Kültür-Sanat


01 Ekim 2026

Selman Dilek   Aydınlanma ile din arasındaki münasebet, çoğu zaman aklın ilerleyişi karşısında inancın geri çekildiği tek taraflı bir hesaplaşma olarak tasvir edilir: Modern akıl tahakkümünü genişlettikçe dinin nüfuz alanı daralmış, metafiziğin hakikat iddiaları eleştirinin konusu hâline gelmiş ve nihayet inanç, kamusal hakikat talebinden ferdî kanaat sahasına çekilmiştir. Böyle bir anlatı, modern düşüncenin belirli bir…

01 Ekim 2026

Yasin Salmaz Giriş İnsan, yaşadığı dünyayı yalnızca deneyimleriyle değil o deneyimleri adlandırdığı kavramlarla da anlamlandırır. Bir olgunun hangi isimle anıldığı yalnızca dilsel bir tercih değildir aynı zamanda o olgunun nasıl yorumlanacağını, hangi tarihsel bağlama yerleştirileceğini ve hangi anlam dünyası içerisinde okunacağını da belirler. Bu nedenle sosyal bilimlerde kullanılan kavramlar, yalnızca tanımlayıcı araçlar değil aynı zamanda…

01 Ekim 2026

Turgay Şafak   Giriş Feridüddin Attar kuşların dilinden seyrülüsûku anlattığı muhalled eseri Mantuku’t-tayr’da bir yandan hikâyenin asıl kahramanı olan kuşların başından geçenleri anlatırken bir yandan da bahsi geçen kuşların hâlet-i ruhiyelerine uygun kıssa ve hikâyeler anlatmaktadır. Bu hikâyeler sayesinde Attar, bahsi geçen konunun daha iyi anlaşılmasını murat etmiş olmalıdır ki eserinde yer verdiği kuşların her…

01 Ekim 2026

Gökhan Duman İlk nesil Türk işçileri için Almanya, salt ekonomik bir birikim alanı ve geçici bir çalışma durağı niteliğindeydi. 1961 İş Gücü Anlaşması’nın yapısına da yansıyan rotasyon prensibi, ilk gidenlerin en fazla iki yıl içerisinde ana vatana döneceğini öngörüyordu. 1964 yılında bu yasal süre sınırı kaldırılmış olsa da 1970’lerin ortalarına dek süregelen o köklü „kesin…

01 Ekim 2026

Oktay Türkoğlu Suriçi İstanbul, irili ufaklı birçok hazireye ev sahipliği yapar. Bunlardan biri şimdi pek hatırlanmayan ismiyle Haydar semtinde yer alan Aşık Paşa Camii ile yanı başındaki Seyyid Velâyet Türbesi hazireleridir. Bu yapılar hakkında yazılmış bazı metinler mevcuttur. Biz bu kısa yazımızda ilgili yerler hakkında uzun uzadıya bilinen şeyleri tekrarlamak yerine, mezar taşları odağında literatürdeki…

01 Ekim 2026

Harun Tuncer* 30 Aralık 1811’de Londra yakınlarında dünyaya gelen James William Redhouse, erken yaşta yetim kalınca annesi tarafından yoksul çocukları “dünyanın dört bir yanına salınacak seçkinler” olarak yetiştiren Christ’s Hospital’a kaydedildi. Zekâsı dolayısıyla öne çıktığı Kraliyet Matematik Okulunda trigonometri, seyr-i sefâ’in ve haritacılık eğitimi görüyordu; fakat kuralları ısrarla ihlal edişi eğitim hayatına mal oldu. Bir…

01 Temmuz 2026

Selman Dilek “Dört Kitabın Manası” yazı dizisinin ilk halkasında, Musevî nübüvvetin taşıdığı hikmeti -bilhassa tevhidin tenzihî safvetini ve bu safvetin tarihte muhafazası olarak şeriatın kurucu rolünü- “kıraat” çizgisi içinde takip ettik. Bu ikinci halkada ise İsevî nübüvvetin manasına yöneliyoruz: İlahi rahmetin beşerî bir mazhar üzerinden nasıl tecelli ettiğini; başka bir deyişle teşbihin hassas mizânını anlamaya…

01 Temmuz 2026

Yasin Salmaz I. İLK KEZ DUYULDUĞU HÂLDE ÇOKTAN BİLİNEN SES Bazı sesler vardır, insan onları ilk kez duyduğunu sanır. Oysa ses çoktan içeri girmiştir. Nereden geldiği, kimin söylediği, hangi dilde kurulduğu o anda önemini yitirir. Bir türkü olabilir bu, bir ilahi, bir uzun hava, bir mahnı, gece yarısı açık kalmış eski bir radyodan sızan kırık…

01 Temmuz 2026

Turgay Şafak Feridüddin Attar’ın Mantıku’t-tayr adlı eserinde kuşların Simurg’u bulma arzusuyla yola koyulma hazırlıklarını, daha doğrusu Hüthüt’ün kuşları bu yola ve yolda karşılaşacakları zorluklara karşı hazırlarken kuşlardan bazılarının yola çıkmamak için dile getirdikleri bahaneleri Sabah Ülkesi’nin seksen yedinci sayısında yazmıştım. Mantıku’t-tayr’ın ilk bölümlerinde on kuş, sahip oldukları hususiyetleri de öne sürerek yola çıkmak istemediklerini söylemişti….

12 Nisan 2026

Selman Dilek   Yunus Emre, “Dört kitabın manası bellidir bir elifte…” derken, ilahi kelamın tarihteki çeşitli tezahürlerinin hakikatte aynı manaya rücû ettiğine işaret eder. Elif, alfabenin maya tuttuğu asli harf olmakla, hem tevhidin bütün açılımlarını kendinde toplayan bir ilkeyi, hem de insanın vahye muhatap her türlü “kıraat”ini istikamete çağıran bir remzi temsil eder. Bu yazı…