Sabah Ülkesi

CEMAL KAFADAR İLE TARİHÇİLİK VE FELSEFE ÜZERİNE

Kadir Filiz Cemal Kafadar 1954 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nde ve Robert Lisesi’nde okudu. Lisans eğitiminde felsefe bölümünü bitirdi. Doktorasını 1987’de McGill Üniversitesi İslami Araştırmalar Enstitüsünde tamamladı. 1990 yılından beri Harvard Üniversitesi Tarih bölümünde hocalık yapmaktadır. Osmanlı tarihi, kentsel mekân, kültürel tarih alanlarında dersler vermektedir. Ortadoğu ve Güneydoğu Avrupa’nın erken modern dönemlerdeki sosyal ve kültürel…

RICHARD KEARNEY İLE KENDİLİK, BAŞKALIK VE BİRLİKTE VAR OLMAYA DAİR

Kadir Filiz Boston College Felsefe Bölümünde, Charles B. Seelig Kürsüsü’nde profesör olarak öğretim hayatına devam eden Richard Kearney, çağdaş düşüncenin önemli figürlerinden birisi. Bir akademisyen olmanın yanı sıra bir aktivist de olan Kearney, Kuzey İrlanda barış görüşmelerinde de görev almıştır. Irish Royal Academy üyesidir. Avrupa ve Amerika başta olmaz üzere dünya genelinde birçok üniversitede misafir…

ÖTEKİ BİZİM NEYİMİZ OLUR: İNSAN İNSANA AYNADIR

Yazar: Ekrem Demirli Ömrünü kendisiyle kavgayla geçiren birine “öteki insan” ile yaşamadan söz etmenin çağrıştıracağı şey nedir? İnsanın tercihine bırakılsaydı -zaruri ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğimiz sınırlı sayıdaki birkaç insanın dışında- kimle ve neyle yaşamayı yeğlerdik? Günlük dilde kullandığımız kelimelerin ve tabirlerin birçoğunda bizim dışımızdaki dünya ve “öteki insan” itham vesilesi olarak zikredilir. “Ben ahlaklı değilsem bunun sebebi…



BİLİNÇ BİLMEK İLMEK Bilinç Kelimesinin Etimolojik Olarak İncelemesi

Yazar: Asım Gültekin Bilinç” kelimesi ne zaman doğdu? Bilmek kelimesinden türetilen “bilinç” kelimesi uydurma bir kelime. 1942 yılında Türk Dil Kurumunun Felsefe ve Gramer Terimleri Sözlüğü ile teklif edilmiş. “Bilinç” için önceden başka kelimeler bulunmuş ama onlar tutmamış. Mesela Türk Dil Kurumu Ruh ve Felsefe Terimleri kolu tarafından 1936 yılında hazırlanan bir bültende şuur kelimesi…

İTİRAZDAN İSTİĞNAYA: YOLUNU ŞAŞIRMIŞ EDEBİYATA İSTİKAMET ÖNERİSİ!

Yazar: Selman Bayer Sanatın gündelik ya da kuramsal anlamda siyasi tutumunun ne olduğu epeydir tartışılan bir mevzudur. Dünyadaki örnekleri kadar nitelikli olmasa da Türkiye entelektüel kamuoyu da bu tartışmaya bir şekilde iştirak etmiştir. Elbette her zamanki gibi özbeöz Türk usulüyle. Son zamanların güncel ama sığ tartışmalarında sıklıkla tesadüf ettiğimiz bu tutumun özeti basit ama yanlış…

ALMANYA’DA BİR OSMANLI MÜDERRİSİ: EŞREFZÂDE MEHMED ŞEVKETÎ (1887-1934) VE DİNİN MAHİYETİ

Yazar: Semih Ceyhan Son dönem Osmanlı münevverlerinin Almanya seyahatlerinin ve tahsillerinin çağdaş Türk düşüncesinin teşekkülünde, İslamcılık akımının yönünü tayin etmede kayda değer tesirlerde bulunduğu bir gerçektir. Sebîlürreşâd desteğiyle Almanya’ya gönderilen ve Sabah Ülkesi’nin önceki sayılarında Leibniz monadolojisi bağlamında görüşlerine yer verdiğimiz filozof Ömer Ferid Kam’ın (1864-1944) Alman milleti hakkındaki “Medeniyette kendileri için pişvâ (önder) arayanlar…

BESTE HİKÂYELERİ

Yazar: Türkan & M.Hakan Alvan Uykuda Beste Yapanlar Uykuda beste yapılır mı? Bu sorunun yanıtını ünlü bestekârımız Ârif Sâmi Toker’in kendi ağzından anlattığı güzel bir hikâyede bulacağız. Bestekârımız Ârif Sâmi Toker (1926-1997) bir gün öğle uykusuna dalar. Uyku ile uyanıklık yani yakaza hâlindeyken kendini Sultan III. Ahmed’in huzurundaki sazlı sözlü bir mecliste bulur. Mecliste bulunan…

“ŞARK VE GARP BİRER TAHAYYÜL”STEFAN WEIDNER ile SÖYLEŞİ

Ali Mete 1967 Köln doğumlu Stefan Weidner yazar ve mütercimdir. Farklı kültürlere olan merakı daha öğrencilik yıllarındayken Kuzey Afrika seyahatine çıkmasına sebep oldu. Göttingen, Şam, Berkeley ve Bonn’da İslam Bilimi, Alman Dil ve Edebiyatı ve Felsefe okudu. 2001’den bu yana Fikrun wa Fann dergisinin genel yayın yönetmeni olan Weidner en son 1001 Buch. Die Literaturen…

“KENDİ” OLMAK: HUSSERL VE HENRY’DE ÖZ-BİLİNÇ

11 Bu makale daha önce Philosophy Kitchen’da yayınlanmıştır. Yazar: Steven DeLay Jean Paul Sartre Varlık ve Hiçlik’te (L’être et le néant) fenomenolojinin yönelimsellik problemini Husserl’in izinden ele alırken şöyle der: “Husserl’in gösterdiği gibi her bilinç bir şeyin bilincidir… Her bilinç bir nesneye ulaşmak için kendini aşması anlamında konumsaldır ve kendini aynı konumlamada tüketir”.22 Jean-Paul Sartre,…