Yazı Arşivi

Yasin Salmaz I. İLK KEZ DUYULDUĞU HÂLDE ÇOKTAN BİLİNEN SES Bazı sesler vardır, insan onları ilk kez duyduğunu sanır. Oysa ses çoktan içeri girmiştir. Nereden geldiği, kimin söylediği, hangi dilde kurulduğu o anda önemini yitirir. Bir türkü olabilir bu, bir ilahi, bir uzun hava, bir mahnı, gece yarısı açık kalmış eski bir radyodan sızan kırık…

Turgay Şafak Feridüddin Attar’ın Mantıku’t-tayr adlı eserinde kuşların Simurg’u bulma arzusuyla yola koyulma hazırlıklarını, daha doğrusu Hüthüt’ün kuşları bu yola ve yolda karşılaşacakları zorluklara karşı hazırlarken kuşlardan bazılarının yola çıkmamak için dile getirdikleri bahaneleri Sabah Ülkesi’nin seksen yedinci sayısında yazmıştım. Mantıku’t-tayr’ın ilk bölümlerinde on kuş, sahip oldukları hususiyetleri de öne sürerek yola çıkmak istemediklerini söylemişti….

Necmettin Şahinler Asli varoluşumuz üzerinde düşündüğümüzde görüyoruz ki biz daha varlık/zaman sahnesine çıkmadan, Allah’ın “bilinmeyi istedim” dediği o ontolojik arzu ile önce O’nun ilminde var olmuşuz. Yani, “asli hüviyetimiz, ezeli kabımız, ayân-ı sabitemiz, esmâü’l-hüsnâ kabımız” ilk taayyünle Allah’ın ilminde meydana gelmiş. Bu nedenle olacak ki, dünya hayatında başımıza bir sıkıntı geldiğinde bunun geçici bir imtihan…

Asım Cüneyd Köksal* “Andolsun ki biz Âdemoğullarını ‘tekrîm’ ettik (üstün bir izzet ve şerefe mazhar kıldık). Onlara karada, denizde taşıyacak (vasıtalar) verdik, onlara güzel güzel rızıklar verdik, onları yarattığımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.” (İsrâ suresi, 17:70)[1] Bu âyet-i kerîme, insanın Allah tarafından tekrîm edilmiş, yani “keramet” ve şeref sahibi bir varlık olduğunu beyan…

Burhanettin Tatar* Gazzâlî’de gördüğümüz monolojik bilinç ile başarı öyküsü olarak hakikat ilişkisi, klasik İslam düşüncesinin metafiziksel karakterinin bir yansımasıdır. Benzer tutumu kelam, tasavvuf ve felsefe alanında fikir üreten klasik düşünürlerde şu veya bu ölçekte görmekteyiz. Söz gelimi Fahreddin Râzî –her ne kadar kuşkucu özelliği ile dikkat çekse ve “kuşkucuların önderi” (imâmü’l-müşekkikîn) diye anılsa da–…

Emre Şan* Bireysel ve kolektif geleceğimizin, otomasyon teknolojilerine ve yapay zekâya bağlı olacağı bir çağa doğru gidiyoruz. Teknolojinin evrimi, değişimi bilişsel yetilerimizin, anımsama, dikkat ve beklenti edimlerimizin dönüşümünü tetikler. Teknoloji Felsefesi Problemleri: Yazı, Bellek ve Dikkat kitabında (Akademim, 2024) Bernard Stiegler’in teknoloji felsefesinden hareketle bu konuyu ele almıştım. Yazı, bellek ve dikkat kavramlarını teknoloji felsefesi…

Anthony F. Shaker Bu makale, Devés-Valdés’in eidetik çalışmalar önerisinin, hem bağımlılık kuramının hem de onun “dekolonyal” ardıllarının dünyayı kavramaya çalışırken başvurduğu kavramsal dilin ne denli derinden yetersiz olduğunu nasıl açığa çıkardığını inceler. “Epistemoloji” üzerine takındıkları bunca ahlakçı tavra rağmen, bu yeni jargonlar Batı kaynaklı soyutlamaların esiri olmaya devam eder. Üstelik dili; tarihsel, felsefi ve toplumsal…

Erdal Yılmaz* “Felsefe ile meşguliyetimiz bizi hatta ısrarlı biçimde, durmaksızın ‚felsefe yapıyor‘ oluşumuzdan dolayı düşünüyor olduğumuz görünümü ile aldatabilir.”[1] Düşünme ile felsefe yapmayı, düşünce ile de felsefeyi çoğu zaman eş anlamlı olarak kullanırız. Bununla birlikte, zaman zaman felsefe ile belirli bir düşünce tarzını da kastederiz. Eğer belirli bir düşünce tarzını felsefe olarak tanımlarsak,…

Mohammad Saleh Zarepour Religious Studies Archives’ın din felsefesinde İslami problemler ve perspektifler başlıklı dördüncü sayısını tanıtan bu makale dergide bugüne dek yayımlanmış ve İslam’la ilgili olan en iyi felsefi makalelerden bazılarını bir araya getiriyor.[1] Bu sayı için seçilen makalelerin tam kapsamını netleştirmek amacıyla felsefi bir araştırma projesinin İslam’ı ve/veya İslam geleneğini nasıl konu edebileceğini…

Burak Şaman* Geçen yazımın[1] sonunda yeşil yumrulu tepesiyle bir muffin keki andıran, son derece sağlıklı olduğu her daim vurgulanan brokolinin –maalesef yalnızca şeklen benzediği– o kek kadar lezzetli olmadığını anımsatmış ve Platon’un çok sevdiği “Güzel şeyler zordur” vecizesine göndermede bulunmuştum. Bu yazıda fiziksel gerçekliğimizin neden (bir sınav gibi!) brokoliyi keke tercih etme gerekliliği türünden…