Yazı Arşivi

Mustafa B. Bozkurt* Fransız tarihçi Philippe Ariès, 1960’da neşrettiği L’Enfant et la Vie Familiale sous l’Ancien Régime [Eski Nizam’da Çocuk ve Aile] kitabında[1] daha sonraki yıllarda çok tartışılacak bir inceleme yaptı ve çocukluğun “icat edilmiş” bir şey olduğunu iddia etti. Ona göre tarihin geniş bir kısmında, neredeyse Aydınlanma Çağı’na kadar çocukluğa özel bir anlam…

Murat Erşen* Ve yine bu şekilde düşündüm ki hepimiz yetişkin yaşa varmadan önce çocuk olduğumuz ve uzun süre çoğu kez birbirleriyle çelişen ve belki de hiçbiri bize hep en iyiyi öğütlemeyen arzularımız ve öğretmenlerimiz tarafından yönlendirildiğimiz için yargılarımızın doğumumuzdan itibaren aklımızı tam olarak kullanmamız ve yalnızca onun tarafından yöneltilmemiz durumunda olacağı kadar arı ve…

Mark Rowlands* Aziz Pavlus’un Korintlilere yazdığı mektuplardan birinde, yetişkin olmanın ne anlama geldiği konusunda kesin bir tavır takınır: “Çocukken çocuk gibi konuştum, çocuk gibi anladım, çocuk gibi düşündüm. Ama adam olunca çocukça şeyleri bir kenara bıraktım.” [1] Son zamanlarda, işler benim için biraz farklı bir hâl aldığından, Pavlus’un haklı olup olmadığını daha sık sorgular oldum….

Nathanael Stein* Önce kolay soru geldi; oğlum, dört yaşına bastıktan birkaç ay sonra şöyle sordu: “Gerçek miyiz?”[1] Soru aniden geldi gerçi ama tamamen durduk yere geldi de denemezdi; ben de hızlıca cevap verebildim: Evet, biz gerçeğiz ama Frozen’daki Elsa ve Anna, bu iki karakter gerçek değil. Bitti. Ama birkaç hafta sonraki soru, havuzdan sıçrayan su…

Henry Cowles* Psikolojide “kuram kuramı” (theory theory) adı verilen bir kuram vardır. Bu, kuramlar hakkında bir kuramdır.[1] Kulağa gayet açık gibi gelse de, kuram kuramı sezgilere aykırı sonuçlara yol açar. Yaklaşık çeyrek yüzyıl önce psikologlar, bilimsel kuramların gelişimiyle çocukların düşünme biçimi de dâhil gündelik düşünme biçimi arasındaki önemli bağlantılara dikkat çekmeye başladılar. Kuram kuramcılarına göre,…

James Brooke-Smith* Jean-Jacques Rousseau’nun Émile ya da Eğitim Üzerine (1762) adlı eseri, modern dünyada eğitim üzerine yazılmış belki de en etkili yapıttır.[1] Rousseau’nun doğrudan deneyim ve yaratıcı oyun yoluyla öğrenmeyi savunması, İsviçreli eğitim reformcusu Johann Pestalozzi’yi, Alman eğitimci Friedrich Fröbel’i ve anaokulu hareketini derinden etkilemiştir. Zihnin yanı sıra bedenin de eğitilmesine yaptığı vurgu, 19. yüzyılda…

Selman Dilek Bir önceki yazıda, Batı modernliğinin nihai safhasında, onu inşa eden asli sütunlara yönelik derin bir “emn”iyetsizliğe kapıldığını ifade etmiştik: Aydınlanmacı akla, geleneksel ruhaniliğe ve toplumsal aidiyete duyulan güven kaybı. Bu üç güven krizinin, modern kültürlerin neredeyse tüm alanlarında yankı bulduğu ileri sürülebilir. Zihniyet itibariyle, metafiziğin felsefe ve bilim sahnesinden dışlanması, varlığa ilişkin bütüncül…

Güçlü Ateşoğlu Yüzler vardır, Selâhattin Pınar gibi, Oruç Aruoba gibi ve de Turgut Uyar gibi… “… [H]üzünlü romantik bir bozkır delikanlısı…” diyor Alâaettin Karaca, “Sunuş” yazısında.[1] Bu hüznün dinleme becerisiyle ve sükûnetin nerede mevcut olduğuyla ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu ilişkinin kendisi koşullar dizisini çağırmıyor. Nedensel ilişkilerin olmadığı anlamına gelmemekle birlikte, dinlemenin asli yapısına vurgu yapıyor….

Asım Cüneyd Köksal* “‘Başka’ Ekseninde Adalet ve Ahlak” başlıklı yazımın sonunda, Mâverdî’nin Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn isimli kitabından hareketle (onun “kapsayıcı adalet” (adlün şâmil) dediği) şümullü erdemin özelliklerine temas edilmişti. Mâverdî böyle şümullü biçimde anlaşılan adaleti kişinin kendinde gerçekleştireceği adalet ile başkalarında gerçekleştireceği adalet olmak üzere temelde iki kısma ayırıyordu. Esasında Mâverdî gibi sarih ifadelerle ifade etmese…

Harald Viersen* Çağdaş Arap düşüncesi üzerine yaptığım tez çalışmamın üzerinden birkaç yıl geçmişti ki, yaptığım aramalarda Türkçe yayınlar karşıma çıkmaya başladı.[1] Bu makaleler, özellikle, o dönemde araştırmamın önemli bir parçası olan bir kişiyle ilgiliydi: Faslı filozof Taha Abdurrahman -ya da kısaca Taha, çünkü aslında soyadı bu. Konuyu biraz daha derinlemesine incelemeye başladığım zaman, gördüm ki…