Dosya


01 Ekim 2014

“Eski Güzel Günler” Özlemine Sosyopsikolojik Yaklaşımlar Geçmişe teveccüh konusunda psikoloji uzmanlarının aklına öncelikle geride bıraktıkları şeyleri düşünmekten kendisini alamayan insanlar gelir. Bunlar sevdikleri bir kişiye, bir eşyaya, alışageldikleri ve değer verdikleri bir yaşam tarzına artık sahip olamamalarını kabullenmekte güçlük çekerler ve normal bir yas dönemini aşan bir süreç boyunca tamamen donmuş, hareketsiz ve ümitsiz bir…

01 Ekim 2014

Kültür, bazı verileri muhafaza ederken işimize yaramayan malumatın da unutulmasına izin vermektir. Borges’in “Funes ve Sonsuz Bellek” adlı öyküsünde anlattığı kahraman, her şeyi en ince detayına kadar hatırlayan ve unutamayan bir kişiliktir. Funes, bütün bu hatırlama yeteneğine karşın detaylarda o kadar boğulmaktadır ki analiz etme yeteneğini yitirmiştir. Borges şöyle söyler: “Buna karşın düşünme yeteneğine sahip…

01 Temmuz 2014

Son Yüzyılda İran Mimarisi ve Şehirciliği Ahad Nejad Ebrahimi İran mimarisi ve şehirciliği, Kaçar Hanedanlığı’nın son döneminden itibaren form ve yapı olarak değişiklikler göstermektedir; fakat bu değişiklikler İran mimarisinin farklı dönemleri arasında uçurum oluşturacak nitelikte değildir. Temel değişiklikler Pehlevi Hanedanlığı’nın 1925’te kurulup Rıza Şah’ın yükselişe geçmesinden sonra görülmüştür. Pehlevi Hanedanlığı’nın yönetime gelişiyle mimaride belirgin değişiklikler…

01 Temmuz 2014

Bilindiği gibi Mısır hicri I. yüzyıldan bugüne dinî, fikrî ve kültürel alanda İslam dünyasına büyük katkılarda bulunmuştur. Bir başka ifadeyle Mısır Müslüman Araplar tarafından fethedildiğinden beri İslam dünyasında özel bir yere sahiptir. İslami dönemde Mısır’da, Tolonoğulları, Akşidiler, Fatımiler ve Eyyubiler gibi birçok devlet kurulmuş, bu devletlerin en büyüğü Memlüklüler Devleti olmuştur. 1250 ila 1517 yılları…

01 Temmuz 2014

Tarihsel Fon Dünya medeniyet tarihi içinde, mimarlık eyleminin büyük payı olduğu, bu eylemin de şehirlerin kuruluşu ve gelişme sürecine bağlı olarak zenginleştiği söylenebilir. Bu açıdan medeniyetin şehirlerde ortaya çıktığını, bu bağlamda medeniyet tarihinin, şehirlerin tarihi anlamına geldiğini vurgulamak yerinde olacaktır. Muhtevası ele alındığı zaman, medeniyetin üç sacayağı üzerine oturduğu görülür: Mimarî, musiki ve yemek kültürü….

01 Temmuz 2014

Müslümanlar, 20.yüzyılın başlarında bir şok yaşadılar ve bu şoku atlatma konusunda tarihsel tecrübedekine benzer bir refleks gösteremedikleri gibi o tecrübeden gereğince yararlanma becerisini de gösteremediler. Fıkıh düşüncesinin tarihi seyrine baktığımızda, zaman zaman kimi iç etken ve dinamiklerin etkisiyle kimi dışarıdan zorlamalarla birtakım kırılmaların yaşandığını görürüz. Fukahanın bu kırılmaları sistem içinde eriten entelektüel çabaları bu kırılmaların…

01 Temmuz 2014

Osmanlı’nın dibacesi yahut da İstanbul’un mukaddimesi olan Bursa’da caddeler modernleşmeye paralel olarak genişletilir. Bu sırada Yürüyen Dede is­minde bir yatırın türbesinin yıkılarak, büyütülecek sokağa eklenmesi gerekir. Vâli Ahmet Vefik Pa­şa ulemâ ve eşraftan bazılarıyla beraber türbenin başına giderek yürü ya dede! diye üç kere nida ettikten sonra; dede hazretleri elbette yürümüş git­miştir, ayak altında kalacak…

01 Temmuz 2014

Latince Modo (bugün) sözcüğünden türeyen modern kelimesi, güzel sanatlarda belli bir estetik anlayışı ifade eder. Kelime, 19. yy’da, içinde yaşanılan asır anlamında, 20. yy’dan itibaren ise geçmiş zamanın karşıtı olarak kullanılmaya başlanmış ve böylece günümüze gelmiştir. Ebediyetin kalıcı ve değişmeyen değerlerinin tersine, modernliğin konusu geçici ve değişken olandır. Modern olmak; gelenek, din, örf gibi değerlerden…

01 Temmuz 2014

1.Mesele: Günümüzde Müslümanlar yaklaşık yüzelli yıldan beri devam eden ve farklı bölgelerde, farklı şekillerde gerçekleşen, ama aynı neticeyi veren bir süreç neticesinde ikiyüzyıl önce sahip oldukları, yaşadıkları, herkese tanıdık ve bildik gelen, herkesin iştirak ederek devamını sağladığı bir kültürden fersah fersah uzaklaşmış durumdadırlar. Bugün yaşayan nesil 18. yüzyılda yaşayıp eserlerini vermiş olan, İsmail Hakkı Bursevi…

01 Nisan 2014

Hollwood, Bollywood’un İzinden mi Gidiyor? Yolculuğuna, ülke henüz sömürgeci devlet egemenliği altındayken, 1912 yılında başlayan ve son yüzyılda dünya çapında en parlak dönemini yaşayan Hint sineması, kendinden beklenen patlamayı yaparak, kitleler üzerinde “yumuşak güç” olarak önemli bir etki aracı hâline gelmiş ve Hollywood’la rekabet edecek duruma gelerek Hollywood yapımcılarını, hem Hollywood hem de Bollywood sinemasının…