Dosya


01 Nisan 2025

Emre Şan 1.Aklın Kamusal Kullanımının Yazı ile İlişkisi Teknoloji tarihçisi Bertrand Gille’in ifade ettiği gibi tüm tarihsel devirler teknik sistemlerle ilgilidir.[1] Söz konusu teknik sistemlerin başında yazı gelir. Yazının icadı ile birlikte insanlar düşüncelerini somut bir biçime dönüştürme, bunları kayıt altına alma ve gelecek nesillere aktarma imkânı bulmuştur. Bu sayede bilgi birikimi artmış, bilimsel ve…

01 Nisan 2025

Ali Hasan Hamut* Yirmibirnci yüzyılda medya ve iletişim çalışmalarında, dijitalleşmenin hızla hayatımıza girmesiyle beraber yeni araçlar üzerine yoğunlaşılmış, teorik ve metodolojik değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişiklikler yaşanmasına karşın mevcut iletişim ve medya çalışmalarındaki baskın yaklaşımlar yerini korumaya devam etmiştir. Teknolojinin toplumsal ve ideolojik etkileri üzerine yoğunlaşılmış fakat yeni araçların biçimsel ve ontolojik boyutları göz ardı edilmiştir….

01 Nisan 2025

Muhammed Bedirhan* İnsanlar, içinde yaşadıkları dönemi genellikle geçmişe kıyasla daha kötü olarak görme eğilimindedirler. İnsanlık tarihinin her döneminde geleneksel değerlerin sarsılması ve ahlaki normlardaki kaymalar nedeniyle yaşlıların veya orta yaş kuşağının büyük bir toplu felaket ya da kıyamet beklentisine girdikleri görülür. Onlara göre zaman bozulmuştur, gençler yozlaşmıştır. Dünya hızla küresel çapta bir felakete sürüklenmektedir. Bu…

01 Nisan 2025

Yuk Hui* ChatGPT, Kasım 2022’ de piyasaya sürüldüğünden beri heyecan ve korku uyandırıyor.[1] Farklı dillerin içeriklerine olmasa da semantik ve sentakslarına yönelik bariz hâkimiyeti, sıradan bir sohbet botu (chatbot) bekleyen kullanıcıları şaşırtıyor. Bazı üniversiteler, çoğu öğrenciden daha iyi performans gösterdiği için öğrencilerin ChatGPT’yi kompozisyon yazmak için kullanmalarını derhâl yasakladı. Gazetelerdeki köşe yazıları eğitimin sonunun geldiğini…

01 Nisan 2025

Koray Kırmızısakal* “Anlamıyor musun, […] ölmekte olan biziz; burada, aşağıda gerçekten yaşayan tek şey, Makine. Makine’yi bizler, istediğimizi yapsın diye yarattık, ama artık istediğimizi yaptıramıyoruz ona. Makine mekân duygumuzu, dokunma duyumuzu elimizden aldı, insanlar arasındaki bütün ilişkileri bulandırdı, aşkı cinsel ilişkiye indirgedi; hem bedenlerimizi hem irademizi felce uğrattı ve şimdi de bizi kendisine tapmaya mecbur…

31 Aralık 2024

Ekrem Demirli “Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur.” (Yûnus Emre) “Varlıktaki ilke değişimdir. İnsan ise bir bukalemundur.” (İbnü’l-Arabî)   Ne kadar ısrar edersek edelim “düşünen canlı” olmanın iktiza ettiği bir suhulet ve ferasetle hareket edemiyor, nesneleri öznel dünyamızın daraltıcı kalıplarını aşarak serinkanlılıkla göremiyor, kararlarımızı ve davranışlarımızı belirleyemiyor, saiklerini bir türlü tespit edemediğimiz…

31 Aralık 2024

Hasan Sevil     Hak bir gönül verdi bana, ha demeden hayran olur, Bir dem gelir şâdân olur, bir dem gelir giryan olur, Bir dem sanırsın kış gibi, şol zemheri olmuş gibi, Bir dem beşâretten doğar, hoş bağ ile bostan olur, Bir dem gelir söyleyemez, bir sözü şerh eyleyemez, Bir dem dilinden dürr döker, dertlilere…

31 Aralık 2024

 İsmail Güleç İnsan olmak, hakikat denilen yüce varlığı aramakla başlayan ve bilmekle tamamlanan bir süreçtir. Dünya denilen yer hakikati arama yurdundan başka bir şey değil ve bu arayış insanlara Hz. Âdem’den miras kalmıştır. İnsan, aslında aramakla bulunamayacak bir şeyi arıyor. Bulunamayacak bir şeyi aramasının nedeni bulanların sadece arayanlar olmasıdır. İnsanın başka çaresi yok maalesef. Buna…

31 Aralık 2024

Ahmet Murat Özel Klasik tasavvufun teşekkül ettiği 9. ve 10. yüzyıllarda sufiler, insanın duygularının manevi deneyimlerle kesiştiği sınırları incelemişlerdi. Bu incelemede kat ettikleri mesafe, bugün bazı psikologların, Muhasibi başta olmak üzere, bu sufilere gösterdikleri ilginin sebebini teşkil eder. Hâl, makam, varid, hâtır, vakt gibi içsel gözlemi anlamlandırmak için üretilmiş kavramlar, bu inceleme sonucunda sufilerin kendi…

31 Aralık 2024

Muhammed Bedirhan* Korku, genelde öz farkındalığı olan her canlının ve özelde ise insanın biyolojik ve psikolojik birtakım süreçleriyle bağlantılı temel hislerinden biri ve âlemşümul bir deneyimdir. Gotik edebiyatın ünlü yazarı H. P. Lovecraft, korkunun bu temel unsur olma özelliğine dikkat çekerek korkuyu insanlığın en eski ve en güçlü hissi olarak niteler. İnsanlığın en eski ve…