Sayı 58


01 Şubat 2019

Wolfgang Schivelbusch Kitabım Demiryolu Yolculuğu [The Railway Journey] 1979 yılında ilk kez yayınlandığında bilgisayar henüz yaygın olarak bilinmiyor ve internet hayal bile edilmiyordu. Gelecek otuz yılda, ölçek ve etki açısından 19. yüzyılın Endüstri Devrimi ile karşılaştırılacak olan Dijital Devrim meydana gelmişti. Sanayi Devrimi’ni hızlandıran demiryolları ile bilgisayar, aynı makine evrimi yörüngesinin farklı noktalarında yer alıyor…

03 Şubat 2019

M. Şükrü Hanioğlu Google 2001 yılında “Google Zeitgeist” başlıklı bir kategori oluşturmuştu. Araştırma motoru, milyonlarca kullanıcısının arama konularını sınıflayarak, küresel ölçekte aylık ve yıllık “Zeitgeist”lar belirlemekle kalmıyor, bunların yanı sıra “zaman”ın ülkeler düzeyindeki “ruhu”nu ve film, kitap benzeri alt başlıklarda şekillenen yansımalarını da ortaya koymaya çalışıyordu. Anılan kategorinin yaratıcıları, söz konusu “Zeitgeist”ın değişik zaman dilimlerindeki…

05 Şubat 2019

Massimo Montanari Gelecekte nasıl besleneceğiz? Gelecek tamamen belirsiz olsa da bazı temel ipuçları takip edilebilir: Bugünkü beslenme alışkanlıklarımızı yönlendiren akımlar, geçtiğimiz onlarca yıl boyunca şekillenen ve muhtemelen de gelecekteki seçimlerimizi koşullayacak yemek alışkanlıklarımızdaki zamanın ruhu. Henüz geniş bir tabakaya yayılmış olmasa da artık azınlıkla sınırlı kalmaktan çıkmış olan ve bizi çepeçevre saran çevre kaygısının gün…

08 Şubat 2019

Semih Ceyhan İlahî kudretin varlıktaki tüm eşyayı kuşattığına delil olmak üzere ilahî hitapta kasem (yemin) sözel formu sıklıkla kullanılmıştır. Söz konusu yeminler içerisinde Allah’ın leyl (gece), nehâr (gündüz), şafak, duhâ (kuşluk), asr (ikindi), fecr (tan), subh (sabah), yevm (gün) gibi zaman ifade eden kelimelere yemin etmesi dikkat çeker. İnsanın varlığı zaman, mekân ve hareket boyutlarında…

12 Şubat 2019

Lynn Hunt Biz insanlar işlerin daha iyiye gittiğini düşünür gibiyiz; her ne kadar bu “daha iyi” kavramını tanımlamada anlaşamasak da. Ulusalcı partilerin ve siyasetin yükselişini olumlu bulanlar işlerin iyiye gittiğini, göçmen akınlarının kesileceğini ve uluslarının -bunla her neyi kastediyorlarsa artık- kendilerine meydan okuyan tüm hasımlarına karşı (Avrupa Birliği, Çin, Yahudiler, Müslümanlar; olası hasım söz konusu…

15 Şubat 2019

Selman Bayer İnsan bir nokta idi, onu medeniyet çoğalttı. Onu bağlamından kopararak teşhir edilebilir bir nesneye, edebî figüre, kültürel ögeye dönüştürmek yoluyla üzerine ölü toprağı serpti. Böylelikle gözü kararan klasik dönemin yaşayan insanı zamanla hükmeden, zulmeden, rol kesen ve kendisini yok etmeye azmeden bir canavara dönüştü. Onu bu hâle getiren, bilim ve insanperestliğin keskin aydınlığında…

17 Şubat 2019

Turgay Şafak Kudretli şairler bir kelimeyi kullanırken o kelimeye yeni anlamlar yüklerler. Her ne kadar kendisinden önce gelen şairler aynı kelimeyi onlarca farklı anlamda kullanmış olsalar dahi şairin kudreti kelimenin manasını hatta imlasını değiştirmeye bile yeter. Hâfız-ı Şîrâzî bir şair olarak şiirlerinde kendine has bazı kelime ve mazmunlar kullanmıştır. Bu kelimelerden bazıları hem kendisinden önce…

19 Şubat 2019

Oğuz Haşlakoğlu Zeitgeist Hegel’e atfen kullanılır ancak Hegel’in bu vurguda kullandığı şüphelidir.  Daha çok bu sözcüğü Felsefe Tarihi Dersleri’nde geçen insanın kendi zamanını aşamayacağına dair düşüncesinde kerhen dile getirir. Oysa güncel kullanımı kuvvetli bir anlam kazanarak ortaya çıkan tezahürlerinden içinde yaşanan dünyayı tanımayı sağlar; Zeitgeist bize zamanın akışında nasıl bir dünyada yaşadığımızı söyler. Zeitgeist’ı bu…

22 Şubat 2019

Mehmet Sait Şener İspanyol romanının 20. yüzyıldan itibaren ne gibi değişimlere uğradığına ve günümüzde ne tür eğilimler gösterdiğine yüzeysel de olsa bir bakış atmadan evvel ortak bir dil ve tarihi paylaşmalarına rağmen edebiyat alanında Hispanoamerika ile İspanya arasındaki farklılıklara kısaca değinme ihtiyacı hissediyorum, zira çoğu zaman İspanyol edebiyatından anlaşılan, biri ülke, diğeri kıta edebiyatı olmasına…

26 Şubat 2019

Beytullah Çakır “İnsan toplumları kesinkes insanlarca yaratılmıştır ve bu nedenle onun ilkeleri bizim insan aklımızın değişik yönleri içinde aranmalıdır. Bu konuda kafa yoran herkes, filozofların bütün enerjilerini Tanrı tarafından yaratıldığı için en iyi şekilde yalnız O’nun bileceği doğa âleminin incelenmesine yöneltmiş olmalarına ve insanlar tarafından yaratıldığı için ancak onların bileceği toplumsal âlemi yahut uluslar âlemini…