Sayı 87


12 Nisan 2026

Asım Cüneyd Köksal*   “Andolsun ki biz Âdemoğullarını ‘tekrîm’ ettik (üstün bir izzet ve şerefe mazhar kıldık). Onlara karada, denizde taşıyacak (vasıtalar) verdik, onlara güzel güzel rızıklar verdik, onları yarattığımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.” (İsrâ suresi, 17:70)[1]. Bu âyet-i kerîme, insanın Allah tarafından tekrîm edilmiş, yani “keramet” ve şeref sahibi bir varlık olduğunu beyan ediyor….

12 Nisan 2026

Burhanettin Tatar*   Gazzâlî’de gördüğümüz monolojik bilinç ile başarı öyküsü olarak hakikat ilişkisi, klasik İslam düşüncesinin metafiziksel karakterinin bir yansımasıdır. Benzer tutumu kelam, tasavvuf ve felsefe alanında fikir üreten klasik düşünürlerde şu veya bu ölçekte görmekteyiz. Söz gelimi Fahreddin Râzî –her ne kadar kuşkucu özelliği ile dikkat çekse ve “kuşkucuların önderi” (imâmü’l-müşekkikîn) diye anılsa da–…

12 Nisan 2026

Emre Şan* Bireysel ve kolektif geleceğimizin, otomasyon teknolojilerine ve yapay zekâya bağlı olacağı bir çağa doğru gidiyoruz. Teknolojinin evrimi, değişimi bilişsel yetilerimizin, anımsama, dikkat ve beklenti edimlerimizin dönüşümünü tetikler. Teknoloji Felsefesi Problemleri: Yazı, Bellek ve Dikkat kitabında (Akademim, 2024) Bernard Stiegler’in teknoloji felsefesinden hareketle bu konuyu ele almıştım. Yazı, bellek ve dikkat kavramlarını teknoloji felsefesi…

12 Nisan 2026

Anthony F. Shaker Bu makale, Devés-Valdés’in eidetik çalışmalar önerisinin, hem bağımlılık kuramının hem de onun “dekolonyal” ardıllarının dünyayı kavramaya çalışırken başvurduğu kavramsal dilin ne denli derinden yetersiz olduğunu nasıl açığa çıkardığını inceler. “Epistemoloji” üzerine takındıkları bunca ahlakçı tavra rağmen, bu yeni jargonlar Batı kaynaklı soyutlamaların esiri olmaya devam eder. Üstelik dili; tarihsel, felsefi ve toplumsal…

12 Nisan 2026

Erdal Yılmaz*   “Felsefe ile meşguliyetimiz bizi hatta ısrarlı biçimde, durmaksızın “felsefe yapıyor” oluşumuzdan dolayı düşünüyor olduğumuz görünümü ile aldatabilir.”[1]   Düşünme ile felsefe yapmayı, düşünce ile de felsefeyi çoğu zaman eş anlamlı olarak kullanırız. Bununla birlikte, zaman zaman felsefe ile belirli bir düşünce tarzını da kastederiz. Eğer belirli bir düşünce tarzını felsefe olarak tanımlarsak,…

12 Nisan 2026

Mohammad Saleh Zarepour   Religious Studies Archives’ın din felsefesinde İslami problemler ve perspektifler başlıklı dördüncü sayısını tanıtan bu makale dergide bugüne dek yayımlanmış ve İslam’la ilgili olan en iyi felsefi makalelerden bazılarını bir araya getiriyor.[1] Bu sayı için seçilen makalelerin tam kapsamını netleştirmek amacıyla felsefi bir araştırma projesinin İslam’ı ve/veya İslam geleneğini nasıl konu edebileceğini…

12 Nisan 2026

Burak Şaman*   Geçen yazımın[1] sonunda yeşil yumrulu tepesiyle bir muffin keki andıran, son derece sağlıklı olduğu her daim vurgulanan brokolinin –maalesef yalnızca şeklen benzediği– o kek kadar lezzetli olmadığını anımsatmış ve Platon’un çok sevdiği “Güzel şeyler zordur” vecizesine göndermede bulunmuştum. Bu yazıda fiziksel gerçekliğimizin neden (bir sınav gibi!) brokoliyi keke tercih etme gerekliliği türünden…

12 Nisan 2026

Söyleşi: Sedat Gençer ve M. Şamil Şen     Oxford Üniversitesi Felsefe Bölümü hocası olan Timothy Williamson, günümüzde felsefe akademisinde bilhassa analitik felsefe geleneği içinde en önemli birkaç isimden birisidir. Yaşayan filozoflar arasında, epistemoloji ve metafizik alanlarında, eserlerine en çok atıf alan felsefecilerdendir. En bilinen kitapları şunlardır: Knowledge and Its Limits (Bilgi ve Sınırı), The Philosophy of…

12 Nisan 2026

Söyleşi: Kadir Filiz   Eleştirel Irk Felsefesi alanının kurucu isimlerinden biri olan Robert Bernasconi, çok sayıda makalenin ve beş kitabın yazarıdır. Bernasconi, felsefi kanonun dönüşümünde eserleri, yetiştirdiği öğrencileri ve konferanslarıyla dünya çapında faal bir rol oynamıştır. Hâlen Penn State Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde “Edwin Erle Sparks Felsefe ve Afrikan-Amerikan Çalışmaları Profesörü” olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Türkçede,…

12 Nisan 2026

Ekrem Demirli   “İKİ KERE DOĞMAYAN MELEKÛT SIRRINA EREMEZ”   Soğuk Savaş döneminin nihayete ermesi özgür dünyanın dogmatik-karanlık dünyaya karşı mutlak başarısı olarak algılandığında eşi benzeri görülmemiş bir özgürlük havası estirildi bütün dünyada. Bu propaganda sürecinde “ulus” devletlerin sonunun geldiği, ulusçuluğun ortaya çıkardığı dar kalıpların aşılacağı bir postüla olarak kabul edilmişti. “Tarihin sonu” ve evrensel…