Sayı 62


26 Mart 2020

Yazar: Tora Lane Giorgio Agamben’in Homo Sacer adlı çalışmasındaki iddiasına göre 20. yüzyıldaki totaliter rejimler yalnızca “halkın bedenlerinin” oluşumundaki biyo-politikanın rolü bağlamında anlaşılabilir. Şöyle der: “Çağımızdaki totaliter rejim, bu dinamik yaşam ve siyaset özdeşliğinde zeminini bulur, zaten bu zemin olmasa, anlaşılmaz bile.1” Agamben’in düşüncesinde, Nazi Almanya’sı ve Sovyetler Birliği gibi totaliter rejimlerde ölüm kamplarının yayılması,…

26 Mart 2020

11 Bu yazı Daryuş Şayegan’ın henüz bir kısmı yayımlanmış olan hatıralarından yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Bkz. Şayegan, Daryuş, “Hatırât: Kıssa-ı Yek Gosest”, Mecelle-i Buhara, 124 (1397 hş.), 89-169. Yazar: Turgay Şafak Türkçeye Yaralı Bilinç, Melez Bilinç, Batı Karşısında Asya ve Din Devrimi Nedir? adlı kitapları çevrilmiş olan İranlı düşünür Daryuş Şayegan Tahran’da annesi “Osmanlı Gürcü’sü”…

24 Mart 2020

Yazar: Semih Ceyhan Eski Ağır Ceza Reisi, İstanbul Temyiz Mahkemesi azası Eğinli Dardağanzâde Ahmed Nazîf Bey (ö. 1933’ten önce), son dönem İslamcılık akımının temsilcilerinden biridir. Eski Türk Edebiyatı araştırmacısı Kemal Edip Kürkçüoğlu’nun (1902-1977) anne (Sıdıka Hanım) tarafından dedesi olup, Suyolcu Ali Paşa’nın ahfadındandır. Hukukçu ve şair kimliğinin yanısıra Sebîlürreşâd ve Mahfil dergilerinde seri yazılar kaleme…

19 Mart 2020

Yazar: Kadir Filiz Çağdaş felsefede ve psikanalizde öznelliğin ve egonun şiddetli eleştirisinden sonra, ufuk açıcı Ben ve Ten: Ego-Analize Giriş kitabınızda, bu meseleyle farklı bir seviyede meşgul oluyorsunuz, egoya geri dönüyor ve merkeziyetiyle önemini teslim ediyorsunuz. Felsefenin ve psikanalizin egoyu eleştirmelerini ve alımlamalarını “ben cinayetleri” olarak inceliyorsunuz. Felsefe egoyu (ben’i) neden büyük bir mesele yapmıştır?…

19 Mart 2020

Yazarlar: Mustafa Hakan Alvan & Türkan Alvan Dergâhlar Yüzyıllardır dergâhlar (asitane, tekke, zaviye) padişah, esnaf, bürokrat, sanatkâr her kesimden insanı sınıf ayrımı gözetmeden bir araya toplayan saz ve söz meclislerindendir. Bir tarikata mensup olsun veya olmasın şair veya musikişinaslar dergâhlardaki zikir meclislerinden daima istifade etmiştir. Şiirlerde genelde meyhane metaforuna dâhil olan (sâkî, bâde, pîr-i mugân,…

17 Mart 2020

Yazar: Michael Taussig Bisikletle Berlin Tiergarten’in içinden geçiyorum, önümde Britta ve ardımda Thomas. Soğuk ve yağışlı bir kasım günü. Yerde yoğun bir şekilde sararmış yapraklar yatıyor. Öyle orada farklı renk ve şekillerdeki şapkalarımızla dik ama rahat bir şekilde oturduğumuz gibi, insandan ziyade daha çok makinelere benziyoruz, bisikletin kendisi gibi kollardan ve eklemlerden ibaret bir yığın…

12 Mart 2020

Yazarlar: Fabrizio Bigotti & Benjamin Stärr 11 Bu makale, 2019 yılında, Würzburg Üniversitesi’nin İngiliz Dili Programı kapsamında, Alman İdealizmi ve Yaşam Bilimlerinin Gelişimi. Goethe’den Hegel’e Canlı, Sistem ve Süreç konusunda Dr Fabrizio Bigotti’nin verdiği ders dizisinden doğmuştur. Program boyunca verdiği destek ve önümüzdeki olaylar silsilesinde konuyu genişletmek adına sunduğu imkân için program müdürü Dr. Peter…

12 Mart 2020

Yazar: Giulio Piatti Yazdığım her şey canlılığa dairdir, en azından öyle olduğunu umuyorum. G. Deleuze, Görüşmeler, 1972-1990 1. Giriş Şayet Gilles Deleuze, felsefesinin canlılığı ilgilendiren köklerini bilahare vurgulama mecburiyeti hissettiyse, buradan hareketle, güncel felsefi tartışmanın onun düşüncesinin canlılığa dair özünü kavrayıp kavramadığı konusunda tamamı ile ikna olmuş olmadığına veya daha ziyade emin olmadığına dair bir…

10 Mart 2020

Yazar: Davide Tarizzo Ivan Illich’in yaklaşık 30 yıl önce söylediklerine kulak verelim: Yaşam, günümüzde sanal bir tanrı oldu, “sahte bir kutsallık, ete kemiğe bürünmüş ve bizi kurtarmış bir tanrının hükümsüzlüğü […]. Yaşamı düşünmek yaşam varmış gibi bizi harekete geçirir, her ne kadar bilim insanları kelimeyi asla kullanmasa da ve aklı başında hiçbir filozof ya da…

09 Mart 2020

Yazar: Selman Bayer Akışkan Modern Dünya’da Zygmunt Bauman ahir zamanda insanın özgürlüğünü fazlasıyla ucuz bir teslimiyetle takas ettiğini söylüyordu. İnsan bu teslimiyetle beraber çok daha düzenli, renkli, sağlıklı, gösterişli, katı ve en önemlisi önceden kurgulanmış bir hayatın gönüllü kölesi oldu. Konforundaki gelişmeye paralel olarak şahsiyetinde ya da değerinde bir gelişme kaydedilemedi ne yazık ki! Lakin…