Sabah Ülkesi

MUTLAK VARLIK VE KANUN: SADREDDİN KONEVÎ DÜŞÜNCESİNİ ANLAMA GİRİŞİ

Philipp Valentini* Sadreddin Konevî (1207-1274), Varlığın birliği öğretisini atfettiğimiz büyük mutasavvıf İbnü’l-Arabî’nin (1165-1240) üvey evladı ve doğrudan varisidir. Bu öğretiye göre Allah’ın bizatihi Varlığı daima Kendine özdeştir: “Bil ki Hak saf Varlıktır, orada bir fark bulunmaz, O Birdir, hakiki Birliktir, çokluğa nispetle algılanamaz; zira ne bu birliğin bizzat gerçekliği ne de [yaratılmış varlıklar nezdinde] kavranışı…

İNSAN VE ÖZGÜRLÜK 1: KELAM GELENEĞİNDE İRADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Asım Cüneyd Köksal*   İrade özgürlüğü meselesi kadar insan düşüncesini zorlayan ve meşgul eden başka bir başlık bulabilmek güçtür. Cemil Meriç özgür irade meselesinin önemli düğüm noktalarını şu çarpıcı ifadelerle özetlemişti: “Hürriyetin varlığı vicdanın şehadetiyle sabit. İnsanlık tarihi de, içtimai müesseselerin bütünü de, hürriyetin inkâr edilmez delilleri. Hareketlerimizde hürüz, ama mutlak bir bağımsızlık da yok….

HADİSE VE HADİSEVİ TARİH

Christophe Bouton*   Giriş Hadise terimi iki ana anlama sahip.[1] Latince evenire (ortaya çıkmak, vuku bulmak, olmak) fiilinden gelen bir anlama göre dünyada vuku bulan her şeyi isimlendirir. Modern zamanlarda kelime sıra dışı, belirleyici olan şey anlamını kazanmıştır; “zaman içindeki beklenmedik kırılmayı” tarif eder hâle gelmiştir (Dosse 2010:3). Hadise tarihinde daha yaygın olan bu ikinci…

TAŞLAŞMA DEĞİL DÖNÜŞÜM: “MÜLTECİ KRİZİ”NE İKİ YANIT

Hartmut Rosa*   Evet doğru. Mültecilerin içeri girmelerine izin verirsek ve onlarla ilişki kurarsak, bizi değiştirirler; dönüşeceğiz ve çok geçmeden artık aynı kişi olmayacağız, farklı insanlar olacağız! Bu nedenle, mülteci sorununun toplumumuz için bir meydan okuma olmadığını iddia etmek kesinlikle yanlış olur. Yine de bunu kabul etmek, hiçbir şekilde bununla başa çıkmanın en doğru stratejisinin,…

DİNDARLIK AZALIYOR MU ARTIYOR MU? MODERN DÜNYADA DİNE YÖNELİK MEYDAN OKUMA

 Ekrem Demirli       “Tanrı’nın varlığını bilmek bedihi bir bilgidir.” (İbnü’l-Arabî metafiziği)   “Tanrı’nın varlığının kanıtlanması veya reddedilmesi eşit ölçüde imkânsızdır.” (Kant’ın Tanrı telakkisi, mealen)     Giriş Yerine: Dindarlık Ölçülebilir mi? Toplumsal ve bireysel hayatta dinin etkinliği üzerinde kesin kanaatlere varmak, hâlihazırdaki durumu doğru tespit etmek bir yana, gelecekle ilgili öngörülerde bulunmak zordur….

DÜNYANIN ÜSTESİNDEN GELMEYE ÇALIŞMALI MIYIZ? POST-SEKÜLER ÇAĞDA İMAN

Jason W. Alvis Bu dünyada sıkıntı yaşayacaksın. Ama cesaretini topla – ben dünyanın üstesinden geldim. (Yuhanna 16:33) “Seküler” kavramının geniş ve karmaşık çeşitliliği, belirli ve benzersiz bir görme şeklinin kaynaklarından yararlanır ve ardından onu besler. Faaliyetleri ve işlevleri, bu dünyada, içinde yaşadığımız uzayda, çağda ve zamanda “bilinen” olana nötr, açık ve net bir şekilde göründüğü…



BARBARA CASSİN İLE SÖYLEŞİ “Evrenselcilik, Her Zaman Birilerinin Evrenselciliğidir!”

Söyleşi:Kadir Filiz  Fransız Akademisi üyesi olan Barbara Cassin çok sayıda makalenin ve ondan fazla kitabın yazarıdır. Çevrilemezler Sözlüğü’nün editörlüğünü yapmıştır ve bu eserin farklı dillere tercümesine devam etmektedir. Eserleri Türkçe de dâhil olmak üzere birçok dile çevrilmiştir. Çok farklı çalışma alanlarına sahip Cassin, aynı zamanda çeşitli sivil toplum örgütlerinde görev almaktadır ve sergiler için küratörlük yapmaktadır….

DARYUŞ ŞAYEGAN İLE ÖLÜM ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

Sayın Şayegan zihninizde ölüm ile ilgili nasıl bir tasvir var? Ölümü düşünmek ne ölçüde korku, ıstırap ve kalp çarpıntısına sebep oluyor?*  Büyük şair Rilke ölümü şöyle anlatıyor: “Hamile bir kadının karnında yorgun ve şefkatli çehresinin arkasında iki meyve oluşum hâlindedir. Biri ölüm diğeri yaşam.” Ölüm yaşamın bir parçası ve ölüm ile yaşam bir diğerinin çiftidir,…

MODERNLİĞİN HAREKET ETTİRDİĞİ TARİHİN UFKU: KOSELLECK’TEN SONRA VE KOSELLECK’İN ÖTESİNDE

Jörn Rüsen* Reinhart Koselleck’in, tarihsel düşüncenin modern karakteri üzerine tezinin kısa bir özetiyle başlamak istiyorum.[1] Bu tez, insan dünyası hakkında düşünmenin merkezî kavramlarında gerçekleşen temel bir değişikliğe ilişkin. Bu değişiklik, Avrupa’da 18. yüzyıldan 19. yüzyıla geçişte gerçekleşti. Koselleck’in Sattelzeit (“geçit zamanı”) terimi bu dönemi belirtmek için popüler hâle geldi. Bu dönemde tarih yeni bir anlam…

KESİNLİK VE MÜPHEMLİK 2: HAKİKAT İLE ZAN ARASINDA İSLAM GELENEĞİ

Asım Cüneyd Köksal* Bir hakikati kabul edip ona mensup olma tasavvuru, bu tasavvuru benimsemeyenlerle beraber uyum içinde yaşama meselesini beraberinde getirir. Bir taraftan kendi hakikatine sadık olmak, fakat aynı zamanda bu hakikati kabul etmeyenlerle uzlaşı içerisinde (herkesin kendi hakikatine sadık ve tabi olma imkânını kabul etmek suretiyle) yaşamak mümkün müdür? İslam tarihinden bunun yalnız mümkün…

REZONANS NEDİR? DÜNYAYLA BİR İLİŞKİ TÜRÜNE YAKLAŞIMLAR

Hartmut Rosa*   Kavramsal Belirlenim: Tanıma, Rezonans ve Yabancılaşma Fenomenoloji insan varlığını genel olarak, her zaman ve geri dönülmez bir şekilde bir dünyaya yerleştirilme (Heidegger), dünyanın bir parçası olma (Merleau-Ponty) ya da kendimizi bizim için anlamı olan (Charles Taylor) bir dünyada yeniden bulma olarak anlar. Bu anlayış, özne ve dünyanın “her zaman zaten” birbirinden bağımsız…

FRANÇOİS HARTOG’LA VE ONA KARŞI DÜŞÜNMEK

Dana Sajdi* İsrâ ve miraç gecesinin sene-i devriyesi hakkında yazıyorum; Hz. Muhammed’in doğaüstü bir mahluka (burak) binip “en uzak[1] mabed”e nakledildiği gece yolculuğu hakkında yani. Buradan da, rivayete göre, önceki peygamberle mülaki olmak ve nihayet uluhiyetle karşılaşmak için göklere yükseltilmişti. Bu olayın yad edilmesini, bir “zaman düşünürü” olan François Hartog’un kavramlarıyla düşünene kadar sorgusuz sualsiz…