Sayı 86

Burhanettin Tatar* Yaklaşık üç asırdır Batı dünyası karşısında yenilmişlik ve geri kalmışlık travması yaşayan İslam dünyasının geçmişte ve günümüzde benimsediği hakikati -kayda değer oranda- bir başarı öyküsü olarak ele alması ne anlama gelmektedir? Bu soru, literal olarak ironik görünse de fiilen son asırlarda Müslüman entelektüellerin içine düştüğü bir açmazı seslendirmektedir. Bu açmazı bertaraf etmek…

Salih Aydın* “Ehl-i hak, eşyanın hakikatleri sabittir ve ilmi de muhakkaktır” demişlerdir. Bu yargı İmam Mâturîdî’de ve Ebü’l-Muîn Nesefî’de mevcuttur. Burada Ehl-i Hakk’ın kimler olduğunu -en azından Necmuddîn Ömer en-Nesefî bağlamında- anlamak için Ehl-i Hakk’ın muhalifi olarak zikrettiği Sufustâiyye’nin hakikate dair fikrinin iyi anlaşılması gerekecektir. Bunlar “hissiyatı ve bedihiyyatı inkâr eden fırkadır” diye tarif olunmuştur….

Anthony F. Shaker* Bu makale, dar ve giderek sönümlenen “Batı” dünya görüşünün dışında, çağdaş dünyada felsefe üzerine yürütülen tartışmayı derinleştirmeyi amaçlamaktadır. Böylesi bir tartışmanın başarılı olabilmesi için içinde bulunduğumuz tehlikeli tarihsel dönemece dair gerçekçi bir değerlendirmeye dayanması gerekir. Ayrıca bu tartışma, insanlığın büyük ilim geleneklerine dair, on yıllar boyunca Batı-merkezli müfredatlarda şekillenmiş olandan çok daha…

Tuba Deniz Tıpkı düşünmek, hatırlamak gibi, film izlemek de düş görmeyi çağıran bir eylem. Geçmişi anımsarken düş kuruyoruz, zihnimizde kalan imgelerle boşlukları tamamlıyor, zamanla yekpare bir bütüne, tortuya dönüşen anıları, duyguları yeniden kurgulayarak hatırlıyoruz. Düşünmek de kısmen düş görmek gibi. Düşünürken de düşlerken de kendi içimize düşüyoruz. Düşüncemizin ufku bizi hangi kıyılara bırakırsa, yeni bir…

Selami Varlık* Hint geleneğinde yaygın olan Şankara’ya ilişkin çeşitli kutsal biyografilere göre, üstat bir gün talebeleriyle yürürken her şeyin māyā (yanılsama) olduğunu anlatır. Birden karşılarına azgın bir fil çıkar ve onlara doğru koşar. Talebeler kaçışır ve Şankara da onlarla birlikte kaçmaya başlar. Bir rahip alaycı bir şekilde şu soruyu sorar: Üstat, madem her şey bir…

Selman Dilek Bir önceki yazımızda, hikmeti merkeze alarak entelektüel ve kültürel hayatta yenilenmenin imkânını tartışmıştık. Hareket noktamız, bir yandan çağdaş İslami tefekkürün ve pratiğin içine düştüğü zahirîleşme ve dünyevileşme gibi daralmalardan kurtulma ihtiyacıydı; diğer yandan ise Avrupa’da yaşayan Müslümanların, içinde bulundukları kültürel çoğulculuk ortamında yeni bir fikri ve ahlaki zemin inşa etme sorumluluğuydu. Bu…

Emin Alzueta* Itırlı nar, billurdan cennettir Federico García Lorca, Granada şairi Hafızam bir nardır. Açayım mı üzerine, Bırakayım, saçılsın mı tane tane?[1] Mahmud Derviş Dünyada görünmez bir iplikle birbirine bağlanan şehirler vardır: Onları birbirine kenetleyen yalnızca tarihin cilveleri değil, daha incelikli anlamlar ve manevi gerçekliklerdir.[2] Nitekim İspanya’daki Granada ile Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna için…

Remzi Avcı* İslam sanatı, tanımı yapan kişiye bağlı olarak değişkenlik gösteren akışkan bir yapıya sahiptir. Bazı araştırmacılar İslam sanatını dinî yönüyle ele alırken bazıları Müslüman olmayanların da dâhil olduğu daha geniş bir kültürel bir bağlamı savunur. Bu kapsayıcı bakış açısı, sanatsal üretimin kültürel ve sosyal bağlamlarını anlamaya yönelik bir yönelimi yansıtan “İslam Dünyasının Sanatı…

Betül Erken* 2010 yılından sonra internetin telefon, tablet ve laptop gibi taşınabilir cihazlara entegre edilmesiyle ekranlar/dijital medya araçları günlük hayatı baştan aşağı değiştiren yeni bir döneme geçişi beraberinde getirmiştir. Bu durum hem bireysel hem de toplumsal yaşamda önemli değişikliklere yol açmıştır. Bu yazıda, telefon, tablet gibi ekranların günlük hayatımızda dinî sosyalleşme süreçlerini nasıl bir değiştirdiğini…

Abdullah Uğur* Akdeniz’in etrafında toplanan çeşitli din ve milletlere mahsus topluluklar kimi zaman savaşarak kimi zaman da birbirleriyle ticaret yaparak ama her hâlükârda sürekli bir ilişki içinde olmuşlardır.[1] Akdeniz cömert ve geniş bir sofra gibidir ve bunlar ise bu geniş sofranın etrafına oturmuş onun nimetlerinden faydalanan çocuklara benzer. Bu koca Akdeniz kendisine sığınanları da birbirine…