Dosya


07 Temmuz 2017

Dijital çağ sayısız nimetleri kadar külfetlerini de beraberinde getirdi. Son 20 yılın icatları, peşine sıralanan hızlı teknolojik gelişmeler ve moda tabiriyle dijitalleşme, yepyeni tüketim, bağımlılık, kullanıcılık, aidiyet, kimlik, mahremiyet, güvenlik, ticaret, eğitim, öğrenme, etkileşim, etki, hatta güç tanımlarını dayatmaya başladı. Daha birini anlayamadan bir yenisi, daha birini tam öğrenemeden, ona ulaşamadan, albenisi daha yüksek başka…

01 Temmuz 2017

Uluhiyetten Rubûbiyete Arapça “resul” kelimesi, lügatte “elçi”, dinî ıstılahta ise “Allah’ın elçisi” manasına gelir. Bu takdirde hemen şu soru akla gelir: Allah niçin elçi gönderir? Bunun için Allah/âlem ve uluhiyet/rubûbiyet münasebetinin keşfiyle risaletin ontolojisini çıkarmaya ihtiyaç vardır. Arapçada aynı “‘-l-m” kökünden gelen ve harekesiz olarak aynı yazılan “‘alm-âlem-‘ılm” (varlık-dil-bilgi) kelimelerinin de gösterdiği gibi, bilgi varlığın…

01 Temmuz 2017

Batı İslam dünyasının yıldız isimlerinden biri olan Ahmed Zerruk hazretleri, “Cevap soruya göre değil, sorana göre verilir.” der. Bu ifade tek başına, özellikle sufilerin eğitim metotlarını göstermeye yeter. Bu aynı zamanda, insanın varlığı ve varoluşu anlama çabasında geçerli olan “tek bir açıklama” bulunduğu yerine, birbiriyle çelişmeyen “açıklamalar” bulunduğunu kabul etme anlamı da taşır. Sufiler varlığa…

09 Haziran 2017

İslam’ın uluhiyet, nübüvvet ve ahiret şeklindeki üç esasının, aslü’l-usûl, yani “bütün asılların dayandığı asıl” olarak tevhit ilkesiyle ifade edildiğini söyleyebiliriz. Ancak söz konusu ifadeyi daha da belirgin hâle getirdiğimizde, tevhidin uluhiyete karşılık geleceğini görürüz. Bu yönüyle tevhit, aynı zamanda mükellefin dinin asılları hakkında bilmesi gereken şeylerin ilkini teşkil eder. Peki tevhit bilgileri nelerdir ya da…

07 Haziran 2017

Yeni Platonculuk ifadesi, modernizmin Platoncu düşüncenin bu “yeni” biçiminde tam olarak ne gördüğünü gösteren modern bir terimdir. Bizzat Platon (M.Ö. 424/423-348/347) ve hemen ardından gelen takipçileri, yani erken dönem Platonculuk ile geç dönem Platonculuk arasında, 19. yüzyılda Platoncu geleneğin yeniden keşfi aracılığıyla yapılan ayrımdan beri Yeni Platonculuk Plotinus’a (M.S. 204-270) kadar geriye dayandırılarak tarihlenebilir hâle…

02 Haziran 2017

“Negatif teoloji” mutlağa dair selblerle [olumsuzlamalarla] konuşur. Mutlağın ne olduğunu değil, fakat ne veya nasıl olmadığını söyler. Mutlağın mutlaklığına dair mistik duruşun getirdiği bir yaklaşım geliştirmektedir: Mutlak Bir, ikiliğin her formunu aşıyorsa, her zaman bilen ve bilinen arasındaki bir ilişki olarak bilginin vasıtasıyla ona ulaşamayız. Fakat sadece unio mystica’daki [mistik birlikteki] farklılaşmamış birlik vasıtasıyla mutlağa…

31 Mayıs 2017

Kemalpaşazâde (öl. 1534) İslam düşünce geleneğinde çeşitli disiplinler arasındaki kopuklukların giderilerek düşünce ve ifade birliğinin sağlanması yönünde önemli adımların atıldığı bir dönemde yaşamış önemli bir âlim/filozoftur. Dilden İslam hukukuna, kelamdan felsefeye ve tasavvufa kadar, İslam düşüncesinin hemen her alanında önemli eserler kaleme almıştır. Kemalpaşazâde aynı zamanda medreselerde ders vermiş bir müderris ve Osmanlı bürokrasinin en…

26 Mayıs 2017

Emaneti yüklenme teklifine varlıklar içinden insandan başkasının talip olmaması, insanın yaratılmasına meleklerin “kan dökecek bir varlık” şeklindeki tespiti, bize insanın varlığıyla birlikte birbirine zıt şeylerin tecelli edeceğinin işaretini vermektedir. Nitekim insanlık tarihine baktığımızda bunu doğrulayacak birçok manzarayla karşılaşmak mümkündür. Dolayısıyla insanla birlikte birbirinden zıt görünümler de varlık sahnesine çıkmaya başlamıştır. Bu zıtlık veya karmaşıklık görünümündeki…

24 Mayıs 2017

Bu dizeler, İslam mistisizminin belki de en önemli siması, tüm gelenekler içinde en sıra dışı, manevi yazarlardan biri; Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin ya da kısaca, meşhur lakabıyla “Şeyh-i Ekber’in” ünlü şiirden alıntıdır. İbnü’l-Arabî bu yıl, vefatının 800. yılında anıldı. Bugün güneybatı İspanya’da bulunan Murcia’da doğan İbnü’l-Arabî bu dünyadaki geçici ikametini 22 Rebîülahir 638’de, Şam’da noktaladı; ardında binlerce…

19 Mayıs 2017

Son günlerde dünya çapında, özellikle Avrupa ve Birleşik Devletler’de ulusçu hareketlerin kaygı veren yükselişi, ulusçuluğun yapısı ve ortaya çıkış nedenleri üzerine tartışmaları hareketlendirdi. Donald Trump’ın 2016 Amerikan başkanlığı seçimindeki beklenmedik zaferi, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’ndeki geleceği hakkındaki halk oylamasının birlikten ayrılma kararı ile sonuçlanması, bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağcı partilerin hızla çoğalması gibi olaylar yorumcuları…