Sayı 63


04 Mayıs 2020

Yazar: Muhammed Bedirhan Bazı tasavvuf terimlerini incelemek ve onlar hakkında yazı yazmak, terimlerin kapsamları, etkileşim alanlarındaki genişlik ve bazen de terimin hem negatif hem pozitif yoruma sahip olması gibi paradokslu yapısı dolayısıyla çok kolay değildir. Buna bir de tasavvufun bilgi ve varlık anlayışının iç içe geçmiş örgüsü de eklendiğinde durum epeyce karmaşıklaşır. Tasavvuf kavramları arasında…

30 Nisan 2020

Yazar: Atila Ataman Kabaca toparlanacak olursa, poetik şuur evreni sürekli müzikal dizelere tercüme etme istenciyken romanesk bilinç insanları sürekli yüzeysel psikolojilerine tahvil etme eğilimidir. Yani, buna göre, Dante bir vahiy ya da ilahiyken Dostoyevski bir çukur ya da çamurdur. Ve Cervantes’in öyküsü poetik şuur ve romanesk bilinç arasındaki karşılaşmayı, bu ikisi arasındaki kavşağı temsil ettiği…

30 Nisan 2020

Yazar: Kaan Özkan Bilinç problemi, örtük ya da açık, zihin felsefesi çalışmalarını çok erken dönemlerden itibaren meşgul eden başlıca problemlerdendir. Öte yandan, alanın modellemeye biraz daha yatkın konularındaki görece açıklığın bilinç söz konusu olduğunda yerini bir bulanıklığa bıraktığını söylemek yanlış olmaz. En azından, meseleyi tartışırken hissedilen rahatlık konusunda bunu görmek mümkün. Örneğin algı felsefesi çerçevesindeki…

28 Nisan 2020

Yazar: Eyüp Süzgün Bir insani etkinlik olarak felsefe yapmak üzerine çok basit ve açık bir soruyla başlayalım: Bilinçli olmadan bir insan felsefe yapabilir mi? Elbette hayır! Demek ki, felsefe yapabilmenin olmazsa olmaz koşulu bilinçli olmaktır. Peki bir beyne sahip olmadan bilinçli olunabilir mi? Elbette hayır! Tek başına bilinç belki felsefe yapmanın zorunlu koşulunu sağlamış olabilir…

28 Nisan 2020

Yazar: Sinem Elkatip Hatipoğlu Giriş – Farkındalık Olarak Bilinç Bazı kelimeler neredeyse o kelimeyi kullanan kişi sayısı kadar anlam içerir. Bilinç de bu kelimelerden biridir. “Hasta bilincini kaybetti mi?” “Çok bilinçli bir insan.” “Bilinçaltından geliyor bu korkuların!” Bu örneklerde bilinç kelimesiyle kastedilenler farklıdır ama farkındalık kavramı üzerinden ortak bir payda bulmak mümkündür. Aşağıdaki cümlelerin anlam…

16 Nisan 2020

Yazarlar: Kadir Filiz ve Harun Kuşlu Frank Griffel, Yale Üniversitesi Dinî Çalışmalar bölümünde İslam felsefesi profesörüdür. 1999 yılında doktorasını Frei Üniversitesi Berlin’de tamamlayan Griffel, 2000 yılından beri Yale Üniversitesinde görevine devam etmektedir. Almanca ve İngilizce telif ettiği birçok kitap ve makale bulunmaktadır. İbn Rüşd ve Gazzâlî’den Almancaya tercümeleri vardır. Gazzâlî çalışmalarında önemli bir yer tutan…

14 Nisan 2020

Yazar: Adem Beyaz 19. yüzyılın sonunda, Avrupa’da insanın tüm kültürel üretimlerinin incelenmesinin başlamasıyla birlikte, tarihsel insanın üretimleri de mercek altına alındı; bunlar arasındaki en ilginç üretimlerden biri mitlerdi. Modern tarihçilerin gayretli çalışmaları sonucu, en azından yerleşik toplumların belirmesinden itibaren dünya tarihinin ortalama bir kronolojisi artık çıkarılabiliyordu. Bu aşamada ortaya çıkan en belirgin sorunlardan biri, mitolojik…

10 Nisan 2020

Yazar: Keith Frankish Fenomenal bilinç, dünyanın üzerimizde bıraktığı eserin izini sürmemize yardım etmek üzere beynimizce yazılan bir kurgudur11 Bu makale, Aeon dergisinde yayınlanmıştır. Matrix filminde (1999) Morpheus Neo’ya kırmızı bir hap verir. Eğer Neo hapı içerse bildiği hâliyle gerçekliğin aslında amir makinenin insanları köleleştirmek için yarattığı bir yanılsama olduğunu keşfedecektir. Ben de size başka bir…

10 Nisan 2020

Yazar: Jens Zimmermann Hermenötiğin bilinçle ne ilgisi var? Her açıdan ilgisi var – en azından aşağıdaki birkaç paragrafta tartışmak istediğim bu. Bu tartışmayı gerçekleştirmek için biz kimiz ve nasıl biliriz sorularının (felsefi terimlerle söylenirse, antropoloji ve epistemolojinin) çağımızın ısrarcı birçok toplumsal sorununun tam da merkezinde durduğu konusunda hemfikir olalım. Örneğin, bir şahsiyeti kuran şeyi tanımlama…

31 Mart 2020

Yazar: Dan Zahavi Bilişsel nörobilimciler ve nörofilozoflar son birkaç on yıldır, biliş [cognition] kodunu çözebilmek için büyük bir çaba içine girdiler. Zihin-dünya arasındaki ilişkiye dair temel fikirler ve incelemeler yeni bir şey değil aslında. İlerleyen sayfalarda öne süreceğim gibi, şu sıralar bilişsel nörobilimde revaçta olan modellerden biriyle 19. yüzyılın ortalarında Alman NeoKantçılar tarafından geliştirilen fikirler…