Yazı Arşivi

16 Nisan 2019

Yazar: Maurizio Ferraris Komünizm Tahakkuk Etti Ben çocukken insanlar, kapitalizmin kendi çelişkilerinin ağırlığıyla ve komünizmin pek yakında çıkıp gelişiyle çökmek üzere olduğundan söz edip duruyordu. Sürekli tekrarlanan bu ilan mesihçi ve biraz da sıkıcıydı, buna ilaveten sağ hükümetler bizleri Bolşeviklerden korumaları için desteklenerek meşrulaştırılıyordu. 1989’dan sonra hikâye değişti; kapitalizm kazanmıştı ve bir zaferin ardından başka…

12 Nisan 2019

Yazar: Nicolas de Warren Fenomenolojik felsefe birçok tarzda anlaşılabilir; yöntem, fikir, yaklaşım veya hareket olarak. Husserl’in kurucu ilk adımına dönersek, her ne kadar onun bu yeni, transandantal bilime varmaya yönelik yorulma nedir bilmez çabasında tüm bu mefhumlar ortaklaşa düzenlenmiş olsa da, en temel biçimiyle fenomenoloji her şeyden önce bir yenileme girişimidir. Bu yenileme güdüsü Husserl’in…

05 Nisan 2019

İçinde doğup büyüdüğümüz, yaşadığımız yeri niye kötü unvanlarla yâd ederiz? Başka bir delile gitmeye gerek yok; insanın yeryüzünden şikâyeti ve onunla bir türlü barışamamış olması dünyanın sözlük anlamında dile gelir: Dünya (Arapça) yakın yer ve aşağıda olan demektir. Buradan türetilmiş denaet ise ahlaka mugayir ve insanlık değerleriyle çelişen nahoş davranışların müşterek ismidir. Kurân-ı Kerîm’de “sema-i…

27 Mart 2019

Zülfikar Kürum Bir filmi unutulmaz, çağlar üstü, harikulade kılan özellikler nelerdir diye sorulduğunda verilebilecek cevaplar aşağı yukarı herkesin zihninde belirir: senaryo, yönetmenlik, görsellik, oyunculuk, kurgu vs. Tüm bunlar doğru olmakla birlikte, bir filmi hafızalara kazıyan en önemli unsurlardan biri filmin, dolayısıyla yönetmenin esaslı dert sahibi olarak, derinlikli bir felsefeyle filmini inşa etmesidir. Wim Wenders’in 1987…

22 Mart 2019

Kadri Akkaya – Isabelle M. Beck 1955 yılının bir kış sabahında Trabzon’un Of ilçesi Uğurlu Köyü’nde dünyaya gelen Mustafa Ruhi Şirin’in getirdiği birçok haberin birisi de onun şu şiir başlığı ile şimdi daha iyi anlaşılıyor: Tarih çocukla başlar. Ey insan insan ey! / Aklın erdi de / Dünyanın güneşin / Güneşin kendi etrafında / Döndüğüne…

19 Mart 2019

Türkan ve M. Hakan Alvan Yahya Kemal, klasik şiir ve musikimizin İslam medeniyetinin Türk kimliğiyle zirveye taşınmasında çok önemli rolü olduğunu biliyordu. Ona göre “şiir musikinin hemşiresi” olduğu için ikisini birbirinden hiç ayırmadı; klasik Türk şiirinin biçim ve muhtevasına özenerek yazdığı şiirlerinden bahsederken hep “Söyledim.” derdi, ama “Yazdım.” demezdi. İşte bu yüzden, Yahya Kemal’in şiirlerini…

17 Mart 2019

Abdulhamit Kırmızı ve Kadir Filiz “Mikrotarih” diye bilinen alanın kurucularından kabul edilen Carlo Ginzburg, Scuola Normale Superiore di Pisa ve University of California Los Angeles’tan emekli tarih profesörüdür. Eserleri dünya çapında bilinen Carlo Ginzburg’un kitapları onlarca dile çevrilmiştir. Babası Leone Ginzburg Kırım’dan İtalya’ya göçen bir Yahudi’dir ve İtalya’daki anti-faşist harekette aktif görevler almıştır. 1944 yılında…

15 Mart 2019

Muhammed Bedirhan Tanrı anlayışları ve yaratma ile ilgili teorilerle doğrudan ilişkisi olması nedeniyle genel anlamda İlahiyat’ın temel problemlerinden biri kabul edilen zaman ve onun mahiyeti, özellikle metafizik meydan okumalarla sahneye çıktıkları dönemler dikkate alındığında sufilerin de gündemine yerleşen sorunlardandır. Sufiler tasavvufun ilk dönemlerinde teorik açından çok üzerinde durmadıkları, yalnızca salikin içinde bulunduğu hâl ile özdeşleştirilen…

12 Mart 2019

Jörn Leonhard 2018 yılının sonuna doğru sanki yâd etmenin süregiden mevcudiyeti Zeitgeist’a aitmiş gibi, sanki tarihin sürekli göz önüne getirilmesi zamanın imzası olmuş, kendine ait şimdinin özel bir hususiyeti olmuş gibi görünüyor. 2014’ten beri bu özgül anma kültürü, her şeyden önce Birinci Dünya Savaşı’nın mirasıyla yapılan tartışma tarafından belirlenmekte. Geçmişin bize birden yine bu kadar…

08 Mart 2019

Peter Frase “Zeitgeist” kelimesi, kültürü, siyaseti ve ekonomiyi yönlendiren ve bunlarla karşılıklı bağlantı hâlindeki “zamanın ruhu”nun diyalektik açıdan değerli bir şey olarak görüldüğü ana vatanından, yani Hegel felsefesinden çok uzaklara göçtü. Kelime bugün günlük dilde, herhangi bir dönem kültürünün birbirinden ayrık veçhelerini birleştiren bir ortak duyarlılık anlamında kullanılıyor. Öte yandan zeitgeist mefhumu ister istemez tarihsel…