Sayı 78


01 Ocak 2024

Metin İzeti*   Yirminci yüzyılın insanı, fizyonomisini büyük ölçüde kaybettiği bir zamanda yaşıyor. Bu, insanın doğa ilkesiyle, yani logosla olan anlaşmasını büyük ölçüde unuttuğu bir zamandır. Bildiğimiz dünya, çeşitli figürler ve eşsiz mimiklerle doludur. Doğanın figürleri bazen farklı bazen de aynı atmosfer içerisinde renkler ve şekiller hâlinde bize yaklaşır. Bu fizyonomide özgürlük, tüm kavramların ayrı…

01 Ocak 2024

 Zahit Tiryaki*   Platon, Phaidros diyalogunda iki atın çektiği bir arabadan ve arabanın sürücüsünden bahseder. Söz konusu alegoride Platon güzel ve soylu atın iradeyi temsil ettiğini ve arabayı yani bedeni idealar alemine götürmeye çalıştığını; çirkin ve huysuz atın ise istek ve arzuları temsil ettiğini ve bedeni maddi hazlara çekmeye çalıştığını söyler. Zıt karakterli iki atın…

01 Ocak 2024

Yalçın Çetinkaya*   Müzik, onu besteleyen -insan olarak- bestecinin ve ait olduğu toplumun göstergesidir. İnsanın ve toplumun kalitesi yükseldikçe bu insanın ve toplumun müziği de daha kaliteli hâle gelecektir. Nitekim tespit edilebildiği kadarıyla, müzik ve insanlık tarihi birlikte incelendiğinde insan, toplum ve müzik arasındaki bu uygunluğu görebilmek mümkündür. Avrupa’da özellikle kilisenin etkisinden kurtulduktan ve Aydınlanma…

01 Ocak 2024

Fatih Hısım İdeolojilerin özlerinde seküler birer din olduğu tezi bilhassa Hannah Arendt’in kötülük ve totaliterlik üzerine yaptığı çalışmalarda belirgin hâle gelmiştir. Arendt’e göre ideolojiler, gerçeklik iddiasını tekelleştiren, diğer inanç ve düşünceleri yok sayan totaliter bir ruha sahiptir. Bunun ötesinde ideolojilerin insanların doğasında olan çoğulculuğu ve çeşitliliği içten çökerttiğini, ayrıca diyalog ve bireysel düşünce yerine kitlesel…

01 Ocak 2024

 Selçuk Çiçek   Teknolojinin süratli ve radikal ilerleyişi insanlığın günümüz yaşantısında kuşkusuz olağanüstü dönüşüm rüzgârları estiriyor. Dijitalleşme, yapay zekâ veyahut otonom robotlar gibi yeni teknolojik alanlar iş sektöründen eğitim dünyasına, finans alanından devletlerin askerî ve diplomatik planlamalarına kadar sarsıcı tahavvülleri beraberinde getirmeye devam ediyor. Bu teknik ilerlemenin oluşturduğu maddi güç ve imkânlar, küresel ölçekte insanlığa…

01 Ocak 2024

Hasan Sevil Dünyadaki birçok felsefe ve inanç sistemleri, insanın dünyada dengeli bir hayat sürmesini ve bu dengeli hayatı huzur ve güven içerisinde yaşamasını temin etmek için var olmuşlardır. İnsanın dünyadaki yaşamı süresince aklın muhafaza edilmesi temel alınmıştır. Aklın muhafazası, gönlün huzuru ve dolayısıyla da bu huzuru temin edecek, yaşamı sağlayacak güvenlik, barınma, beslenme gibi zahirî…

01 Ocak 2024

Mustafa Hakan Alvan Sevgili dostlar, bu yazımızda müziği aşk- ı ilahi ile yoğurmuş ve bunun sarhoşluğu ile bir hayat geçirmiş ve yine bu yüzden “meczûb-i ilahî” lâkâbıyla meşhur olmuş Osmanlı tarihinin en önemli mevlidhanı olarak kabul edilen Said Paşa İmamı Hasan Rıza Efendi’den bahsedeceğiz. 1810 yılında Manisa’da doğan Hasan Rıza Efendi, Kısık Mahallesi Sıbyan Mektebi…

01 Ocak 2024

 Selman Bayer Dünyaca ünlü Game of Thrones dizisinin sık alıntılanan bir sahnesinde meşhur karakterlerinden Lord Petyr Baelish kraliçenin huzurunda yaptığı pazarlığı izleyenler hatırlar. Lord Baelish, bütün özgüveni ve cüretkârlığıyla gücün gerçek hâkimi olan kraliçeye “Bilgi güçtür,” der. Kraliçe Cersei Lannister, muhteşem bir soğukkanlılıkla muhafızlarına gülerek Lord Baelish’i yakalamalarını ve oracıkta boğazını kesmelerini emreder. Hançer Baelish’in…

01 Ocak 2024

Turgay Şafak Giriş Şirazlı Sa’dî meşhur eserleri Gülistan ve Bostan’da toplumsal hayatta insana yol göstermek amacıyla muhtelif hikâye, anekdot, kıssa ve ibretli alıntı ve iktibaslara ver verir. Mesnevi olarak telif ettiği Bostan’da adalet ve tedbir, ihsan, aşk, tevazu, rıza, kanaat, terbiye, şükür ve tövbeden bahsederek ahlaki özelliklere sahip kimselerin dünyada ve ahirette kazançlı çıkacaklarını; bu…

01 Ocak 2024

Selman Dilek * Daha ilk asrında İslam’ın hızla geniş bir coğrafyada yayılımı, Hristiyan dünya için anlaşılması zor bir vakıaydı. Dinin buyruklarını umursamayan yığınlar karşısında, ilahi gazabın tarihte tezahürü olmalıydı. Öncelikle bertaraf edilmesi gereken askerî bir tehditti ve John Tolan’ın ifadesiyle ilk karşılaşmalarda ilmî bir mesele olarak ihmal edilebileceği düşünüldü. Daha sonra gelişen apolojik tepkiler ise…