Sayı 54


08 Ocak 2018

İbnü’l-Arabî bir keresinde üvey oğlu ve önemli bir felsefi sima olan Sadreddin Konevî’ye şunları nakletmiş; doğuya yolculuğunda Endülüs’ün Akdeniz kıyılarında durmuş. Orada, “varlığıma dair hâllerimin, hem zahirî hem batıni hâllerimin tafsillerini, yani Allah’ın hayatımın sonuna kadar benim üzerimdeki, benim için ve benden olacaklar hakkındaki takdirini müşahede etmeden” yola çıkmama kararı almış. “Böylece O’nunla birlikte bulunma…

29 Aralık 2017

“Hamasete sapmadan ve ezikliğe düşmeden objektif bir İslam araştırmacılığının önündeki en ciddi sorun nedir?” diye sorulsa, verilebilecek doğru cevaplardan birisi tarihimizin yeterli şekilde yazılmamış olduğudur. İslam’ın ne siyasi tarihi ne sosyal, bilim ve kurum tarihi ciddi araştırmalara kaynaklık teşkil edebilecek sorunlar üzerinden yazılmış değildir. Belki pek çok insana böyle bir tespit şaşırtıcı gelebilir: Elimizde önemli…