Dosya

Yazar: Ahmet Murat Özel Afrika’da varlık gösteren tarikatlar, Afrikalı Müslüman toplulukların ihtidalarına ve eğitimlerine olduğu kadar, onların tarih içinde üstlendikleri sosyal ve siyasi rollerine de derinden etki etmişlerdir. Bunu, tasavvuf-toplum ilişkisi bağlamında söylenegelen klişelerden biri gibi değerlendirmemek gerekir. Afrikalı sufiler, Müslüman coğrafyanın başka yerlerinde görünmeyen biçimde, devlet kurmuşlar, toplumsal ve ekonomik kökten dönüşümlere öncülük etmişler;…

Yazar: Toby Green 16. yüzyıldan beri Afrika algısını şekillendiren ana unsur yabancılar tarafından inşa edilen basmakalıp imgelerdi. Bu süreç “geri bildirim döngüsü” olarak adlandırabileceğimiz bir şeyi içeriyordu. Bu döngüye göre, kıtanın sözde geri kalmışlığını çevreleyen önyargılar oraya giden yabancılar tarafından icat edilmiş imgelere sirayet ediyor, bu da bu geri kalmışlığa olan yaygın kanaatleri besliyordu. Bu…

Yazar: Eşref Altaş* Felsefenin tanımlarından biri “İnsanın gücü ölçüsünde eşyanın hakikatini bilmesidir.” şeklindedir. Bu tanım, “eşya” ve “eşyanın hakikati” ifadelerini içermesi bakımından ontolojik, “insanın gücü” ifadesini içermesi bakımından psikolojik meselelere gönderme yapar. Tanımın ikinci kısmı ise felsefe tarihinin cevaplanması güç epistemolojik meselelerine işaret eder. İnsanın bilgi edinme yolları (esbâbü’l-ilm) nelerdir? Mesela duyular bilgi verir mi,…

Yazar: Adem Beyaz* Avrupa’da, Aydınlanma döneminin başlarında, felsefe dâhilinde sıfırdan olmasa da tekrardan inşa edilecek alanlar arasında epistemoloji geliyordu. Descartes, Spinoza ve Leibniz gibi kıta akılcılarının karşısına Berkeley, Hume ve Locke gibi Britanya deneyimcileri dikiliyordu. Bu kamplaşmanın en ilginç, hararetli ve verimli tartışmalarından biri Leibniz ve Locke arasında geçecektir. Gottfried Wilhelm von Leibniz (1646-1716), hukuk, matematik,…

Yazar: Steven DeLay* Wege, nich Werke (Yollar, eserler değil). Asistanı Wilhelm von Herrmann’a göre Heidegger’in yaşamı boyunca yazdığı yazıların toplu basımı için tavsiye ettiği vecize buydu. Bizzat yol mefhumunun nasıl anlaşılması gerektiği meselesine yaklaşmanın birden çok yolu var tabii. Mesela bu mefhuma, bir kişinin mizacını veya kişiliğini tasvir etmek için başvurulabilir, herhangi biri hakkında “İhtilafı halletmede…

Yazar: Pieter Coppens* Kıyamet ve sonrasına dair Sünnî düşünce, müminlerin ahirette bir ödül olarak Tanrı’yı kendi gözleriyle göreceklerini genellikle kabul eder. Bu yaklaşım, böylesi bir görünün imkânını akli temeller üzerinden reddeden Mu‘tezile ve Şîa’ya nazaran Sünnî İslam’ın tefrik edici kimliği için hayati bir noktaydı hatta. Peki, bu dünya hayatında durum ne? Müslüman teologlar Tanrı’yı bu…

Yazar: Veysel Kaya* Cenâb-ı Hakkın Fahr-i Kâinât’a vahyini indirdiği lisanda varlık (vücûd) iki anlama gelir: Bir, realitede gerçekleşme ve mevcut olma (isbât / husûl / enniyye); iki, idrak etme ve algılama (vücûd hissî-vücûd aklî). Biri var olmayı biri de ona ilişkin algıyı ifade eden bu iki anlam, araştırmayı (bahs) temel alan yöntemde birbirinden ayrı görülebilir;…

Yazar: M. Michela Sassi* Fizyolojik açıdan baktığımızda, Antik Yunanların duyuları da tıpkı bizimki gibi işliyordu. Aslında, modern bilim, insan türünün kökeninden bu yana, bize duyumun fizyolojisinin zaman ve mekânda değişmeden kaldığını taahhüt eder. Bununla birlikte, algısal süreçlerin mekanizmaları evrensel olsa da duyularımızı kullanma şeklimiz öyle değildir. Dünyadaki şeylere verdiğimiz anlamlar büyük ölçüde duyular yoluyla bize…

Yazar: Yunus Cengiz* Duyumsamanın iki yüzü vardır: Biri fizikseldir, zihnin dışındadır; maddi bir olay olarak nesneye yöneliktir. Diğeri ise zihinseldir ve nefsani bir hareket olarak özneye yöneliktir. Bu iki yüz o kadar iç içedir ki onlar sahici olarak ayrıştırılamaz bir biçimde birdendir.11 Gilles Deleuze, Francis Bacon Duyumsamanın Mantığı, çev. Can Batukan, Norgunk Yayınları, İstanbul, 2009,…

Yazar: Mayanthi L. Fernando*11 Bu makalenin İngilizce versiyonu ilk olarak, Courtney Bender ve Nancy Levene’in küratörlüğünü yaptığı “Is this all there is?” (Her şey bu kadar mı?) projesinin bir parçası olarak, Sosyal Bilimler Araştırma Konseyi’nin (SSRC) bir forumu olan The Immanent Frame’de … Continue reading Kedim Hoppy ölene kadar hayaletler hakkında pek düşünmemiştim. Diğer birçok kedi…