Dosya


22 Şubat 2018

Tarih boyunca farklı dil ve kültürlere sahip toplumların etkileşim içerisinde olduğu alanlarda iletişimin/aktarımın sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan en önemli araç çeviri -ya da kadim tabir ile tercüme- idi. Savaşlar nedeniyle yapılan seferler, ulaşım araçlarının gelişmesiyle farklı dil ve kültürlerin birbirlerine yakınlaşması, artan ticari ilişkiler ve büyük ticaret yolları, şehirleşmeyle farklı kültürlerdeki insanların bir arada yaşamaları…

19 Şubat 2018

Müslümanlar İspanya’ya ilk defa 711 yılında vardılar ve yarımadadan tamamıyla sürülene kadar (1609-14) dokuz asır boyunca İspanyol kültürüne büyük katkı sağladılar. Endülüs ve İspanya tarihi çalışanların malumudur ki İspanyol kimliğinin ne ihtiva ettiği tartışmasında öne çıkan iki isim vardır: Américo Castro ve Claudio Sánchez Albornoz. Castro İspanyol kimliğinin İslami, İbrani ve İsevi kültürlerinin yoğrulmasıyla ortaya…

15 Şubat 2018

19 Mart 1909 – 1 Eylül 1919 tarihleri arası 161 sayı yayınlanıp Cumhuriyet öncesinin en uzun ömürlü ve en geniş yazar kadrosuna sahip süreli yayınlarından biri olan Cerîde-i Sûfiyye dergisinin ilk başyazarı1 Ali Fuâd Efendi, Ayasofya Câmii-i Kebîr’inde mesnevîhân olması hasebiyle hem Hz. Mevlânâ’yı ve fikirlerini iyi bilen, hem de İbnü’l Arabî düşüncesini hususi tetkik…

10 Şubat 2018

“… Hiç bilenlerle bilmeyenler müsavi olur mu? Ancak temiz akıllı olanlar anlar.” Zümer 9 “Allah güzeldir; güzeli sever.” Hadis-i Şerif “Hamd, şeyleri bir yokluktan ve yokluğun yokluğundan var eden ve şeylerin varlığını kelimelerinin yönelişine dayandıran Allah’a mahsustur. Bu sayede onların yaratılmışlığını ve Hakk’ın kadimliğinden kaynaklanan ezeliliklerinin sırrını öğrendiğimiz gibi Allah’ın bize bildirdiği kadimliğini de öğreniriz.”1…

08 Şubat 2018

İslam’ın filizlenme evresinin akabinde, yani İslam’ın bir medeniyet olarak zuhuru sürecinde Müslümanlar kendilerini medeniyet taşıyıcı pek çok fikrî geleneğin karşısında buldular. Bu bağlamda Orta Asya ve Hint alt kıtasının ilkel ya da milli dinleri, Orta Doğu’nun semavi dinleri ile ezoterik/hermetik öğretileri, nihayet Akdeniz merkezli ve pagan kökenli Yunan felsefesinin muhtelif şubeleri zikredilebilir. Yalnızca bir din…

05 Şubat 2018

Sicilya’da Müslümanlarla Hristiyanların Yan Yana Serpildiği Vakitler Zaman zaman “Müslüman İspanya” ya da Endülüs’teki muhteşem şeyler üzerine düşünürüm. Yaklaşık 711’den başlayıp 1492’de sona ermesine kadar burada Müslüman yöneticiler hep bir convivenciayı korudular. “Birliktelik içinde yaşamak” ya da “birlikte var olmak” anlamına gelen bu İspanyolca kelime, Avrupa kıtasında eşi görülmemiş bir inançlar arası iç içe geçme…

01 Şubat 2018

İnsanlık tarihine veyahut bilimlerin tarihine dair dönemlendirme yapmak daima çok güç ve aynı zamanda da risklidir. Yapılan her dönemlendirme belirli ölçüde keyfîlikle maluldür, üstelik bu keyfîlik kaçınılmazdır. Her dönemlendirme yapan, tarihteki sayısız olay ve olgulardan bir kısmını seçmek ve diğer tüm olay ve olguları bu seçilenler ışığında yorumlamak durumundadır. Bu keyfî mazur kılabilecek yaklaşım ise,…

29 Ocak 2018

İnsanların ve toplumların farklılaşmasındaki ve birbiriyle öteki olarak karşılaşmasındaki önemli etkenlerden birisi, dinlerin çokluğudur. Günümüzde küreselleşme ile birlikte farklı dinlerden ve farklı dinlerin müntesiplerinden haberdar olmak, onlarla karşılaşmak oldukça yoğun olarak yaşanan bir durum olsa da insanlık tarihi boyunca dinî çeşitlilik veya dinlerin çokluğu bir vaka olagelmiştir. Kur’an’da ilk insanın aynı zamanda ilk peygamber olduğu…

13 Kasım 2017

1. Giriş 1887’de gerçekleştirilen meşhur Michelson–Morley deneyi ışığın yer kürenin hareketiyle aynı doğrultuda ilerlerken de, yer küreye dik olarak ilerlerken de aynı hızda ilerlediğini kanıtladı. Bu beklenmedik sonuç sonunda Einstein’ın Görelilik Kuramını ortaya atmasına yol açacak etkili araştırmaları tetikledi. Böylece ışığın boşluktaki hızı evrende başka hiçbir şeyin ulaşamayacağı en yüksek hız olarak kabul edildi. Fotonlar…

06 Kasım 2017

Bir önceki makalede, el yazmalarının zaman ve mekân bakımından epeyce uzak insanlar arasında nasıl söyleşi aracı ve söyleşi sahnesi olduğunu açıklamıştım. Mesela 14. yüzyılda Semerkand’daki Teftâzânî, 12. yüzyılda yaşayan Nesefi’yle akîde hakkında bir söyleşiye girebilmişti. Ardından Hayâlî, Teftâzânî’yi 15. yüzyıl İstanbul’undan yanıtlamıştı. Öte yandan 17. yüzyılda Siyâlkûtî de söyleşiye Kuzey Hindistan’tan katılmıştı. 19. yüzyılda İbn…