Dosya

Selman Bayer Edebiyatın binlerce yıllık geleneğinde hep bir iftihar tablosu olmuştur. Farklı dönemlerde, farklı coğrafyalarda ön plana çıkan, özellikle işaret edilen ve takdir edilen birçok edebî eser tarihe geçmiştir. Modern dönemle beraber Dünya Edebiyatı kavramı çerçevesinde birçok değerli liste oluşturulmuş ve zaman içerisinde güncellenmiştir. Bu listelerde muhtelif ayrışmalar olsa da genelde müşterek eserlerin sayısı daha…

Metin İzeti* İnsan, fıtratı gereği bireysel olduğu kadar, sosyal yönü de olan bir varlıktır. İnsana ait bu iki cihetin tamamen birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Bu anlamda insanın toplumsal yönünü içeren birlikte yaşama ahlakı hangi din, mezhep, ırk ve inanç olursa olsun tüm farklılıklara saygılı olmayı ifade eder. Fıtrata dayalı farklılıkları, yaratılışın ulvi tezahürünün bir…

James L. Taylor* Son elli yıldan fazla bir süre boyunca, şiddet hususunda gittikçe artan karmaşık analizlerin sonunda, barış ve çatışma teorisyenlerinin gösterdiği üzere, çoğu çatışmanın ortaya çıkma sebebi kimliklerimizi tehdit eden ve bizi—gerekirse şiddet kullanarak— bu kimlikleri korumaya dürtükleyen zımnen veya doğrudan algılanmış bir aşağılamadır. Kimliğin maddi hususlardan çok daha mühim olduğunu belirten bu görüş…

Yalçın Çetinkaya Eflâtun “Devlet” adlı eserinde müzik hakkında Sokrates, Adeimantos ve Glaukon arasında geçen konuşmayı nakleder. Bu konuşmada Yunan modları tartışılmaktadır. Modların insan ruhu üzerindeki etkileri konuşulurken, söz döner dolaşır Dor ve Frigya modlarına gelir. Dor ve Frigya modları, antik Yunan müziğinde önemli modlardır çünkü. Bu düşünürler tarafından Dor ve Frigya modları, özellikle Dor modu,…

Hartmut Rosa* Evet doğru. Mültecilerin içeri girmelerine izin verirsek ve onlarla ilişki kurarsak, bizi değiştirirler; dönüşeceğiz ve çok geçmeden artık aynı kişi olmayacağız, farklı insanlar olacağız! Bu nedenle, mülteci sorununun toplumumuz için bir meydan okuma olmadığını iddia etmek kesinlikle yanlış olur. Yine de bunu kabul etmek, hiçbir şekilde bununla başa çıkmanın en doğru stratejisinin,…

Ekrem Demirli “Tanrı’nın varlığını bilmek bedihi bir bilgidir.” (İbnü’l-Arabî metafiziği) “Tanrı’nın varlığının kanıtlanması veya reddedilmesi eşit ölçüde imkânsızdır.” (Kant’ın Tanrı telakkisi, mealen) Giriş Yerine: Dindarlık Ölçülebilir mi? Toplumsal ve bireysel hayatta dinin etkinliği üzerinde kesin kanaatlere varmak, hâlihazırdaki durumu doğru tespit etmek bir yana, gelecekle ilgili öngörülerde bulunmak zordur….

Jason W. Alvis Bu dünyada sıkıntı yaşayacaksın. Ama cesaretini topla – ben dünyanın üstesinden geldim. (Yuhanna 16:33) “Seküler” kavramının geniş ve karmaşık çeşitliliği, belirli ve benzersiz bir görme şeklinin kaynaklarından yararlanır ve ardından onu besler. Faaliyetleri ve işlevleri, bu dünyada, içinde yaşadığımız uzayda, çağda ve zamanda “bilinen” olana nötr, açık ve net bir şekilde göründüğü…

Volkan Ertit Sekülerleşme tartışmaları Avrupa ve Kuzey Amerika’da yer alan ülkelerdeki sosyal bilim dünyası için yeni bir alan değil. Özellikle 1960’lardan sonra bu bölgelerde yaşayan toplumların sekülerleşmesine dair sayısız makale ve kitap yayımlandı. Ancak Türkiye’de böyle bir tartışma ile sadece son 10 sene içinde karşılaşıyoruz. Yani söz konusu sekülerleşme kavramı olduğunda, Batı’da neredeyse 60 yılı…

Yalçın Çetinkaya* İnsanoğlu, sesleri bir enstrüman vasıtasıyla veya kendi kabiliyetiyle birbiriyle ahenkli bir araya getirme becerisiyle elde ettiği sanata müzik adını vermiş. Aslında insanın, sesleri ahenkli bir şekilde bir araya getirme işi, tasavvuf ehlinin, insanın bezm-i elestte işittiği “Elestu biRabbikum” ilahi hitabına bağladığı, bu ilahi hitab ile ilişkilendirdiği yüksek seviyeli bir iştir. Müzik, insanla birlikte…

Hüseyin Etil Eleştiri Çağında Din I. Kant, “Aydınlanma Nedir” adlı meşhur denemesinde aydınlanmanın ne olduğunu ortaya koyduktan sonra “aydınlanmış bir çağda yaşayıp yaşamadığımızı” soruyordu. Cevabı ise “Aydınlanmış bir çağda yaşamıyoruz ama aydınlanma çağında yaşıyoruz.” biçimindeydi. Kant’ın sorusu din ve modernite tartışmalarına uyarlandığında karşımıza şöyle bir soru çıkıyor: Sekülerleşmiş bir çağda mı yaşıyoruz, yoksa seküler…