. Ancak yalnız olduğunda ve onunla yakınlaşmaya başladığınızda kendini açmaya başlardı ve görürdünüz…

KÂBUS DÜNYASI VE SOYTARI ÖZGÜRLÜĞÜ: SEMBOLİK POLİTİKAYA GİRİŞ

I Benim büyürken içinde bulunduğum kültürde, diğer insanların giyiniş tarzlarını açıkça eleştirmek kabalık olarak algılanırdı. Her kim bir başkasının kıyafet seçimi ile dalga geçerse, şımarık veya terbiyesiz olarak görülürdü. Tabii ki buna rağmen herkes herkesle dalga geçerdi ama bunu kapalı kapılar ardında yapardı. Viyana operasına deri pantolon ile gelen Salzburglular bile açıktan eleştirilmezlerdi. İnsanların dış…

İNSAN MAYMUN OLMAK ZORUNDA MI? İNSANIN KENDİ KENDİNİ SINIFLANDIRMA SORUNU

İnsan Nasıl Maymundan Türetiliyor? Oxford İngilizce Sözlükleri “insanı” şu üç yolda tanımlıyor: 1) İnsanı Tanrı’dan, hayvandan ve makineden ne ayırt eder? 2) İnsanın davranışı ne zaman gerçekten arzu edilen bir davranış sayılabilir? 3) Kim homo cinsinin bir üyesi olarak görülebilir? Bunlar gerçekten farklı tanımlardır. İlk tanımın muazzam bir kavramsal açıklığı vardır, ancak bu açıklık kavramsal…

İMAN VE AHLAK ÜZERİNDEN BİLGİ TASNİF ETMEK: MÜMİN-ARİF VE KAFİR-CAHİL

Bir mağaraya inzivaya çekilmiş “ümmi” peygambere gelen vahiy ile başlayan İslam’ın ilk muhataplarını teşkil eden Hicaz Araplarının “cahil”, yaşadıkları hayatın ise “cahiliye” ilan edilişinde şaşılacak bir durum yoktu. En gerçek ve üstün varlığın bilgisi demek olan ilahî vahye dayanan ve mutlak kesinlik taşıyan önermeler üzerine kurulu bir dinden başka tepki beklemek mümkün olabilir miydi? İslam…



TUNA ÜZERİNDEKİ ŞEHİRLER

Tuna Nehri akmam diyor Etrafımı yıkmam diyor Şanı büyük Osman Paşa Plevne’den çıkmam diyor Balkanları tez aşmalı Kafkasya’ya ulaşmalı Zafer için gece gündüz Rabbimize yalvarmalı Almanya’da Baden-Württemberg eyaletinin Schwarzwald-Karaormanlar bölgesinde Donaueschingen’de doğan Tuna Nehri (Almanca Donau), Almanya, Avusturya, Macaristan, Slovakya, Hırvatistan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan ve Ukrayna ülkelerinden 2779 km. yol kat ederek Karadeniz’e dökülmektedir. Tuna,…

MESNEVÎ’DE DÜNYA HAYATINA DAİR BİRKAÇ METAFOR VE “NEY”İN SEYRÜSEFERİ

“Sufi kimdir?” veya “Tasavvuf nedir?” soruları klasik tasavvufi metinlerde en çok sorulan sorulardandır ve bu sorular zaman zaman “Kur’an’ı ve sünneti yaşamak,” zaman zaman “güzel ahlak” bazen de kişinin “tûl-i emelden korunması” veya “mâsivâdan yüz çevirmek” olarak cevap bulmuştur. Bu cevaplardan anlaşılacağı üzere “tasavvuf nedir?” yahut “sufi kimdir?” sorularının cevabı birbirinden kopuk olmamakla birlikte her…

BUĞDAY FİLMİNİN KIYMETİ NEREDE?

Semih Kaplanoğlu’nun Buğday filmi, sadece Türk sineması için değil, aynı zamanda Müslüman sinemalar ve belki de tüm dünya sineması için önemli bir yerde duruyor. Öncelikle Buğday’ın önemini anlamanın yolu, hem dünya sinemasında ama özellikle Müslüman sinemalarda neyin yapılıp yapılamadığını anlamaktan geçiyor. Film sanatının mevcudunun zirvesi olarak gördüğüm Tarkovsky’nin, “manevi sinema” diyebileceğimiz bir üslubun da zirvesi…

MERKEZÎ AVRUPA’DA CAMİ MİMARİLERİ

Avrupa’nın merkez ülkelerindeki mescit ve camilerin mimari özellikleriyle sanat tarihi açısından o coğrafya mimarisine etkileri üzerine Türkçe monografi eksikliğine işaret niyetiyle; konuya gerçekten hâkim uzmanların ileride hazırlayacağı yetkin çalışmalara önbilgi olabilecek bu çalışmayı yapmış olduk. Yarım asırdan fazla zamandır yaşadıkları coğrafyayı artık yerleşerek yurt yapmaya uğraşan Avrupa Türkleri, cami mimarisi yanında; tezyinat ve hat sanatları…

DUVARLAR VE PENCERELER: TOCQUEVILLE VE TAHTÂVÎ SINIRDA

Son zamanlarda Avrupa ve ABD genelinde sağcı ulusalcılar arasında artan İslam karşıtı söylem, Müslümanların yolculuklarına dair iki baskın imgeyi tekrar tekrar vurguladı: bunların birincisi öldürmek ve yok etmek için yola çıkan hareket hâlindeki mücahit (silahlı mücadeleyi de içerecek şekilde, kelimenin tam anlamıyla, mücadele eden anlamına geliyor). İkincisi ise kendi ülkesinden vatandaşlarla birlikte medeni dünyaya sızarak…

SAHİDEN ÖYLE MİYMİŞ?

İnsanın sosyolojik bir problem, felsefi bir mesele ve hatta ticari ve siyasi bir meta olarak epey revaçta olduğu günlere geldik. Körlerin fil tarifini çağrıştırsa da bir yerlerinden insana dokunan düşünceye, edebiyata dair ciddi bir temayül söz konusu artık. Parçalanmış bir hayatın içerisinde yersiz yurtsuz salınıp duran insanın edebiyat için de merak konusu olması memnun edici….