Dosya

Ekrem Demirli “Gerçeğin Sabit” ve “Bilginin Mümkün” Olduğu Çağlar Masal mı Oldu? Hakikat sabittir, bilgi mümkündür. Eski dünya sözü Düşünce tarihi döngüsel bir seyirle başladığı noktaya varmış görünüyor. Düşüncenin böyle bir yola girmiş olduğunun farkında değildik diyemeyiz aslında her şey gözlerimizin önünde oldu, her şey apaçık biz burada iken oldu. Felsefi…

Burhanettin Tatar* Yaklaşık üç asırdır Batı dünyası karşısında yenilmişlik ve geri kalmışlık travması yaşayan İslam dünyasının geçmişte ve günümüzde benimsediği hakikati -kayda değer oranda- bir başarı öyküsü olarak ele alması ne anlama gelmektedir? Bu soru, literal olarak ironik görünse de fiilen son asırlarda Müslüman entelektüellerin içine düştüğü bir açmazı seslendirmektedir. Bu açmazı bertaraf etmek…

Salih Aydın* “Ehl-i hak, eşyanın hakikatleri sabittir ve ilmi de muhakkaktır” demişlerdir. Bu yargı İmam Mâturîdî’de ve Ebü’l-Muîn Nesefî’de mevcuttur. Burada Ehl-i Hakk’ın kimler olduğunu -en azından Necmuddîn Ömer en-Nesefî bağlamında- anlamak için Ehl-i Hakk’ın muhalifi olarak zikrettiği Sufustâiyye’nin hakikate dair fikrinin iyi anlaşılması gerekecektir. Bunlar “hissiyatı ve bedihiyyatı inkâr eden fırkadır” diye tarif olunmuştur….

Anthony F. Shaker* Bu makale, dar ve giderek sönümlenen “Batı” dünya görüşünün dışında, çağdaş dünyada felsefe üzerine yürütülen tartışmayı derinleştirmeyi amaçlamaktadır. Böylesi bir tartışmanın başarılı olabilmesi için içinde bulunduğumuz tehlikeli tarihsel dönemece dair gerçekçi bir değerlendirmeye dayanması gerekir. Ayrıca bu tartışma, insanlığın büyük ilim geleneklerine dair, on yıllar boyunca Batı-merkezli müfredatlarda şekillenmiş olandan çok daha…

Tuba Deniz Tıpkı düşünmek, hatırlamak gibi, film izlemek de düş görmeyi çağıran bir eylem. Geçmişi anımsarken düş kuruyoruz, zihnimizde kalan imgelerle boşlukları tamamlıyor, zamanla yekpare bir bütüne, tortuya dönüşen anıları, duyguları yeniden kurgulayarak hatırlıyoruz. Düşünmek de kısmen düş görmek gibi. Düşünürken de düşlerken de kendi içimize düşüyoruz. Düşüncemizin ufku bizi hangi kıyılara bırakırsa, yeni bir…

Selami Varlık* Hint geleneğinde yaygın olan Şankara’ya ilişkin çeşitli kutsal biyografilere göre, üstat bir gün talebeleriyle yürürken her şeyin māyā (yanılsama) olduğunu anlatır. Birden karşılarına azgın bir fil çıkar ve onlara doğru koşar. Talebeler kaçışır ve Şankara da onlarla birlikte kaçmaya başlar. Bir rahip alaycı bir şekilde şu soruyu sorar: „Üstat, madem her şey bir…

Ekrem Demirli “Derileri der ki her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu…” (Ayet-i Kerîme) Modern dünyanın sorunlarını ele alırken kadim felsefe ve dinî geleneklerle arasındaki “kırılma” hatta kopuşu dikkate almaksızın değerlendirmek, kelime benzerlikleri üzerinden düşünce tarihinde süreklilik vehmetmek, yöntemsel bir hatadır. Bu nedenle günümüzde beden üzerindeki tartışmalar, birçok yönüyle bu çağa mahsustur…

Emre Şan* Descartes’ın ünlü “ben’im varım” önermesinin[1] olduğu İkinci Meditasyon’unun başlığı şöyledir: İnsan zihninin doğası ve onu tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğu hakkında[2]. Başlıktaki hipotez ilk bakışta sorunlu görünür. Kartezyen yaklaşımda “daha kolay” ifadesi metafizik açıdan zihnin bedenden önce bilindiğini öne sürer. Oysa bedeni tanımak daha kolay değil midir? Fakat bölümü okumayı bitirdiğinizde…

Dilara Şengül* “Teoriye sığındım çünkü yaralıydım — içimdeki acı öylesine derindi ki, yaşamı sürdürmem imkânsız görünüyordu. Teoriye umutsuzlukla yöneldim; içimde ve çevremde olup bitenleri anlamak, kavramak istiyordum. En çok da acının dinmesini, yaralarımın kapanmasını istiyordum. O an teoriyi, iyileşmenin mümkün olduğu bir mekân olarak gördüm.” bell hooks (1991) Bu makalede, Türkiye’de başörtüsünün kimi zaman…

Mehmet Zahit Tiryaki* Herbert Feigl, 18. yüzyıldan beri pek çok felsefi pozisyonun esas itibarıyla zihin-beden probleminden kaçınmayı amaçladığını iddia etmişti. Acaba zihin-beden probleminden kaçınmak şeklindeki amaç sadece 18. yüzyıldan beri var olan felsefi pozisyonları harekete geçiren bir şey midir? Yoksa Descartes’tan sonra zihin-beden problemi şeklinde tedavülde olan ikiliğin felsefe tarihinin erken dönemlerinden beri en…