Dosya


14 Temmuz 2016

Doğum ve ölüm sudaki hava kabarcıklarına benzer. Su hakikidir. Kabarcıklar geçicidir; sudan fışkırır tekrar suyun içine düşer. İlahî varlık da sonsuz bir ummandır; ruhlar onun habbecikleridir. Ondan doğarlar, onunla var olup, tekrar ona dönerler. Sri Ramakrishna Budizm ve Hristiyanlık dinî tecrübe ve düşünce alanlarında ölüm ve ıstırap fikrini ilahiyatlarının merkezine oturturlar. Gerçekten de ıstırap ve…

14 Temmuz 2016

Hiçbir tecrübe ölüm kadar paradoksal değildir. Bir tür tükenmişliği anlatmasına rağmen ölüm örtülü olanın ifşası, olmayanın yanı başımızda bulunması, yokluğun bütün haşmetiyle varlığımızı yoklamasıdır. Başka bir deyişle ölüm, görünen ve görünmeyenin yer değiştirdiği, gaiptekinin hazırdakinin yerini aldığı ayıltıcı bir hâldir. Diğer yandan ölüm tuhaf bir şekilde işteş bir tecrübedir. Bir canlı öldüğünde sadece o canlı…

03 Haziran 2016

Sufiyi hakikat bilgisine ulaştıran keşf yönteminin diğer disiplinlerin yönteminden farklı kılan en ayırıcı unsurlarından biri semâ ve devrandır. Sufinin zâhirî ve bâtınî şeyleri işitmesi anlamındaki “semâ” ile işitilen şeyin ruhta ve bedende tesiri ile dairevi bir hareketin sergilenmesi mânasındaki “devran”ın dinde yerinin olup olmamasına dair ulema ve meşâyih tarafından pek çok görüş beyan edilmiştir. Dârülfunûn…

27 Mayıs 2016

İnsan olmak etkilenmeyi ve etkilemeyi doğal kılmaktadır. Müslümanlar da tarih boyunca farklı kültür, inanç ve medeniyetlerle karşılaşmıştır. Bu karşılaşma çoğu zaman karşılıklı etkileşimi de beraberinde getirmiştir. İslam’a göre söylenen söz doğru ise kimin söylediği önemli değildir. İslami esaslarla çelişmiyorsa onu almak, hatta geliştirmek gerekir. Peygamber Efendimiz de İslam’ın ruhuna uygun bazı cahiliye dönemi âdet ve…

20 Mayıs 2016

Anadolu’ya bakmadan önce dünyaya bakalım ve ilk genellememizi yapalım: Mistisizm dinler arasından akıp gelen bir ruh nehridir. Bu cümle bize şu gerçeği fısıldıyor: Bütün dinlerin mistik bir damarı vardır. Bu damarın oluşumu ise dinin mukaddes metinlerinde yer alan bazı cümlelerin/tesbitlerin mistik yorumuna çok şey borçludur. Söz konusu yorumlar zamanla karşımıza mistik yollar/tarikatlar olarak çıkacaktır. Şimdi…

13 Mayıs 2016

İslam bir Arap dini mi? Bu soruya cevaben elbette birçok Müslüman İslam’ın bir millete değil, bütün insanlığa gönderilmiş evrensel bir din olduğunu söyleyecektir. Hatta sadece insanoğluna değil, ayetin belirttiği üzere bütün mahlûkata gönderilmiş bir din olduğunu belirtecektir: “Biz, seni [Habîbim] âlemlere [başka bir şey için değil] ancak rahmet için gönderdik” (Enbiyâ suresi, 21:197). Bununla beraber,…

06 Mayıs 2016

1. “Yahudi Mistisizmi”ni Tanımlamak Yahudilik’te mistik gelenekten bahsederken hâlihazırda net bir kavramımız bulunuyor. “Yahudi mistisizmi” kavramı on dokuzuncu yüzyılın sonları ile yirmini yüzyılın başlarında Yahudi âlimlerce ortaya atılmış modern bir icattır. Bu âlimler, Yahudi kaynaklarını modern araştırma yöntemlerini kullanarak eleştirel bir şekilde inceleme amacı taşıyan Wissenschaft des Judentums (Yahudi Bilimleri) hareketine mensuptular. Bu kavram, ilkin,…

29 Nisan 2016

Mistisizm sözcüğü artık rağbet görmüyor. Birçok dinî gelenekte dinî ifadelere daha ziyade ‘köktendinci (fundamentalist)’ yanları sebebiyle ilgi gösteriliyor ve bu ifadeler, mesajlarını iletebilmek için siyasetin ve toplumsal değerlerin görünümüne bürünüyorlar. Fakat manevi anlam ve böyle bir söylemin dışında kalan bu anlam içinde olabilecek olan bir tecrübe dünyası için arayış hiçbir zaman bitmiş değil. Gerçekten de…

22 Nisan 2016

Kur’an ve sahih hadislerde mevcut olan ilimlerden biri de tasavvuftur. Diğer İslami ilimler dinin zahirî yönünü inceledikleri hâlde tasavvuf, İslam’ın batıni, manevi, ruhani, ve ahlaki cephesini tetkik eden ilim dalıdır. Onun için İslami ilimler tasnif edilirken, terazinin bir kefesine tasavvuf diğer kefesine ise diğer ilimlerin tümünü koymak âdet olmuştur. İslam’daki zahir-batın, lafız-mana, ruh-beden, şekil-muhteva ve…

18 Mart 2016

1531 yılında bir kuyruklu yıldız dört ay boyunca, her gün gökyüzünde görülmüştü. Daha sonraları “Halley” adı verilecek olan bu tuhaf gök cismi, 16. yüzyılda onu gören her kültür çevresinde farklı yorumlandı. Bir kısım Avrupalı Hıristiyanlar, Tanrı’nın bu uyarısı gereğince, fitnenin kaynağı olan sorumluları aramaya koyuldular. Bazı kilise büyükleri bu alışılmadık olayı, veba salgını ve türlü…