Yazı Arşivi

12 Ocak 2021

Yazar: Richard Kearney* Dokunma sadece zıddı ile yani dokunulmaz ile karşılaştığında en bariz hâlini alır. 2020 başında patlak veren koronavirüsün dayattığı sosyal mesafe koşulları, dokunmanın yaşamlarımızda ne kadar merkezî bir role sahip olduğunu bize aniden hatırlattı. Fiziksel temas yoluyla bulaşma riski, birbirimize dokunacağımız buluşmalarımızı yasaklamadı ama en aza indirdi, çünkü herkes görünmez virüsün potansiyel bir…

12 Ocak 2021

Yazar: Ekrem Demirli Büyük sufi-metafizikçi Abdülganî en-Nablusî “mevcudun (var olan diye kendini dayatan)” duyuları istila eden mutlakiyetine mukabil varlığı kendinde şey (nefsü’l-emr) olarak idrak yolundaki cehdi nefs terbiyesinin temel sorunsalı sayarak tasavvufun amacını ortaya koymuştu. Duyularımız mevcut ile onun sonsuz görünümleri tarafından istila edilir, onun dışında gerçekliği görebileceğimiz bir alan bırakmaz. Hakiki anlamıyla düşünmek veya…

23 Aralık 2020

Kadir Filiz Roma Sapienza Üniversitesi felsefe bölümünde profesör olan Donatella di Cesare ondan fazla kitabın ve birçok sayıda makalenin yazarıdır. Aynı zamanda İtalya ve Almanya’daki gazete ve dergilerde birçok köşe yazısı kaleme almıştır. Öğrencisi olduğu Hans-Georg Gadamer’in hermenötik felsefesi, di Cesare’nin düşüncesinde ve felsefe yapma tarzında önemli bir yere sahiptir. Günümüz dünyasını ilgilendiren göçmenlik, terör,…

23 Aralık 2020

Yazar: Yasin Ramazan* Dünyayı bir düşünceler yumağı olarak değerlendirmek mümkün. Yaşadığımız her an, düşüncemizle dünyaya etki ederiz ve dünya da düşüncelerimize etki eder. Dünya nedir peki? İçinde yaşadığımız soyut ve somut gerçekliklerin tümünü dünyaya dâhil edebiliriz. Düşünme ise dünyanın gerçekte ne olduğuna dair zihnimizin tasvir üretme çabasıdır. Bu çabayla bir yandan dünyada yaşamaya devam eder…

23 Aralık 2020

Yazar: Costica Bradatan* Ya bilgi – gerçek, ıslah edici bilgi – güç değil de gücün zıddı ise? Düzgün bir insan olmak için güçten kaçabildiğimiz kadar kaçmamız gerekiyorsa mesela? Bu dünyadaki en büyük başarımız aslında radikal bir kendini silmeden, ulaşabileceğimiz en düşük varoluşsal mevkiden neşet ediyorsa? Tüm yaşam biçimlerinin paylaştığı bir özellik varsa o da benlik…

23 Aralık 2020

Yazar: Stefan Weidner* Hz. Muhammed meşhur bir hadisinde “İslam garip geldi ve başladığı gibi tekrar garip gidecek. Gariplere selam olsun.”11 Muslim 1918, cilt 1, s. 128 buyurmuştur. 22 Çevirmenin ve editörlerin notu: “Garip/gariplik” kavramları makalenin aslı Almancada, yabancı/yabancılık anlamlarına gelen “Fremd/Fremdheit” kelimeleriyle karşılanmıştır. Garip kavramı Türkçede yabancılığı da içeren daha geniş bir anlam ağına sahiptir….

23 Aralık 2020

Yazar: Hans Ulrich Gumbrecht* Elektronik teknolojinin, mekânın önemini açıkça azalttığı bir dünyada, görünüşe göre paradoksal biçimde, belirli bir yere duyulan özlem ve talep, bireysel veya kolektif tatminin merkezinde yer alıyor gibi gözüküyor, başka bir deyişle “vatan” [Heimat] olarak nitelenen boyut, temel bazı politik sorunların temelinde yer alıyor.11 Editörün notu: Yazının da temel konusu olan Almanca…

17 Kasım 2020

Yazar: Elif Sezer-Aydınlı* Hikâye kahramanlarının ruhuna Fatiha okumak caiz midir? Bu kuşkusuz provokatif bir soru ve bildiğim kadarıyla konuyu aydınlatacak bir fetva da yok. Ancak 18. ve 19. yüzyılda dolaşımda olan hikâye elyazmaları üzerindeki yüzlerce okuyucu notuna binaen, kıraat meclislerinde edilen dualar –hatta beddualar – ve bu duaların toplumsal hafıza ile ilgili bize neler söylediği…

17 Kasım 2020

Yazar: Ayşe Akdoğan HACİVAT: Karagözüm! Gördün mü? KARAGÖZ: Gömdüm. Bizim hanım çok güzel dolma yapmış, bir tencere dolmayı gömdüm. HACİVAT: Ne gömmesi Karagözüm! Gördün mü? KARAGÖZ: Evet ben eskiden kördüm. HACİVAT: Değil Karagözüm. Gördün mü? KARAGÖZ: Kördüğüm oldum, çözelim. HACİVAT: Değil Karagözüm. Gördün mü? KARAGÖZ: Gör, dünümü. Görme, bugünümü. HACİVAT: Karagözüm. Bak, durum ciddi. Kaybettim…

17 Kasım 2020

Yazar: Türkan Alvan-M.Hakan Alvan Eski Türklerin toy ve şölenleri, Anadolu ve Rumeli’den Türk Dünyası’na uzanan geniş bir coğrafyada az çok farklılıklarla da olsa yüzyıllardır devam ediyor. Çankırı, Gerede, Tarhala’da “Sohbet”, Balıkesir’de “Barana”; Bartın, Kütahya, Kastamonu, Bolu, Afyon ve Konya’da “Muhabbet”, “Gezek”, “Sıra”, “Perde”, “Erfane”, “Birikme”, “Oturak”, Van’da “Oturmah”, Ankara’da “Cümbüş”, Antalya, Isparta’da “Keyif”, “Sıra Oturması”,…