Sabah Ülkesi

MEKTUPLARIYLA FREUD-JUNG İLİŞKİSİ

Yazar: Adem Beyaz* 20. yüzyılın en etkin entelektüelleri arasında sayılan Dr. Sigmund Freud (1856-1939) ile Dr. Carl Gustav Jung (1875-1961) arasındaki doğrudan temas işte bu mektupla başladı. Dolaylı temas ise çok daha eskilere dayanır. 19. yüzyılın bitimine doğru Freud muazzam bir yalnızlığa mahkûm olmuştu. Kariyerinde hüsrana uğramış, umduğu gibi bir araştırmacı olamamış, üniversitede de bir…

MODERNLEŞME VE SALGIN HASTALIK: HAMDAN HOCA’NIN MİRASI

Yazar: Rıdvan Özdinç „Bazan bir devletde ziyâdesiyle inhitat ve fütur emareleri zuhur etmişken tedâbir-i hekîmâne ile teceddüd edip tazelendiği vardır.” der Ahmed Cevdet Paşa. Tedâbir-i hekîmânenin ne olduğu ile ilgili Osmanlı ümera ve ulemasının uzun uzun kafa yordukları, eserler kaleme aldıkları vakidir. Tedbir kelimesinin felsefede yönetim, idare anlamlarına geldiği ve Aristo’nun ilimler tasnifinden beri amelî…

KLASİK EDEBİYATTA MUHAYYEL SEVGİLİ YA DA KULAKTAN ÂŞIK OLMAK

Yazar: İsa Akpınar Aşkın mebdei nedir? Genel kabul, aşkın tezahürünün “birdenbire”liği üzerinedir. Çoğu kez tek bir nazarın başlatmaya yettiği bu süreç, müşahedesi ve anlamlandırılması en zor hadiselerdendir. Her şeyden evvel bu hâlin ortaya çıkmasını hazırlayan sebeplerin teşhisi oldukça güçtür. Âşığın, aşkına sebep olarak göstereceği şeyler ise umumiyetle, klişe ifadelerin tekrarıyla yavanlığa ya da şairane sözlerle…

HUY VE KARAKTER BİYOLOJİK Mİ METAFİZİK Mİ? KADİM GELENEKTE MİZAÇ-BEDEN İLİŞKİSİ

Yazar: Ahmet Özdinç Sıhhat u Maraz adlı eserinden tıbbi bilgiye hâkim olduğunu bildiğimiz 16. yüzyıl Türk şairlerinden Fuzûlî’nin değişimine işaret ettiği ve genel olarak insan tabiatı, karakteri, ya da huyu olarak ifade edilebilecek mizacın; biyolojik ve kalıtsal etkiyle mi yoksa sonraki deneyimlerden mi oluştuğu veya değiştiği sorusu erken dönemden bugüne filozof ve hekimlerin tartışma konuları…

BİR BAŞKADIR NE KADAR BAŞKADIR!

Yazar: Selman Bayer İnsanın hikâyesinde sanatın etkisi epeydir tartışılıyor. Hikâyenin bütün kurgusunda pek görünmese de, temelinde gizlenen anlama olan etkisi ve yakınlığı reddedilemez. Bu yakınlığın zahiren uzaklık olarak tezahür ettiğini de kabul etmek elzem. Pek görünmeyen arada sezilen hatta sürekli varlığı sorgulanarak günahı alınan bir akrabanın hayati önemi ne kadarsa sanatın insanın hikâyesindeki önemi de…

TARİKATLARIN FELSEFESİ: M. ZEKERİYA SERTEL’İN DURKHEİMCI TARİKAT ALGISI

Yazar: Semih Ceyhan* II. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e geçiş sürecinde Türk modernleşmesi (asrîleşme) tartışmalarının merkez olgusu dinin ve biçimlendirdiği kurumların mahiyeti problemi idi. Tartışma masasının etrafında İslamcılık, Turancılık ve Batıcılık gibi farklı ideolojik bagajlara sahip münevverler ve âlimler konumlanır, bütün argümanlarını ve ülkülerini ortaya sererlerdi. Masa dışında kalmaya çalışan ve devrin akımlarından birine doğrudan akredite olmayan isimlerden…



İMAM GAZZÂLÎ’NİN BEŞ ŞÜPHESİ: BİLGİ EDİNME YOLLARI ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK

Yazar: Eşref Altaş* Felsefenin tanımlarından biri “İnsanın gücü ölçüsünde eşyanın hakikatini bilmesidir.” şeklindedir. Bu tanım, “eşya” ve “eşyanın hakikati” ifadelerini içermesi bakımından ontolojik, “insanın gücü” ifadesini içermesi bakımından psikolojik meselelere gönderme yapar. Tanımın ikinci kısmı ise felsefe tarihinin cevaplanması güç epistemolojik meselelerine işaret eder. İnsanın bilgi edinme yolları (esbâbü’l-ilm) nelerdir? Mesela duyular bilgi verir mi,…

NEDENLER KİTABI

Yazar: M. Barış Albayrak* Kesin olmasa da, orijinalinin, 9. yüzyılda Bağdat yakınlarında, kimliği bilinmeyen bir İslam filozofu tarafından yazıldığı öne sürülen Nedenler Kitabı1 Plotinus’un metinlerinden derlenen sözde-Aristoteles metni Aristoteles’in Teolojisi ile beraber, İslam felsefesinin Yeni-Platoncu ve Aristotelesçi temellerinin en önemli iki metninden biri olarak görülür. Hem Platoncu hem Aristotelesçi düşünceden etkilenen bu anonim metin, aynı zamanda…

ÜVEY EDEBİYAT

Yazar: Selman Bayer Aiskyhlos meşhur üçlemesi Oresteia’da güçlü bir intikam hikâyesi anlatır. Hikâyeye göre Agamemnon Troya savaşı sonrası memleketine döndüğünde büyük bir sürpriz onu beklemektedir. Karısı Klytaimnestra Agamemnon’un on yıla varan yokluğunda Agamemnon’un kuzeni Aigisthos’la birlikte ülkenin yönetimini ele almıştır. Dahası aralarında bir aşk ilişkisi de vardır. Kendince haklı sebepleri vardır. Agamemnon’un Troya zaferi için…

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’YE GÖRE TARİKATLARIN ISLAHI MESELESİ

Yazar: Semih Ceyhan* II. Meşrutiyet devrinin önde gelen İslamcı mütefekkirlerinden, Dârülfunûn felsefe muallimi, Şâzelî-Ârûsî müntesibi Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi (1865-1924) dönemin entelektüel hayatına damga vurmuş şahsiyetlerden biridir.1 Kelam, felsefe, tasavvuf, tarih, siyaset ve edebiyata dair eserlerinde genelde İslam özelde Osmanlı düşünce geleneği ve değer dünyasıyla uyumlu bir modernleşme ve yenileşme tezini savunmuş, bir yandan Batı…

ABDULHÂDÎ İVAN AGUÉLİ: İSVEÇ’TE RESİM YAPMAKTAN KAHİRE VE PARİS’TE İSLAM’A

Yazar: Mark Sedgwick* İsveçli ressam İvan Aguéli İslam’ın Avrupa’daki tarihi içinde önemli bir şahsiyettir. Kendisi, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında İslam’ı seçen bir avuç Avrupalıdan biriydi. Bu Avrupalılar arasında diğer bazı ressamlar da bulunuyordu. Fakat o, bu dönemde İslam’ı seçen diğerlerinin çoğunun aksine İslam’ı Avrupa’da yaymak için de çalıştı ve belli bir raddede başarılı da oldu….

MEVLÂNÂ ŞEYH MUHAMMED ELHALİLÎ: NESEBİ VE MİRASI

„Mevlânâ Şeyh Muhammed’in manevi endamı, 18. yüzyılda Kudüs’te dinî hayatta önemli bir rol oynuyordu.” Kudüs’teki Afgan Zaviyesine mensup bir şeriat mahkemesi kadısı olan Şeyh Sarandah, büyük büyükbabamın Mescid-i Aksa’daki nadir türbelerden birisi olduğunu söyleyip kimliği hakkında soru sorduğumda cevap vermeye böyle başlamıştı. “Allah’ın salih kullarından bir veli” diye sözüne devam etti. “Kudüslü veli ve kadı…