Sayı 89

Asım Cüneyd Köksal* İnsanın âlem içerisinde seçkin bir varlık olduğu fikri, (bir fikir olarak) hiçbir zaman son dönemlerdeki kadar yara almamıştı denilebilir. Günümüzde insanın yeryüzü içerisinde üstün bir varlık olduğu yaklaşımını iki gelenek sürdürüyor: İlahiyatçılar (bilhassa Müslüman ve Hristiyan din adamları ve bu dinlere bağlı düşünürler) ve hümanistler. Önceki yazımızda, Joanna Bourke’ün İnsan Olmak…

Erdal Yılmaz* 2013 yılında, doktora tezi çalışmamın bir boyutunu oluşturan Paris I Panthéon-Sorbonne Üniversitesindeki çalışmalarıma devam ederken, tez danışmanımın organize ettiği “Hegel Çalışmaları” toplantı serisinde her zaman değerlendirmeleriyle öne çıkan ve Hegel üzerine birçok kitabı bulunan bir katılımcının/hocanın intihar ettiğini öğrendim. İşte o zaman bu fenomen hakkında derinlikli düşünme ve yazı kaleme alma fikri…

Burhanettin Tatar Batı düşünce tarihinde başarı öyküsü olarak hakikat tasavvuru, Platon’a, hatta Parmenides’in Tabiat Üzerine adıyla bilinen şiirine kadar geri götürülebilir. Bu şiirde bir gencin (Parmenides) manevi yolculuk yaparak ziyaret ettiği tanrıçadan sarsılmaz hakikat (aletheia) ile ölümlü insanların güvenilmez kanaatleri (doxa) arasındaki farkı öğrenmesinden söz edilir. Sarsılmaz hakikat, Parmenides ile öğrencisi Zeno’nun savunduğu varlığın…

Taner Doğan* Tarih boyunca insanlık bilginin peşinden koştu. Kütüphaneler kurdu, üniversiteler inşa etti, ansiklopediler yazdı, matbaayı icat etti, interneti geliştirdi ve sonunda yapay zekâ üretti. Belki de ilk kez, bilgiye ulaşmanın neredeyse hiçbir çaba gerektirmediği bir çağdayız. Fakat tam da bu yüzden şu soruyu yeniden sormamız gerekiyor: Bilginin arttığı bir çağda, neden hikmet yoksunluğu içindeyiz?…

Ekrem Demirli “İnsan mecburen özgürdür.” İbnü’l-Arabi İnsanlar tıpkı kuşlar gibi gökyüzünde uçmak, yeryüzünün baskısından arınarak diledikleri yerlere gidebilmek isterler, en azından edebiyat ve sanat ürünlerinde dile gelen iştaha bakınca böyle bir değerlendirme yapmak mümkün olabilir. Hâl böyle ise o zaman özgürlük insan için bir ideal, bir arzu, sürekli peşinden gittiği bir gaye…

Eşref Altaş İnsanın özgürlüğü ile ahlaki sorumluluğu arasındaki ilişki çoğunlukla özgürlükten sorumluluğa doğru kurulur. Buna göre insanın önce özgürlüğü temellendirilir ve ardından bu özgürlüğün onu eylemlerinden ahlaken sorumlu kılıp kılmadığı sorulur. Ancak özgürlük ve sorumluluk arasındaki ilişkinin tersinden konuşulması da mümkündür. Bu durumda önce sorumluluğun neliğine, sonra onun hangi şartları gerektirdiğine eğilebiliriz. Bu durumda sorumuzu…

Mehdi Çelenk Yüzüklerin Efendisi ile yirmili yaşlarına henüz gelmemiş, üniversite sınavlarına hazırlanan, izlediği herhangi bir kurgusal dünya içerikli filmi yalnızca “fantastik” şeklinde özetleyebilen çocuk zihniyle, bir sinema salonunda tanışmıştım. Gençlik yıllarının başları o dönemlere denk gelen hemen hemen tüm akranlarımın “En sevdiğiniz film nedir?” sorusuna vereceği cevapların başında muhtemelen bu “üçleme” gelir. Yaşıtlarım tarafından defalarca…

Kasım Küçükalp* Giriş: Ontolojik Açıklıktan Epistemik Kesinliğe ve Ontolojik Farka Özgürlük Batı düşünce geleneğini, insanın varlık ve hakikat ile kurduğu münasebetin, klasikten, moderne ve postmodern zamanlara köklü bir biçimde dönüşüm geçirmesinin tarihi olarak görmek mümkündür. Söz konusu dönüşüm, en belirgin bir biçimde, modern öncesi dünyanın “ontolojik açıklık” olarak nitelendirilebilecek varlık ufkunun, moderniteyle birlikte “epistemik kesinlik”…

Ahmet Dağ* GİRİŞ İnsanlık tarihinde bilgi ve tekniğin gelişmesiyle “özgürlüğün” daha genişlediği bir gerçekliktir. Ateşin ve kesici aletlerin icadı insanı doğaya tabi olmaktan çıkararak, ona doğayı dönüştürme özgürlüğü vermiştir. Tekerin icadı ise insanın belli bir mekâna bağlı olmasından kurtararak ona farklı mekânlara gidebilme özgürlüğü sağlamıştır. Bilgi ve tekniğin ilerlediği Rönesans, Aydınlanma ve Sanayi Devrimi dönemlerinde…

Ali Erken Modern Toplumda Gençlik ve Özgürlük “Gençlik” kavramının ne ifade ettiği, coğrafi ve tarihsel bağlamlara göre değişkenlik göstermiş, anlam bütünlüğü açısından kişinin yaşı, eğitimi, hayat tecrübesi veya davranış özellikleri öne çıkmıştır. Genel olarak, eğitim imkânlarının kısıtlı, ortalama hayat süresinin düşük, ekonomik zorlukların baş gösterdiği dönemlerde bireylerin erken yaşta sorumluluk almaları doğal karşılanmıştır. …