Dosya


30 Ağustos 2019

Yazar: Salime Leyla Gürkan Yahudi kimliğinin ayırt edici özelliklerinin başında toplu hafızaya ve hatırlamaya yönelik vurgu yer almaktadır. Aynı şekilde Yahudi dininin de, bilhassa tarih içindeki açılımından hareketle hafıza ve hatırlama üzerine kurulu bir din olduğunu söylemek mümkündür. Esasen “hatırla” anlamına gelen İbranice zahor kelimesi Yahudi kutsal metni Tanah’ın da temel vurgusunu oluşturmaktadır (buna karşılık,…

27 Ağustos 2019

Yazar: Faruk Karaarslan İçinde yaşadığımız çağı adlandırmaya dair dilimize pelesenk olmuş birçok kavram var. Modern, postmodern, dijital, gerçek ötesi, sanal, uzay bunlardan bazıları. Hangi kavramı kullanırsak kullanalım, bu adlandırma kargaşasının da nedeni olan, çok daha temel bir sorun karşımıza çıkıyor. Bu sorun, içinde yaşadığımız çağa anlam verme ve dolayısıyla tanım yapma sorunudur. Anlamın kaybolmadığı bir…

25 Ağustos 2019

Yazar: Paola García Poetik Bir Çocukluk Mahmud Derviş henüz çocukluğunun ilk dönemlerinden beri dertlerinin “dil aracılığıyla çözülebileceğini” sezmişti (Darwish, Shehadeh Söyleşisi, 56). O daha ilkokuldayken ve her zaman sınıfın en önündeyken şiir yazmaya başladı ve kelimelerin ne kadar da güçlü olduklarını çabucak anlayıverdi. On iki yaşında İsrail askerî rejiminde yaşıyorken İsrail’in bağımsızlığı kutlamasında dizelerini okumak…

23 Ağustos 2019

Yazar: Jeffrey Andrew Barash Kamusal alan, grupların paylaştığı tecrübeyi ve hafızayı örgütleyen bir sistemden filizlenir ve onların gelecek beklentilerini geniş kapsamlı yönlendirir. Günümüzün kitle toplumları dâhilinde farklı tezahürler gösteren kamusal alan, yaklaşık 150 yıldır temel bir dönüşümler dizisine maruz kaldı. Kamusal alanın günümüzdeki örgütlenmesiyle geçmişteki (özellikle II. Dünya Savaşı öncesi) tipik bir örgütlenmesi arasındaki bir…

20 Ağustos 2019

Yazar: Harun Kuşlu “Düşünce” yahut belirli bir anlamıyla “düşünme olgusu” sadece sınırlı bir coğrafyada mı kendini göstermiştir? Yalnızca belli bir toplumdaki insanlar mı bilgelik arayışı içinde olmuştur? Düşüncenin karakteri muayyen bir düşünüş tarzına hapsedilip tarihi de bir dönem boyunca Batı-merkezli kaygılarla ele alındığı için bilgeliğin neşvünema buluşu belirli bir coğrafya ile sınırlı tutulmuş, böylece insanlığın…

16 Ağustos 2019

Yazar: Hans-Georg Moeller “Hatır” (mind) ile olan etimolojik bağları sebebiyle, İngilizcedeki “hatırlama” (remembrance) ve “anımsama” (reminiscence) kelimeleri, hafızayı “bir şeyi hatıra geri getirmek” olarak tarif eder. Aynı anlam, elbette, yaygın olarak kullanılan Almanca Erinnerung kelimesiyle de ilişkilidir. Fakat kelimenin Almanca etimolojisi ve dolayısıyla çağrıştırdıkları İngilizcedekinden dikkate değer biçimde farklıdır. “Re-” önekinden farklı olarak “er-” öneki…

13 Ağustos 2019

Yazar: Elisa Magrì Giriş Hegel’in Tinin Fenomenolojisi kitabında mutlak bilgi, tinin fenomenoloji boyunca öğrendiği şeyin kavramsal örgütlenmesine tekabül etmesi babında bilime denk düşer. Bu bağlamda mutlak bilgi tinin öz-belirleniminin hem öznel hem de nesnel süreçlerini kuşatır. Tinin bu biçimler aracılığıyla kazandığı deneyim mücadeleler, acı ve çatışmalar barındırır, çünkü tinin maddi gelişimi diğer kendiliklere bağlıdır, ayrıca…

11 Ağustos 2019

Yazar: Mahmut Hakkı Akın Rahmetli Erol Güngör, 1981 yılında yayınlanan ve Hicretin 1400. yıldönümüne armağan ettiği İslam’ın Bugünkü Meseleleri adlı kitabında Müslümanların yaklaşık iki yüzyıllık durumlarını “uyku ile uyanıklık arası bir hâl” olarak tasvir etmiştir. Uyku ile uyanıklık hâli, gerçeklikten ne tamamen kopmak ne de onun farkında olmak şeklinde tanımlanabilir. Yine bu hâlin ya uykuya…

09 Ağustos 2019

Yazar: Dmitri Nikulin Ne ve kim olduğumuz çoğunlukla ayrı ayrı taşıdığımız ve toplu olarak paylaştığımız hafızamız tarafından belirlenir. Düşünürken sadece hatıralarımıza sürekli atıfta bulunmuyoruz, aynı zamanda ne olduğumuzun önemli ve akılda kalıcı bir tecrübesi olan hatıralarımızı da düşünüyoruz. Her kültür her zaman hafızayı düşünmeye yer ayırmıştır. Fakat hafıza üzerine felsefi düşünceler ve hafızanın var olanlar…

06 Ağustos 2019

Yazar: Alison Scott-Baumann Platon’un Menon ve Theaetetus diyaloglarında Sokrates unutma ve hatırlamayı balmumunda mührün yaptığı baskıya benzetir; balmumu asli olanın damgasını muhafaza eder, yine de mührün bıraktığı iz oldukça farklıdır. Paul Ricoeur son büyük eseri olan Hafıza, Tarih, Unutuş’ta (La Mémoire, l’Histoire, l’Oubli, 2000) yazılı iz, psişik iz ve kabuksal (cortical) izi birbirlerinden ayırmak için…