Yazı Arşivi

31 Aralık 2025

Emin Alzueta*   Itırlı nar, billurdan cennettir Federico García Lorca, Granada şairi Hafızam bir nardır. Açayım mı üzerine, Bırakayım, saçılsın mı tane tane?[1] Mahmud Derviş   Dünyada görünmez bir iplikle birbirine bağlanan şehirler vardır: Onları birbirine kenetleyen yalnızca tarihin cilveleri değil, daha incelikli anlamlar ve manevi gerçekliklerdir.[2] Nitekim İspanya’daki Granada ile Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna için…

31 Aralık 2025

Remzi Avcı*   İslam sanatı, tanımı yapan kişiye bağlı olarak değişkenlik gösteren akışkan bir yapıya sahiptir. Bazı araştırmacılar İslam sanatını dinî yönüyle ele alırken bazıları Müslüman olmayanların da dâhil olduğu daha geniş bir kültürel bir bağlamı savunur. Bu kapsayıcı bakış açısı, sanatsal üretimin kültürel ve sosyal bağlamlarını anlamaya yönelik bir yönelimi yansıtan “İslam Dünyasının Sanatı…

31 Aralık 2025

Betül Erken* 2010 yılından sonra internetin telefon, tablet ve laptop gibi taşınabilir cihazlara entegre edilmesiyle ekranlar/dijital medya araçları günlük hayatı baştan aşağı değiştiren yeni bir döneme geçişi beraberinde getirmiştir. Bu durum hem bireysel hem de toplumsal yaşamda önemli değişikliklere yol açmıştır. Bu yazıda, telefon, tablet gibi ekranların günlük hayatımızda dinî sosyalleşme süreçlerini nasıl bir yönde…

31 Aralık 2025

Abdullah Uğur* Akdeniz’in etrafında toplanan çeşitli din ve milletlere mahsus topluluklar kimi zaman savaşarak kimi zaman da birbirleriyle ticaret yaparak ama her hâlükârda sürekli bir ilişki içinde olmuşlardır.[1] Akdeniz cömert ve geniş bir sofra gibidir ve bunlar ise bu geniş sofranın etrafına oturmuş onun nimetlerinden faydalanan çocuklara benzer. Bu koca Akdeniz kendisine sığınanları da birbirine…

31 Aralık 2025

Hewal Balık Hayat telaşıyla, yine bir yerlere yetişme çabasındayken, hep gözümün önünde duran ancak çok ortada olduğu için asla göremediğim o eski fotoğraf çerçevesini düşürmüştüm. İçine koyduğum fotoğraf geçmişteki eski bir anıdan ibaretti, aslında bir anlamı bile yoktu, özel bir gün bile değildi çekildiği gün. Ama bir şekilde çerçevelenmiş ve ortalığa bir yere konmuştu işte….

01 Ekim 2025

Raúl Fornet-Betancourt*   Felsefe, büyük geleneğiyle haklı olarak gurur duyabilir ve duymalıdır da. Bundan bence kesinlikle şüphe duyulmamalı. Bana aynı derecede kesin olarak görünen şey, her çağın felsefesinin kendi gelişimi için bizzat felsefi gelenekle diyalog kurma zorunluluğudur. Bununla birlikte şu noktayı da göz önünde bulundurmak gerekir: Eğer felsefe bugün müzelik olmayacaksa, o hâlde “güncel felsefe”…

01 Ekim 2025

Asım Cüneyd Köksal*   İnsanın ne olduğuna ilişkin soru, düşünce tarihinde her büyük dönüşümün yaşandığı sıralarda yeniden sorulmuştur. Eski Yunan düşüncesinde ve İslam düşüncesinin altın çağında bu soruya verilen cevaplar hâlâ insanlık düşünce tarihinin dikkate değer mirası arasındadır. Rönesans ve Aydınlanma dönemlerinde insanın mahiyeti yeni bir araştırma ve farklı bir bakışın konusu olmuş; günümüzde de…

01 Ekim 2025

Burhanettin TATAR*   İnsan, kendi sınırlarını aşabildiği için kendisini fark edebilen bir varlıktır. O, kendi bedeninin sınırlarına göre dünyayı iç (enfüs) ve dış (âfak) şeklinde ikiye bölmekte ve bir araya getirmektedir. Cildimiz işbu bölme ve bir araya getirme eyleminin en başat imkân ve mahallî olduğu için tümüyle ne bize ne de dış dünyaya aittir. Aksine…

01 Ekim 2025

Erdal Yılmaz*   Filozoflar, birçok insana göre, gündelik hayatla doğrudan ilgisi olmayan, ilgisi olsa bile yaşamsal önem taşımayan hususlar üzerinde düşünür ve ürünler verirler. Diğer bir ifadeyle filozoflar olmasa da hayat olduğu gibi akıp gidecektir çünkü onların üretimi olan felsefenin, yaşamın niteliğini artırmada belirgin bir katkısı bulunmadığı düşünülür. Hatta bazıları, filozofların yaşam için çok da…

01 Ekim 2025

Nail Okuyucu*   İslam tarihinde sahabeyi takip eden nesiller, Tevbe suresinin 100. ayetinde geçen “muhacir ve ensara ihsan ile ittibâ edenler” ifadesinden hareketle genel olarak “tâbiûn” diye anılmakla birlikte, bu kelime özel olarak ikinci neslin adı olmuştur. Sahâbîleri tanıyarak Müslüman olan ve onların yolunu takip eden ikinci kuşağa Tâbiûn, onları takip eden üçüncü kuşak Müslümanlara…