Felsefe


31 Aralık 2025

Asım Cüneyd Köksal*  1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi şöyle başlar: “İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına…” Beyannamenin 1. maddesinde de “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar.” ibaresi yer alır.[1] 1949 tarihli Federal Almanya Cumhuriyeti…

31 Aralık 2025

Emre Şan* Patočka düşüncesinin kaynaklarından biri Antik Yunan felsefesidir ve Çek filozof, fenomenolojinin ve tarih felsefesinin yanında Sokrates, Platon ve Aristoteles üzerine de eserler yazmıştır.  Çek filozofun Freiburg’a Husserl ile çalışmak için gittiği ve Heidegger’in rektör olduğu 1933 yılında yazdığı “Platonculuk ve Politika” ilk metinlerinden biridir.  Bu metinden itibaren Platonculuğun kendi çağında nasıl bir yer…

31 Aralık 2025

Bilal Bekalp*   “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanatla uçan hiçbir kuş türü yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar…” En’âm suresi, (6:38)   Giriş İnsanlık tarihi boyunca hayvanlarla kurulan ilişki, yalnızca biyolojik bir zorunluluk yahut iktisadi bir teamül olarak değil; aynı zamanda felsefi bir problem olarak tezahür etmiştir. Hayvan, hem insanın gündelik yaşamında…

31 Aralık 2025

Rahim Acar* 1. Dini tanımlamanın zorluğu Dinin üzerinde uzmanların anlaştığı bir tanımı olmasa da dinin ne olduğu konusunda yaygın kabul gören anlayış, dinin manevi olanla ilişkilendirilmesidir. Manevi olanla bu ilişkiye göre, dinlerde başta Tanrı inancı olmak üzere manevi olan varlıklara dair inançlar, onlara yönelik ibadet fiilleri olduğu kabul edilir. Böyle bakarsak, dünya üzerinde hâlihazırda yaygın…

31 Aralık 2025

Facundo Bey*   Gadamer Ocak 1944’te, Dresden’deki Dante Derneğinde “Prometheus ve Kültürün Trajedisi” başlıklı bir konferans verdi. Bu konuşma, Leipzig Üniversitesi rektörlüğüne “siyasi Katoliklik” suçlamasıyla şikâyet edildi; ancak herhangi bir işlem yapılmadı.[1] Gadamer aynı konferansı aynı yılın Mart ve Nisan aylarında Lizbon’da yeniden sundu ve metin iki yıl sonra, 1945’te, Karl Jaspers, Dolf Sternberger, Werner…

31 Aralık 2025

Erdal Yılmaz*   Sokak röportajından entelektüel düzeydeki konuşmalara kadar hemen her bağlamda “benim felsefeme göre” ifadesinin sıkça kullanıldığına tanık olmaktayız. İlginç olan şu ki bu ifadeyi kullananların önemli bir kısmı felsefeyi aslında pek de önemli bir alan olarak görmemektedir. Hatta kimi zaman, bir başkasını susturmak için “felsefe yapma” diyerek bu alanı küçümseyici bir biçimde kullanabilmektedirler….

31 Aralık 2025

Yasin Taşdemir*, Sedat Gençer**  Yapay zekâ ve dil modelleri tartışılırken gerek popüler içeriklerde olsun gerek daha akademik içeriklerde olsun, bu araçları “anlayan”, “anlama sahip”, “kavrayan” gibi özellikler ile nitelemenin âdeta bir rutin hâline geldiğini görmekteyiz. Bahsedilen özellikleri bu sistemlere atfetmek o kadar yaygınlaştı ki bunu yaparken bu kavramların ne anlama geldiklerini düşünmeden, rahatça sarf eder…

31 Aralık 2025

Rushain Abbasi* Putperestlik kavramı, günümüzde pek çok teolojik terim gibi arkaik bir düzeyde tartışılmaktadır, belki bunun kendince iyi bir nedeni vardır.[1] Sıklıkla dost ve düşmanı ayırt etmek için bir polemik aracı olarak kullanılan bu araç, Kur’an’ın “birbirinizi tanıyın” (Hucurât suresi, 49:13) çağrısını, başka bir deyişle, tanımadığımız kişilerdeki insanlığı görme (ki aslında bu kendi benliğimizi tesis…

01 Ekim 2025

Raúl Fornet-Betancourt*   Felsefe, büyük geleneğiyle haklı olarak gurur duyabilir ve duymalıdır da. Bundan bence kesinlikle şüphe duyulmamalı. Bana aynı derecede kesin olarak görünen şey, her çağın felsefesinin kendi gelişimi için bizzat felsefi gelenekle diyalog kurma zorunluluğudur. Bununla birlikte şu noktayı da göz önünde bulundurmak gerekir: Eğer felsefe bugün müzelik olmayacaksa, o hâlde “güncel felsefe”…

01 Ekim 2025

Asım Cüneyd Köksal*   İnsanın ne olduğuna ilişkin soru, düşünce tarihinde her büyük dönüşümün yaşandığı sıralarda yeniden sorulmuştur. Eski Yunan düşüncesinde ve İslam düşüncesinin altın çağında bu soruya verilen cevaplar hâlâ insanlık düşünce tarihinin dikkate değer mirası arasındadır. Rönesans ve Aydınlanma dönemlerinde insanın mahiyeti yeni bir araştırma ve farklı bir bakışın konusu olmuş; günümüzde de…