Sabah Ülkesi

İMAM GAZZÂLÎ’NİN BEŞ ŞÜPHESİ: BİLGİ EDİNME YOLLARI ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK

Yazar: Eşref Altaş* Felsefenin tanımlarından biri “İnsanın gücü ölçüsünde eşyanın hakikatini bilmesidir.” şeklindedir. Bu tanım, “eşya” ve “eşyanın hakikati” ifadelerini içermesi bakımından ontolojik, “insanın gücü” ifadesini içermesi bakımından psikolojik meselelere gönderme yapar. Tanımın ikinci kısmı ise felsefe tarihinin cevaplanması güç epistemolojik meselelerine işaret eder. İnsanın bilgi edinme yolları (esbâbü’l-ilm) nelerdir? Mesela duyular bilgi verir mi,…

NEDENLER KİTABI

Yazar: M. Barış Albayrak* Kesin olmasa da, orijinalinin, 9. yüzyılda Bağdat yakınlarında, kimliği bilinmeyen bir İslam filozofu tarafından yazıldığı öne sürülen Nedenler Kitabı1 Plotinus’un metinlerinden derlenen sözde-Aristoteles metni Aristoteles’in Teolojisi ile beraber, İslam felsefesinin Yeni-Platoncu ve Aristotelesçi temellerinin en önemli iki metninden biri olarak görülür. Hem Platoncu hem Aristotelesçi düşünceden etkilenen bu anonim metin, aynı zamanda…

ÜVEY EDEBİYAT

Yazar: Selman Bayer Aiskyhlos meşhur üçlemesi Oresteia’da güçlü bir intikam hikâyesi anlatır. Hikâyeye göre Agamemnon Troya savaşı sonrası memleketine döndüğünde büyük bir sürpriz onu beklemektedir. Karısı Klytaimnestra Agamemnon’un on yıla varan yokluğunda Agamemnon’un kuzeni Aigisthos’la birlikte ülkenin yönetimini ele almıştır. Dahası aralarında bir aşk ilişkisi de vardır. Kendince haklı sebepleri vardır. Agamemnon’un Troya zaferi için…

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’YE GÖRE TARİKATLARIN ISLAHI MESELESİ

Yazar: Semih Ceyhan* II. Meşrutiyet devrinin önde gelen İslamcı mütefekkirlerinden, Dârülfunûn felsefe muallimi, Şâzelî-Ârûsî müntesibi Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi (1865-1924) dönemin entelektüel hayatına damga vurmuş şahsiyetlerden biridir.1 Kelam, felsefe, tasavvuf, tarih, siyaset ve edebiyata dair eserlerinde genelde İslam özelde Osmanlı düşünce geleneği ve değer dünyasıyla uyumlu bir modernleşme ve yenileşme tezini savunmuş, bir yandan Batı…

ABDULHÂDÎ İVAN AGUÉLİ: İSVEÇ’TE RESİM YAPMAKTAN KAHİRE VE PARİS’TE İSLAM’A

Yazar: Mark Sedgwick* İsveçli ressam İvan Aguéli İslam’ın Avrupa’daki tarihi içinde önemli bir şahsiyettir. Kendisi, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında İslam’ı seçen bir avuç Avrupalıdan biriydi. Bu Avrupalılar arasında diğer bazı ressamlar da bulunuyordu. Fakat o, bu dönemde İslam’ı seçen diğerlerinin çoğunun aksine İslam’ı Avrupa’da yaymak için de çalıştı ve belli bir raddede başarılı da oldu….

MEVLÂNÂ ŞEYH MUHAMMED ELHALİLÎ: NESEBİ VE MİRASI

„Mevlânâ Şeyh Muhammed’in manevi endamı, 18. yüzyılda Kudüs’te dinî hayatta önemli bir rol oynuyordu.” Kudüs’teki Afgan Zaviyesine mensup bir şeriat mahkemesi kadısı olan Şeyh Sarandah, büyük büyükbabamın Mescid-i Aksa’daki nadir türbelerden birisi olduğunu söyleyip kimliği hakkında soru sorduğumda cevap vermeye böyle başlamıştı. “Allah’ın salih kullarından bir veli” diye sözüne devam etti. “Kudüslü veli ve kadı…



HZ. HAMZA VE EBÛ MÜSLİM VE CÜMLE GÂZÎYÂN VE ŞEHÎDÂN AŞKINA: OKUYALIM YÂ HÛ!

Yazar: Elif Sezer-Aydınlı* Hikâye kahramanlarının ruhuna Fatiha okumak caiz midir? Bu kuşkusuz provokatif bir soru ve bildiğim kadarıyla konuyu aydınlatacak bir fetva da yok. Ancak 18. ve 19. yüzyılda dolaşımda olan hikâye elyazmaları üzerindeki yüzlerce okuyucu notuna binaen, kıraat meclislerinde edilen dualar –hatta beddualar – ve bu duaların toplumsal hafıza ile ilgili bize neler söylediği…

KARAGÖZ’ÜN KALBİ NEREDEDİR?

Yazar: Ayşe Akdoğan HACİVAT: Karagözüm! Gördün mü? KARAGÖZ: Gömdüm. Bizim hanım çok güzel dolma yapmış, bir tencere dolmayı gömdüm. HACİVAT: Ne gömmesi Karagözüm! Gördün mü? KARAGÖZ: Evet ben eskiden kördüm. HACİVAT: Değil Karagözüm. Gördün mü? KARAGÖZ: Kördüğüm oldum, çözelim. HACİVAT: Değil Karagözüm. Gördün mü? KARAGÖZ: Gör, dünümü. Görme, bugünümü. HACİVAT: Karagözüm. Bak, durum ciddi. Kaybettim…

URFA SIRA GECESİ KÜLTÜRÜ

Yazar: Türkan Alvan-M.Hakan Alvan Eski Türklerin toy ve şölenleri, Anadolu ve Rumeli’den Türk Dünyası’na uzanan geniş bir coğrafyada az çok farklılıklarla da olsa yüzyıllardır devam ediyor. Çankırı, Gerede, Tarhala’da “Sohbet”, Balıkesir’de “Barana”; Bartın, Kütahya, Kastamonu, Bolu, Afyon ve Konya’da “Muhabbet”, “Gezek”, “Sıra”, “Perde”, “Erfane”, “Birikme”, “Oturak”, Van’da “Oturmah”, Ankara’da “Cümbüş”, Antalya, Isparta’da “Keyif”, “Sıra Oturması”,…

MECELLE ŞÂRİHİ HACI REŞİD PAŞA’NIN NAZARINDA AŞK VE MUHABBET

Yazar: Semih Ceyhan* Hikmetü’l-işrâk u zevk-i aşk ile me’lûf idim Gelmemişdi dehre Eflâtûn ile Edhem henüz Hacı Reşid Paşa11 “Henüz Platon ve İbrahim Edhem hazretleri dünyaya gelmemiş iken, ben İşrâkîlerin felsefesi ile sufilerin aşk zevkini birleştirmiş idim.” Bk. Ayşe Söylemez, Reşîd Paşa Dîvân, yayınlanmamış yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2016, s….

HÂFIZ’IN ŞİİRLERİNDE AŞK

Yazar: Turgay Şafak Sevginin şiddetli ve aşırı olma hâli olarak tanımlanan aşkın sözlüklerde sarmaşık anlamına gelen aşeka kelimesi ile aynı kökten olduğu kaydedilmiştir. Buna göre nasıl sarmaşığın sardığı ağacın suyunu emerek onu zayıflatması söz konusu ise aşırı sevgi ve muhabbet de âşığı sarartıp zayıflamasına yol açmaktadır. İslam edebiyatında ilahi-beşerî/mecazi-hakiki olarak iki farklı aşk olduğu farz…

İKİ DİLDE SEVMEK

Yazar: Ali Benli* Sevgi kalpte durmaz, taşar, gâh gözyaşı olup çağlar; gâh dile gelir, harf olur, hece olur ve lafız kalıplarına dökülür. Dert ağlatır, aşk söyletir. Her milletin kendi zevk ve tabiatına göre bir biçim alır. Âdemoğlunun bu ortak duygusu bazen ödünç alıp verilen ortak kelimelerde kendisine hayat bulur. Aşk olur, muhabbet olur, sevgi olur,…