Felsefe


30 Haziran 2021

Yazar: Peter Szendy* Çocukluğumda göz kırpmadan ne kadar süre dayanabilirim diye merak ederdim bazen. Sanki kendi kendimle tutuştuğum bir iddiaydı. Bazen de bana meydan okuyanlarla yarışırdım: Rakibinden önce gözlerini kırpmamayı beceren kazanırdı. Nefesini mümkün olduğunca çok tutma oyunu da tabii ki bu yarışmanın bariz bir muadiliydi, mesela bir dakika suyun altında kalmak, ya da iki,…

30 Haziran 2021

Yazar: Marina McCoy* İmgelem (hayal) gücümüzün, hayatlarımıza farklı bakış açıları sunmak için günlük hayatta nasıl işlediğini düşünün. Herhangi bir günün akışı içinde, uzaklarda yaşayan bir akrabamı tekrar ziyaret edebileceğim zaman ne olacağını; şimdi toprağa ektiğim bir bitki çiçek açtığında çiçeklerin nasıl görüneceğini; dünya şu anki dünyamdan farklı bir siyasi düzene sahip olsa nasıl olacağını hayal…

30 Haziran 2021

Yazar: Dipesh Chakrabarty* Ekonomistleri bir yana bırakırsak – zaten çoğu, kendini sosyal bilimciden çok bilim insanı olarak görüyor– yorumlayıcı sosyal bilimler ve beşerî bilimler iklim değişikliği krizine karşılık vermede ekseriyetle ağır davrandılar, davranıyorlar. Bu durumun nedenini açıklamak zor olmasa gerek. Her şeyden evvel, iklim bilimcilerin seslerini siyasetçilere ve siyasete yön verenlere duyurması uzun zaman aldı….

30 Haziran 2021

Yazar: Ekrem Demirli Filozoflar açık ve anlaşılır kelimelerle şeyleri ve hadiseleri ifade edebilmeyi felsefenin hedefi sayarken herhangi bir kabiliyeti olmayan insanların da hitap kitlesi olduğu dinin sembollerle ve remizlerle konuştuğunu düşünmüşlerdi. Bu itibarla “din dili” denilen şey, gerçekte, burhanî anlatımın mukabilinde, dinin söylem tarzını dereceli anlama dönüştüren düşünceleri anlatır. Bu yönüyle başta Tanrı ve Ona…

02 Nisan 2021

Yazar: Timothy Mitchell* Altyapı üzerine yazmanın standart yolu, konuya mekân sorunundan başlamak ve zamanı bunun sonucu olarak ele almaktır. Altyapılar, ayrı noktaları birbirine bağlayan, aralarındaki hareketi kolaylaştıran kanallar ve bağlantılar oluşturur. Çin’in “Kuşak-Yol Girişimi”, altyapı ile mesafe yönetimi arasındaki bu ilişkiye güncel bir örnektir. Bu girişimin destekleyicileri, kıtaların birbirine eklemlenmesinin ve okyanusların birbirine bağlanmasının önemini…

02 Nisan 2021

Yazar: Murat Erşen “Ne kadar sürerse sürsün, sonsuza dek sürecek olsa bile bu son çağ olacak.” Franco Berardi Tanrının ölümü, aklın sonu, tarihin sonu, sanatın sonu, yazarın ölümü, hakikatlerin sonu, modern ütopyaların sonu, büyük anlatıların sonu, eleştirmenin ölümü, cinsiyetlerin sonu, felsefenin sonu, homo-economicus’un ölümü, disiplinlerin sonu ve nihayetinde de bildiğimiz dünyanın sonu gibi bir dizi…

02 Nisan 2021

Yazar: Françoise Dastur Pandemi yaklaşık bir yıldır tüm gezegeni kırıp geçirirken, şu an yaşadığımız dönemde felsefe ve filozoflar gerçekten bir rol oynayabilir mi diye merak edebiliriz. Heidegger, 1966 yılında Der Spiegel dergisine verdiği röportajda “Felsefe, dünyanın şimdiki hâlini değiştirecek doğrudan bir etki üretmeye yetkin değil.” diyordu ve bence haklıydı. Günümüzde, özellikle Fransa’da, filozof, her tür…

02 Nisan 2021

Yazar: Ekrem Demirli Bir insanın ölümü bütün insanların ölümü Bir insanın değeri nasıl ölçülür, daha açık bir ifadeyle insan kaç “para” eder? Her birimiz böyle bir soruyu anlamsız bularak reddedebiliriz, “insan satılamaz, insana paha biçilmez” gibi iddialı sözler de söyleyebiliriz. Lakin insanlığın tecrübi mirasının en nefis göstergesi kabul edebileceğimiz deyimlerimiz ve atasözlerimiz gerçeği yüzümüze vurur…

23 Aralık 2020

Yazar: Yasin Ramazan* Dünyayı bir düşünceler yumağı olarak değerlendirmek mümkün. Yaşadığımız her an, düşüncemizle dünyaya etki ederiz ve dünya da düşüncelerimize etki eder. Dünya nedir peki? İçinde yaşadığımız soyut ve somut gerçekliklerin tümünü dünyaya dâhil edebiliriz. Düşünme ise dünyanın gerçekte ne olduğuna dair zihnimizin tasvir üretme çabasıdır. Bu çabayla bir yandan dünyada yaşamaya devam eder…

23 Aralık 2020

Yazar: Costica Bradatan* Ya bilgi – gerçek, ıslah edici bilgi – güç değil de gücün zıddı ise? Düzgün bir insan olmak için güçten kaçabildiğimiz kadar kaçmamız gerekiyorsa mesela? Bu dünyadaki en büyük başarımız aslında radikal bir kendini silmeden, ulaşabileceğimiz en düşük varoluşsal mevkiden neşet ediyorsa? Tüm yaşam biçimlerinin paylaştığı bir özellik varsa o da benlik…