Sabah Ülkesi

DERİNLİK PSİKOLOJİSİNİN ESASINA DAİR

Yazar: Atila Ataman İnsan gerçeklikten ve doğruluktan (ontik Hakk’tan ve deontik hakk’tan) eksilttiği ölçüde kendisinden eksilir ve gerçeksizliğinin sancısı ona kendisizliğinin acısı olarak geri döner. Nitekim Ve’l-Asr suresinin (Kur’an, 103:1-3) öğrettiği de bundan başka hiçbir şey değildir ve insana dair isabetsiz olmayacak her derinlik psikolojisi (tabir Freud’a aittir) daima bu mihver etrafında, hakikat tasavvurunun ve…

İNSAN VE ROBOT BİRLİKTE VAR OLABİLİR Mİ?

Yazar: Erhan Akdoğan Robot, Çekçedeki zorla çalıştırılan anlamında robota kelimesinden gelmektedir. Terimi ilk defa Karel Čapek (1890 –1938) ortaya atmıştır ve ilk defa Čapek’in R.U.R. (Rossum’s Universal Robots, 1920), isimli tiyatro oyununda kullanılmıştır.11 T. Ort, «Art and Life in Modernist Prague: Karel Capek and His Generation,» Palgrave Macmillan, s. 1911-1938. Gündelik hayatımızda yer etmiş bu…

ŞEYLERİN ZAMANI

Yazar: Ignaas Devisch Sosyal Varlık Olarak Varlık Fransız filozof Jean-Luc Nancy, eserlerinin bazı yerlerinde ontolojik açıdan hâlimizin temel bir sosyallik olduğunu söyler. Her varlık daima ve zaten sosyal bir varlıktır ya da Nancy’nin deyişiyle tekil-çoğul-olmadır. Eğer varlık her zaman sosyal varlıksa varlık sorusu birlikte olma sorusundan önce gelmez, aksine sadece sosyal olanın sorusu olarak mümkündür….

İNSANLAR EŞİT MİDİR? ONTOLOJİK EŞİTLİK ÜZERİNE BAZI MÜLAHAZALAR

Yazar: Asım Cüneyd Köksal Bir dominiken rahibi, Antonio de Montesinos, 1511’de Hispanyola adasındaki (günümüzde Haiti ile Dominik’in bulunduğu ada) bir kilisede verdiği vaazda, İspanyolların Yeni Dünya’da işledikleri vahşete dikkat çekerek sömürgecilere şunları söylemiştir: “Bu kürsüye, yerlilere karşı işlediğiniz suçları size anlatmak için çıktım. Ben, bu adadaki çölde haykıran Îsâ’nın sesiyim; öyleyse bu sesi duymak için,…

BAĞIŞIKLIĞIN İKİ YÜZÜ

Yazar: Roberto Esposito Küresel salgının başlangıcından beri hep bağışıklık durumunun nasıl olacağı hakkında konuşuyoruz: kişisel veya sürü, doğal veya suni olarak uyarılmış, geçici veya kalıcı? Bir yandan virüse karşı toplumun bağışıklık seviyesini ölçmek için kitle testleri bekliyoruz, diğer yandan sırayla bağışıklama için hastalığı atlatanların plazmasının nakledilmesi yoluyla diğer hastaların iyileştiğini ve bağışıklıklarının sürdüğünü görmeyi umuyoruz….

DOĞAYLA BİRLİKTE YAŞAMAK? İSLAM, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE EKO-FELSEFE

Yazar: Muhammad U. Faruque I Yeni tip koronavirüs dünya genelinde 100 binden fazla can aldı ve hayatın akışını durma noktasına getirdi. Ama aynı zamanda bilim insanlarına gezegenin normalden daha az sallandığını gözlemleme fırsatı sundu.2 Çağdaş hiperaktif endüstriyel hayatın ve fabrikaların, araçların, trenlerin vs. yarattığı titreşimlerin kargaşası inanılmaz miktarda arka plan gürültüsü ortaya çıkarıyor. Bu durum…



BİLİNÇ BİLMEK İLMEK Bilinç Kelimesinin Etimolojik Olarak İncelemesi

Yazar: Asım Gültekin Bilinç” kelimesi ne zaman doğdu? Bilmek kelimesinden türetilen “bilinç” kelimesi uydurma bir kelime. 1942 yılında Türk Dil Kurumunun Felsefe ve Gramer Terimleri Sözlüğü ile teklif edilmiş. “Bilinç” için önceden başka kelimeler bulunmuş ama onlar tutmamış. Mesela Türk Dil Kurumu Ruh ve Felsefe Terimleri kolu tarafından 1936 yılında hazırlanan bir bültende şuur kelimesi…

İTİRAZDAN İSTİĞNAYA: YOLUNU ŞAŞIRMIŞ EDEBİYATA İSTİKAMET ÖNERİSİ!

Yazar: Selman Bayer Sanatın gündelik ya da kuramsal anlamda siyasi tutumunun ne olduğu epeydir tartışılan bir mevzudur. Dünyadaki örnekleri kadar nitelikli olmasa da Türkiye entelektüel kamuoyu da bu tartışmaya bir şekilde iştirak etmiştir. Elbette her zamanki gibi özbeöz Türk usulüyle. Son zamanların güncel ama sığ tartışmalarında sıklıkla tesadüf ettiğimiz bu tutumun özeti basit ama yanlış…

ALMANYA’DA BİR OSMANLI MÜDERRİSİ: EŞREFZÂDE MEHMED ŞEVKETÎ (1887-1934) VE DİNİN MAHİYETİ

Yazar: Semih Ceyhan Son dönem Osmanlı münevverlerinin Almanya seyahatlerinin ve tahsillerinin çağdaş Türk düşüncesinin teşekkülünde, İslamcılık akımının yönünü tayin etmede kayda değer tesirlerde bulunduğu bir gerçektir. Sebîlürreşâd desteğiyle Almanya’ya gönderilen ve Sabah Ülkesi’nin önceki sayılarında Leibniz monadolojisi bağlamında görüşlerine yer verdiğimiz filozof Ömer Ferid Kam’ın (1864-1944) Alman milleti hakkındaki “Medeniyette kendileri için pişvâ (önder) arayanlar…

BESTE HİKÂYELERİ

Yazar: Türkan & M.Hakan Alvan Uykuda Beste Yapanlar Uykuda beste yapılır mı? Bu sorunun yanıtını ünlü bestekârımız Ârif Sâmi Toker’in kendi ağzından anlattığı güzel bir hikâyede bulacağız. Bestekârımız Ârif Sâmi Toker (1926-1997) bir gün öğle uykusuna dalar. Uyku ile uyanıklık yani yakaza hâlindeyken kendini Sultan III. Ahmed’in huzurundaki sazlı sözlü bir mecliste bulur. Mecliste bulunan…

“ŞARK VE GARP BİRER TAHAYYÜL”STEFAN WEIDNER ile SÖYLEŞİ

Ali Mete 1967 Köln doğumlu Stefan Weidner yazar ve mütercimdir. Farklı kültürlere olan merakı daha öğrencilik yıllarındayken Kuzey Afrika seyahatine çıkmasına sebep oldu. Göttingen, Şam, Berkeley ve Bonn’da İslam Bilimi, Alman Dil ve Edebiyatı ve Felsefe okudu. 2001’den bu yana Fikrun wa Fann dergisinin genel yayın yönetmeni olan Weidner en son 1001 Buch. Die Literaturen…

“KENDİ” OLMAK: HUSSERL VE HENRY’DE ÖZ-BİLİNÇ

11 Bu makale daha önce Philosophy Kitchen’da yayınlanmıştır. Yazar: Steven DeLay Jean Paul Sartre Varlık ve Hiçlik’te (L’être et le néant) fenomenolojinin yönelimsellik problemini Husserl’in izinden ele alırken şöyle der: “Husserl’in gösterdiği gibi her bilinç bir şeyin bilincidir… Her bilinç bir nesneye ulaşmak için kendini aşması anlamında konumsaldır ve kendini aynı konumlamada tüketir”.22 Jean-Paul Sartre,…