Sabah Ülkesi

MUSTAFA RUHİ ŞİRİN: ÇOCUĞUN SAFINDA BİR ÖNCÜ

1955 yılının bir kış sabahında Trabzon’un Of ilçesi Uğurlu Köyü’nde dünyaya gelen Mustafa Ruhi Şirin’in getirdiği birçok haberin birisi de onun şu şiir başlığı ile şimdi daha iyi anlaşılıyor: Tarih çocukla başlar. Ey insan insan ey! / Aklın erdi de / Dünyanın güneşin / Güneşin kendi etrafında / Döndüğüne / Bilemedin, bilemedin tarihin / Çocukla…

YAHYA KEMAL’İN KLASİK TÜRK MUSİKİSİ TUTKUSU

Yahya Kemal, klasik şiir ve musikimizin İslam medeniyetinin Türk kimliğiyle zirveye taşınmasında çok önemli rolü olduğunu biliyordu. Ona göre “şiir musikinin hemşiresi” olduğu için ikisini birbirinden hiç ayırmadı; klasik Türk şiirinin biçim ve muhtevasına özenerek yazdığı şiirlerinden bahsederken hep “Söyledim.” derdi, ama “Yazdım.” demezdi. İşte bu yüzden, Yahya Kemal’in şiirlerini tanımak isteyenler Seyyid Nuh, Hâfız…

CARLO GİNZBURG İLE SÖYLEŞİ: TARİH HAYATIN ÖĞRETMENİDİR

“Mikrotarih” diye bilinen alanın kurucularından kabul edilen Carlo Ginzburg, Scuola Normale Superiore di Pisa ve University of California Los Angeles’tan emekli tarih profesörüdür. Eserleri dünya çapında bilinen Carlo Ginzburg’un kitapları onlarca dile çevrilmiştir. Babası Leone Ginzburg Kırım’dan İtalya’ya göçen bir Yahudi’dir ve İtalya’daki anti-faşist harekette aktif görevler almıştır. 1944 yılında Naziler tarafından hapishanede öldürülmüştür. Annesi…

HAREKETİN ÖLÇÜSÜNDEN HAYALİN ÖLÇÜSÜNE: SUFİLERİN ZAMAN ANLAYIŞI ÜZERİNE NOTLAR

Tanrı anlayışları ve yaratma ile ilgili teorilerle doğrudan ilişkisi olması nedeniyle genel anlamda İlahiyat’ın temel problemlerinden biri kabul edilen zaman ve onun mahiyeti, özellikle metafizik meydan okumalarla sahneye çıktıkları dönemler dikkate alındığında sufilerin de gündemine yerleşen sorunlardandır. Sufiler tasavvufun ilk dönemlerinde teorik açından çok üzerinde durmadıkları, yalnızca salikin içinde bulunduğu hâl ile özdeşleştirilen vakt kavramı…

TARİHİN ANDAKİ VARLIĞI: 2018 ANMA YILININ SONUNDA “ZEİTGEİST”A DAİR

2018 yılının sonuna doğru sanki yâd etmenin süregiden mevcudiyeti Zeitgeist’a aitmiş gibi, sanki tarihin sürekli göz önüne getirilmesi zamanın imzası olmuş, kendine ait şimdinin özel bir hususiyeti olmuş gibi görünüyor. 2014’ten beri bu özgül anma kültürü, her şeyden önce Birinci Dünya Savaşı’nın mirasıyla yapılan tartışma tarafından belirlenmekte. Geçmişin bize birden yine bu kadar anlatacak şeyi…

KRİZİ DÖNEMSELLEŞTİRMEK

“Zeitgeist” kelimesi, kültürü, siyaseti ve ekonomiyi yönlendiren ve bunlarla karşılıklı bağlantı hâlindeki “zamanın ruhu”nun diyalektik açıdan değerli bir şey olarak görüldüğü ana vatanından, yani Hegel felsefesinden çok uzaklara göçtü. Kelime bugün günlük dilde, herhangi bir dönem kültürünün birbirinden ayrık veçhelerini birleştiren bir ortak duyarlılık anlamında kullanılıyor. Öte yandan zeitgeist mefhumu ister istemez tarihsel dönemselleştirme meselesini…



İNSAN: UMMANIN İÇİNDE BİR DAMLA

İnsan için her şey bir yerde başlar. Doğarsınız, görür, bilir tanırsınız. Yürür, konuşur, koşar oynarsınız. Küçükken serpilir büyürsünüz. Büyüdükçe her şeyin sandığınızdan daha başka olduğunu anlamaya başlarsınız. Dünyada var olanın sadece siz olmadığınızın farkına varırsınız. Gece ve gündüz vardır, yaz kış, akıp giden zaman vardır. Dağlar, ırmaklar, vadiler, denizler vardır. Yeryüzü ve gökyüzü vardır. Ay,…

CORNELIUS BISCHOFF’UN TÜRKÇEDEN ALMANCAYA EDEBİYAT TERCÜMELERİNE KATKISI

Türkçeden Almancaya yaptığı edebiyat çevirileriyle Türk ve Alman edebiyatına büyük katkıları olan ünlü çevirmen Cornelius Bischoff, Hamburg yakınlarındaki evinde 27 Haziran 2018 günü vefat etti. Bu yazı aslında “90 kere maşallah!” başlığıyla Cornelius Bischoff’un 90’ıncı yaşgününe denk getirilerek onun Türk edebiyatından Almancaya tercüme uğraşlarını dile getiren bir tebrik yazısı olacaktı. Şimdi, ölümünün ardından; usta edebiyat…

GÖNÜL KULAĞINLA DİNLERSEN ŞARKILAR O’NU SÖYLER!

Peygamber Efendimizin Medine’yi ilk teşrifini beklerken günlerdir gözü yollarda kalan Muhacir ve Ensar O’nu “Vedâ Dağı’ndan üstümüze Bedir doğdu!” diye karşılamıştı. “Mehtâb” istiaresi, naat üslubunda kullanılan ilk metafor sayılabilir. O günden bugüne Hz. Peygamber’i metheden sayısız naat yazıldı. Divanların başında bulunan naatlarda ayet ve hadis remizleriyle Hz. Peygamber’in mübarek bedeni (saçı, kaşı, gözü, dudağı, boyu,…

ŞEYH GALİB’TE İNSAN TELAKKİSİ

Şeyh Galib klasik edebiyatımızın son büyük şairi olarak kabul edilir. Hayatı boyunca Mevlevi kültürü içerisinde bulunmuş ve nihayetinde Galata Mevlevihanesi’nin postnişinliğini de yapmıştır. Ehl-i tarik bir şair olmasının yanında III. Selim’le olan dostluğu bakımından da dikkat çeken bir isimdir. Hem dönemin büyük şairi olması, hem Galata Mevlevihanesi Şeyhi olması hem de dönemin sultanıyla yakın ilişkileri…

NEYİZ? KİMİZ?

İnsanın kendisine “Ben neyim?” diye sorması mı daha zor bir sorudur, yoksa “İnsan nedir?” diye sorması mı? Bu iki soru, dikkat ederseniz, ciddi derecede farklıdır. Çünkü soruyu soranın merak ettiği şeye karşı duruşu farklılaşmaktadır. Bir özne olarak insanın, bir özne olarak kendini sorması bir acayiptir. Bir özne olarak insanın, bir nesne olarak kendini sorması ise…

İSLAM FELSEFİ DÜŞÜNCESİNDE İNSAN VE MUTLULUĞU

Giriş “İnsan sorunu”, aslında bütün beşerî disiplinlerin merkezinde yer alan bir sorundur. Ancak burada biz, bu soruna, İslam felsefesini teşekkül ettiren filozofların nasıl bir açıklama getirdikleriyle kendimizi sınırlandırarak bakmak istiyoruz. Bu sınırı da, ayrıca, insanın “ereği” ve “mutluluğu” yönünden tekrar daraltıp bu temalar üzerinden yapılan insanın mahiyetini anlama çabalarının bir betimini yapmayı arzu ediyoruz. Zira…