Yazı Arşivi

28 Aralık 2021

Yazar: Hasan Sevil* Hayat yaratılışla başlar ve sonsuza doğru akıp gider. Dünya hayatı ise uzun hikâyenin içerisinde, bizim şimdiki aklımız ve duyularımızla görüp idrak ettiğimiz kısa bir döneminden ibarettir. Doğumla başlar ölümle biter. Ama hakiki hayatın bir başlangıcı olmakla beraber bitiş noktası yoktur. İnsan ruhu yaratıcının “ol” emriyle başka bir boyutta yaşamına başlamıştır. Akıp giden…

28 Aralık 2021

Yazar: Mustafa Hakan Alvan Sanat tarihimiz incelendiğinde kadın sanatkârların kültürümüze katkılarının azımsanmayacak derecede olduğu görülür. Başta şiir, hat ve müzik sanatı olmak üzere sanatın pek çok dalında kadın sanatkârlarımız birbirinden başarılı eserler vermişlerdir. Söz gelimi edebiyat sahasında Mihrî Hâtun, Leyla Hanım ve Şeref Hanım sırasıyla 16, 17 ve 18. yüzyılların şairleri arasında akla gelen ilk…

28 Aralık 2021

Yazar: Hayrettin Nebi Güdekli* İletişim, en genel anlamıyla alıcı ve gönderici olmak üzere iki taraf arasındaki bilgi alışverişine denir. İletişimdeki tarafların ve iletilen şeyin mahiyeti, düşünce tarihinde ve çağdaş tartışmalarda hep mevzu ola gelmiştir. Klasik kelam düşüncesinde de “haber” bahsinde bu konuya dair zengin bir tartışma olduğunu görüyoruz. Çağdaş iletişim teorilerinde farklı vecihleriyle ele alınan…

28 Aralık 2021

Yazar: Mehmet Sait Şener* Bu çöllerin verdiği huzurla inzivada, Yanı başımda az ama güzide kitaplarla Göçmüşlerle sohbet hâlinde yaşarım, Gözlerimle ölülere kulak vererek. Her zaman anlaşılmasalar da hep açıklar, Hayatımı ıslah ve ihya eden kitaplar. Farklı ezgilerin sessizliği içinde Hayatın rüyasında uyanık, konuşurlar. İspanyol edebiyatının Altın Çağı’nda yaşamış en meşhur şairlerden biri olan Francisco de…

28 Aralık 2021

Yazar: Kudret Giray İnsanlığın hayata dair ürettiği ne kadar kalburüstü kavram varsa bitmek tükenmek bilmeyen bir değişimle cebelleşiyor. Birey bu hız içinde yeni anlamlar ararken, bu anlamlandırmaya en fazla katkı yapması beklenen iletişimin hiper dijitalleşmesi bazı mikro-makro dengeleri altüst etmektedir. Kitle iletişimi kitleselliğinden bir şey kaybetti diyebilmek için çok erken. İletişim eski iletişim değil demek…

28 Aralık 2021

Yazar: Engin Yurt* İnsan ve sessizlik arasındaki ilişkiye dair hakkıyla yapılmış herhangi bir çözümleme, bağlamı öncelikle tarihsel bir diyalektiğe dayanan kültürel bir incelemeye sahip olmak zorundadır. Bu anlamda sessizliğin ne olduğu öncelikle onun hangi tarihteki, hangi kültürdeki ve hangi bağlamdaki sessizlik olduğu ile ilgilidir. Biz örneğin kiliselerimizin, camilerimizin, cenazelerin, mezarlıkların genellikle sessiz yerler olmasını isteriz;…

28 Aralık 2021

KAFALARIMIZIN ARASINDAKİ MESAFE Yazar: Mark Dingemanse* Seattle’da sıradan bir binada, bir adam sağ eli dokunmatik yüzeye dayanmış hâlde bir sandalyede oturuyor.1Bu makalenin aslı Aeon’da yayınlanmıştır: https://aeon.co/essays/why-language-remains-the-most-flexible-brain-to-brain-interface Kafasına takılmış büyük bir manyetik bobin, beyinde bir elektrik akımı oluşturuyor; bu, “kafatasının içerisinden geçen manyetik uyarım” [transcranial magnetic stimulation] olarak bilinen bir teknik. Bobin, bir elektriksel uyartıyı el…

28 Aralık 2021

Yazar: Ensar Karagöz* İnsanı tarif etmek için kullanılan bir tabirdir mecmû‘-i âlem terkibi. Bilgi ve iletişim ise kâinatın zübdesi olan insanı diğer bütün varlıklardan ayırt eden aklın en tabii ürünleridir. İnsanın mevcudiyetinin iptidasından günümüze kadar değişik şekillere bürünmüş iletişim olgusu; mektup, telgraf, telefon, radyo, televizyon ve en nihayet internetle birlikte gelişmiş ve farklı bir hâl…

28 Aralık 2021

Yazar: Yalçın Çetinkaya* Bir bilgiyi veya haberi iletmek… Bilgi ve haber alışverişinde bulunmak insanlık tarihi kadar eskidir. İletim ve iletişim, insanlığın en önemli ihtiyaçlarından biridir çünkü. Birlikte yaşama kültürü, gelişme, ilerleme, birbirini anlama iletişim ile mümkündür. İletim ve iletişimin birbirlerinden farklı amaç ve muhteviyata sahip eylemler olduğunu düşünüyorum. Bazı iletişim bilimcilerin yaptığı iletişim tanımları, bu…

28 Aralık 2021

Yazar: Muhammed Bedirhan* Yıllar önce izlediğim fakat ismini hatırlayamadığım bir filmde “Eğer Tanrı’yla konuşuyorsan bu normaldir. Buna ‘dua’ derler. Eğer Tanrı’nın seninle konuştuğunu söylüyorsan o zaman ya peygambersin ya da şizofren…” şeklinde bir replik geçiyordu. Bu replik insanın Tanrı ile irtibat macerasının âdeta kabataslak bir özeti gibidir. Zira Tanrı’yla irtibat denilince insanın aklına ya dua…