Kültür-Sanat


26 Mart 2020

11 Bu yazı Daryuş Şayegan’ın henüz bir kısmı yayımlanmış olan hatıralarından yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Bkz. Şayegan, Daryuş, “Hatırât: Kıssa-ı Yek Gosest”, Mecelle-i Buhara, 124 (1397 hş.), 89-169. Yazar: Turgay Şafak Türkçeye Yaralı Bilinç, Melez Bilinç, Batı Karşısında Asya ve Din Devrimi Nedir? adlı kitapları çevrilmiş olan İranlı düşünür Daryuş Şayegan Tahran’da annesi “Osmanlı Gürcü’sü”…

24 Mart 2020

Yazar: Semih Ceyhan Eski Ağır Ceza Reisi, İstanbul Temyiz Mahkemesi azası Eğinli Dardağanzâde Ahmed Nazîf Bey (ö. 1933’ten önce), son dönem İslamcılık akımının temsilcilerinden biridir. Eski Türk Edebiyatı araştırmacısı Kemal Edip Kürkçüoğlu’nun (1902-1977) anne (Sıdıka Hanım) tarafından dedesi olup, Suyolcu Ali Paşa’nın ahfadındandır. Hukukçu ve şair kimliğinin yanısıra Sebîlürreşâd ve Mahfil dergilerinde seri yazılar kaleme…

19 Mart 2020

Yazarlar: Mustafa Hakan Alvan & Türkan Alvan Dergâhlar Yüzyıllardır dergâhlar (asitane, tekke, zaviye) padişah, esnaf, bürokrat, sanatkâr her kesimden insanı sınıf ayrımı gözetmeden bir araya toplayan saz ve söz meclislerindendir. Bir tarikata mensup olsun veya olmasın şair veya musikişinaslar dergâhlardaki zikir meclislerinden daima istifade etmiştir. Şiirlerde genelde meyhane metaforuna dâhil olan (sâkî, bâde, pîr-i mugân,…

21 Aralık 2019

Yazar: Ada Martella Size kapkara bir masal anlatmak için, bölgemizin bir tür vebadan nasıl etkilendiğini paylaşmak amacıyla Salento’dan yazıyorum. Bizler “Akdenizli kuzenleriz”. Salento ve Ege hem aynı enlemleri hem de aynı bin yıllık zeytin ağacı yetiştirme geleneklerini paylaşıyor. Sahip olduğunuz bu aşinalık sayesinde, Minerva’nın kutsal bitkisi ve her dem yeşil kalan yaklaşık 11 milyonluk zeytin…

19 Aralık 2019

Yazar: Semih Ceyhan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemi münevverlerinden biri olan Ömer Ferit Kam (1864-1944) edebiyat ve felsefe alanlarındaki eserlerinde Doğu-Batı karşılaştırmasına sıklıkla odaklanır. II. Meşrutiyet sonrası aydınlarında yoğun biçimde gözlemlenen bu düşünce tavrının teşekkülünde siyasi, sosyal ve entelektüel pek çok saikın var olduğu öne sürülebilir. Bu saiklerin en başında Avrupa siyasi hegemonyasının Osmanlı birliğine yönelik…

17 Aralık 2019

Yazar: Turgay Şafak Kur’ân-ı Kerîm’de A’râf Suresi 172. ayette yer alan “Ben sizin rabbiniz değil miyim?” sorusuna ruhların “evet” cevabını verdiği meclisi anlatan “bezm-i elest” ifadesi tasavvuf edebiyatında geniş bir şekilde yer almaktadır. Allah Teâlâ ile kulları arasındaki misak ve anlaşma aynı şekilde Yâsîn suresi 60 ve Mâide suresi 7. ayetlerde de yer almaktadır. Âyet-i…

05 Aralık 2019

Yazarlar: Mustafa Hakan Alvan & Türkan Alvan Asırlardır aklıselim sahibi devlet adamı, âlim ve münevverlerin kalbiselim erbabı şair ve musikişinaslarla bir araya geldiği şiir ve musiki meclisleri; zevkiselimin peşinde nice güzelliklerin kültürümüze girmesine vesile olmuştur. Osmanlı’da medrese, cami, tekke, esnaf loncası, sarayda Enderun, konak, köşk, kahvehane, sahaf, kütüphane, devlet dairesi hatta meyhane bile yeri geldiğinde…

28 Kasım 2019

Yazar: Aboubacar Abdullah Senghore 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletleri müteakiben 1948 yılında ilan edilen Uluslararası İnsan Hakları Sistemi ile duyurulan küresel köy projesinin hazin hikâyesini günümüz Avrupası’nda popülizmin tekrar ortaya çıkması daha açık bir şekilde göstermiştir. 20. yüzyılın ilk çeyreği acı çekmenin en berbat biçimlerini insanlığa tattırmıştır. I. ve II. Dünya Savaşlarının sonucu olan insan…

26 Kasım 2019

Yazar: Daniel Heller-Roazen* 1033 senesine yakın bir zamanda, Suriyeli büyük şair ve eleştirmen Ebü’l-Alâ el-Maarrî, kendinden biraz daha yaşlı çağdaşı ve İbnü’l-Kârih diye de bilinen Halepli yazar ve gramerci İbn Mansûr’dan bir mektup almıştı. İkisi de arkalarında seçkin bir edebî miras bırakmış meşhur yazarlardı. El-Maarrî, özellikle de daha önceleri örneği görülmemiş çetrefilli nazım biçimi sebebiyle…

25 Eylül 2019

Yazar: Ali Qleibo On sekizinci yüzyılın ilk on yılında Osmanlı’nın uzak eyaletlerinde düzensizlik hâkimdi; nitekim bu dönemde Osmanlı ordusunun dikkati dışarıdaki savaşlardaydı. Eşkıyalar, yol kesen haydutlar ve yağmacı Bedeviler köyleri, kentleri ve Filistin’den Mekke’ye yol alan hac kervanlarını dehşete düşürüyorlar, yağmalıyorlardı. Bu teröre alışmış ürkek Kudüslülere ancak şehir surlarının ardına çekilmek kalıyordu. Gece bütün kapılar…