Yazı Arşivi

31 Aralık 2025

Rahim Acar* 1. Dini tanımlamanın zorluğu Dinin üzerinde uzmanların anlaştığı bir tanımı olmasa da dinin ne olduğu konusunda yaygın kabul gören anlayış, dinin manevi olanla ilişkilendirilmesidir. Manevi olanla bu ilişkiye göre, dinlerde başta Tanrı inancı olmak üzere manevi olan varlıklara dair inançlar, onlara yönelik ibadet fiilleri olduğu kabul edilir. Böyle bakarsak, dünya üzerinde hâlihazırda yaygın…

31 Aralık 2025

Facundo Bey*   Gadamer Ocak 1944’te, Dresden’deki Dante Derneğinde “Prometheus ve Kültürün Trajedisi” başlıklı bir konferans verdi. Bu konuşma, Leipzig Üniversitesi rektörlüğüne “siyasi Katoliklik” suçlamasıyla şikâyet edildi; ancak herhangi bir işlem yapılmadı.[1] Gadamer aynı konferansı aynı yılın Mart ve Nisan aylarında Lizbon’da yeniden sundu ve metin iki yıl sonra, 1945’te, Karl Jaspers, Dolf Sternberger, Werner…

31 Aralık 2025

Erdal Yılmaz*   Sokak röportajından entelektüel düzeydeki konuşmalara kadar hemen her bağlamda “benim felsefeme göre” ifadesinin sıkça kullanıldığına tanık olmaktayız. İlginç olan şu ki bu ifadeyi kullananların önemli bir kısmı felsefeyi aslında pek de önemli bir alan olarak görmemektedir. Hatta kimi zaman, bir başkasını susturmak için “felsefe yapma” diyerek bu alanı küçümseyici bir biçimde kullanabilmektedirler….

31 Aralık 2025

Yasin Taşdemir*, Sedat Gençer**  Yapay zekâ ve dil modelleri tartışılırken gerek popüler içeriklerde olsun gerek daha akademik içeriklerde olsun, bu araçları “anlayan”, “anlama sahip”, “kavrayan” gibi özellikler ile nitelemenin âdeta bir rutin hâline geldiğini görmekteyiz. Bahsedilen özellikleri bu sistemlere atfetmek o kadar yaygınlaştı ki bunu yaparken bu kavramların ne anlama geldiklerini düşünmeden, rahatça sarf eder…

31 Aralık 2025

Rushain Abbasi* Putperestlik kavramı, günümüzde pek çok teolojik terim gibi arkaik bir düzeyde tartışılmaktadır, belki bunun kendince iyi bir nedeni vardır.[1] Sıklıkla dost ve düşmanı ayırt etmek için bir polemik aracı olarak kullanılan bu araç, Kur’an’ın “birbirinizi tanıyın” (Hucurât suresi, 49:13) çağrısını, başka bir deyişle, tanımadığımız kişilerdeki insanlığı görme (ki aslında bu kendi benliğimizi tesis…

31 Aralık 2025

Söyleşi: Kadir Filiz                                    Çağdaş felsefenin önde gelen isimlerinden Linda Martín Alcoff feminist teori, ırk çalışmaları, epistemoloji ve dekolonyal düşünce alanlarında kitaplar ve makaleler kaleme almıştır. ABD’deki City University of New York’ta (CUNY) felsefe profesörü olarak görev yapmaktadır. Visible Identities (Görünür Kimlikler) ve The Future of Whiteness (Beyazlığın Geleceği) gibi kitaplar kaleme alan felsefeci, çalışmalarında,…

31 Aralık 2025

Ekrem Demirli     “Gerçeğin Sabit” ve “Bilginin Mümkün” Olduğu Çağlar Masal mı Oldu?   Hakikat sabittir, bilgi mümkündür. Eski dünya sözü   Düşünce tarihi döngüsel bir seyirle başladığı noktaya varmış görünüyor. Düşüncenin böyle bir yola girmiş olduğunun farkında değildik diyemeyiz aslında her şey gözlerimizin önünde oldu, her şey apaçık biz burada iken oldu. Felsefi…

31 Aralık 2025

Burhanettin Tatar*   Yaklaşık üç asırdır Batı dünyası karşısında yenilmişlik ve geri kalmışlık travması yaşayan İslam dünyasının geçmişte ve günümüzde benimsediği hakikati -kayda değer oranda- bir başarı öyküsü olarak ele alması ne anlama gelmektedir? Bu soru, literal olarak ironik görünse de fiilen son asırlarda Müslüman entelektüellerin içine düştüğü bir açmazı seslendirmektedir. Bu açmazı bertaraf etmek…

31 Aralık 2025

Salih Aydın* “Ehl-i hak, eşyanın hakikatleri sabittir ve ilmi de muhakkaktır” demişlerdir. Bu yargı İmam Mâturîdî’de ve Ebü’l-Muîn Nesefî’de mevcuttur. Burada Ehl-i Hakk’ın kimler olduğunu -en azından Necmuddîn Ömer en-Nesefî bağlamında- anlamak için Ehl-i Hakk’ın muhalifi olarak zikrettiği Sufustâiyye’nin hakikate dair fikrinin iyi anlaşılması gerekecektir. Bunlar “hissiyatı ve bedihiyyatı inkâr eden fırkadır” diye tarif olunmuştur….

31 Aralık 2025

Anthony F. Shaker* Bu makale, dar ve giderek sönümlenen “Batı” dünya görüşünün dışında, çağdaş dünyada felsefe üzerine yürütülen tartışmayı derinleştirmeyi amaçlamaktadır. Böylesi bir tartışmanın başarılı olabilmesi için içinde bulunduğumuz tehlikeli tarihsel dönemece dair gerçekçi bir değerlendirmeye dayanması gerekir. Ayrıca bu tartışma, insanlığın büyük ilim geleneklerine dair, on yıllar boyunca Batı-merkezli müfredatlarda şekillenmiş olandan çok daha…