Sayı 57


16 Ekim 2018

SPEKÜLATİF MATERYALİZMDE HÜMANİZM VE POST-HÜMANİZM Çağdaş düşüncede genellikle “post-hümanizm” olarak adlandırılan durumun ana saiki Michel Foucault’nun Kelimeler ve Şeyler (Les mots et les choses, 1966) kitabından gelir. Çeşitli modern “epistemeler”i veya beşerî bilimlerdeki bilgi biçimlerini incelediği bu çalışmada Foucault, Immanuel Kant’ın “İnsan nedir?” sorusuna işaret etmesiyle resmen başlayan, 18. yüzyılın antropolojik paradigmasını eleştirel tarzda inceler….

12 Ekim 2018

Günümüzde insan ve hayvanlar arasındaki akrabalık vurgulanıyor; o kadar ki, örneğin maymunlar, şempanzeler, cüce şempanzeler ve goriller gibi bize çok benzeyen hayvanlarla insanı ayıran farkı silme eğilimimiz var. Kuşkusuz burada maksadımız bu maymunların bizim atamız olduğunu söyleyen evrimciliğin tezlerini soruşturmak değil, daha ziyade diğer tüm canlılara nispetle insanın özgüllüğünü meydana getiren şeye dikkat çekmek. 20….

08 Ekim 2018

Çağdaş düşüncenin önemli isimlerinden olan Markus Gabriel, genel okuyucuya da hitap eden felsefi eserlerle dünya çapında tanınan bir düşünür olmuştur. Bonn Üniversitesi Felsefe Bölümü Epistemoloji kürsüsünün başkanıdır. Bunun yanında Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da birçok üniversitede misafir öğretim görevlisi olarak dersler vermiştir. 28 yaşında profesörlük görevine başlamasıyla Alman üniversitelerinde Schelling’den sonraki en genç felsefe profesörü…

08 Ekim 2018

Filozoflar ve teologlar insanın ne olduğunu tanımlamaya giriştiklerinde hemen her zaman konuşmalarını insan olmayanla bağlarlar. Yani insana dair çoğu tanım karşıtlık veya olumsuzlama yoluyla ilerler. O hâlde, bu minvalde insanın basitçe bir hayvan olmadığı ama ayrıca tanrı, melek veya bir cin de olmadığı söylenebilir. Bu yolla hayvanların bizden aşağı olduğunu ama tanrıların, meleklerin ve cinlerin…

02 Ekim 2018

Herhâlde nihai cevabı bize verilse bile hakkında zihnimizde bir boşluk hissedeceğimiz soru budur: Kimiz biz? Bilinebilen tarihinde insanın ürettiği her metnin gizli açık yöneticisi bu soruydu: İnsan kimdir? Kendimizi tanıma sürecinde tabiatı tanıdık, onun ardına geçerek tabiat-üstü varlık alanı ile ilişki kurduk. Mitolojilerde dile gelen beklentileri ve arzularıyla insanın hikâyesi felsefi düşüncede daha gerçek bir…