Kültür-Sanat


01 Ocak 2013

Geleneğimizde ‘‘şerefü’l-mekân bi’l-mekîn’’ yani ‘‘mekânın itibârı oraya yerleşenlerdendir’’ sözü mekânları algılamada önemli bir ölçüdür. Bu söz bir yönüyle bakışımızı, binâdan binâ edene çevirdiği gibi aynı zamanda o mekânın seçilişindeki manevî sâiki ve sonrasında zuhûr eden ahvâli, eşhâsı ve irfânı anlamaya da idrâklerimizi sevkeder. İşte İstanbul’un Tophâne semti de kendisinde karar kılmış Allah velîleri sebebiyle itibarlı…

01 Ocak 2013

Meselenin vuzuhiyet kesbetmesi için önce kelimeleri tarif etmeli. “Mûsikî” ve “Kültür” denince ne anlıyoruz? Bu suale zemin teşkil edecek bir kâmus tarifi yapmak gerek. Zira Cemil Meriç’in veciz ifadesiyle, “Kâmus, namustur.” MÛSİKÎ- MÛSIKÎ: (Ar. mûsikî- Yun. Mousike, Mousa ‘‘sanat tanrıçası”) 1- İnsanın duygu ve düşüncelerinin seslerle ifade edildiği sanat, müzik. 2- Bu sanata ait eserlerin…

01 Ocak 2013

Tekke kelimesi farsça olup, istinad edilecek, dayanak anlamındaki tekye kelimesinden türemiştir. Tarih boyunca kurum tekkenin yanısıra, zâviye, hankah, âsitane ve dergâh gibi birbirinden pek farklı anlamlara gelmeyen isimler de almıştır. Genel kabule göre ilk tekke birçok manastırın da bulunduğu Şam taraflarındaki Remle’de, bölgenin Hristiyan idarecisi tarafından Ebu Haşim el-Kufi (öl. 767) (1)için açılmıştır. İlk seyyahlardan…

01 Ekim 2012

Sanat nedir, sorusuna cevap vermek üzere çıkacağımız yolun girift oluşu, sanatı kavramaya dair çaba yürüten teorisyenlerin çokluğu kadar olacaktır. Her teorisyen, kendi sanat kuramını inşa ederken, nesnel yargılardan ziyade, biraz da meselenin özü gereği, öznel görüş ve duyumsamalarından hareket eder. Zira sanatın icra edilen bir ‘eylem’ olarak kendi sınırlarını belirlememiş oluşu, onun oluş hâlinin süreğenliğinden…

01 Ekim 2012

Gece tam bir cehennemdi: Rüyalarıma sonbahar sızdı, rüyaların birinde ölü vaziyette suyun içinde sürükleniyordum, cesedime yosun takılıyordu. Ertesi sabah uyandırma sesinden önce uyanıǧım, önceki günden kalan ekmeǧin üstüne tarçın balı sürüyorum, ayakta çiǧniyorum. Hayatımda bir düzen yok. Bu kasveti nasıl uzaklaştırmalı? Başımda bir aǧrı, boyun tutuk, dışarıda dallardan yağmur damlıyor, merdivenlerde küçük köpekler itişip kakışıyor,…

01 Ekim 2012

Yeni Türk Edebiyatı’nın başlangıcı kabul ettiğimiz Tanzimat Edebiyatı iflah olmaz bir “eski” muhalifliği üzerinden kendine “yeni” bir varlık alanı açmaya çalışırken az önce inandığı değerler uğruna canını feda etmeye hazır bir şövalye görünümündedir. Bu keskin muhalefet daha ziyade eski dil ve edebiyatın metaforlarının sıradan halkın nezdinde anlaşılabilirliği ve bu edebiyatın insanın sosyal meslelerine ilgisizliği maddeleri…

01 Ekim 2012

Çocukluğumuzdaki bayram sabahlarını anımsamaya çalıştığımızda, ikram edilen şeker ve verilen harçlık dışında en çok hatırladığımız şeylerden biri hiç şüphesiz büyükler tarafından saçlarımıza damlatılan o birkaç damla kolonya olacaktır. Kokusuna en az hoş bir bayram sabahı heyecanı kadar aşina olduğumuz bu kendine has parfüm, kimi zaman şifa niyetine, kimi zaman ikram amaçlı, kimi zaman da sadece…

01 Ekim 2012

Albert Camus’nün bu alıntısıyla başlayan Detachment (2011), Amerikan yapımı bir film. Yönetmeni Tony Kaye’i ise American History X filminden tanıyoruz. Türkiye’de izleyicilerin karşısına Kopma ismiyle çıkan film Amerikan liselerinde geçici olarak görev yapan bir öğretmenin, Barthes’in hikayesini anlatırken, aynı zamanda gençliğin ve okulların durumunu da gözler önüne seriyor. Aslında filmi izleyip anlamaya çalışırken okulu, hayatın…

01 Ekim 2012

Arap dilindeki anlamıyla “sun”, “yapmak- etmek”, “sanat” ise “yapılan iş, meslek” anlamına gelmekte, tanım olarak Sanat ise; bir işi “estetik bir duyguyu dile getirecek” şekilde yapmak ve o işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tamamı olarak kabul edilir. Bu yöntem, bilgi ve kurallar zamanla fen ve estetik anlayışının değişmesi ile gelişmiş, fakat bir kural…

01 Ekim 2012

İstanbul, dünyanın hafızasına kendisini bir kubbeler ve minareler şehri olarak nakşetmiştir. Marmara Denizi’nin beyaz tüller içinde eriyen mavi ufuklarına ilk ‘‘elif’’i çeken minareler ise, elbette ki, Feth-i Mübin-i Konstantiniyye’yi gerçekleştirerek, Allah’ın Sevgilisi’nin verdiği müjdeyi tarihe yazan kutlu Kumandan’ın camisinin minareleri olmuştur. Fatih Camii Külliyesi, tohumları kısa zamanda nesim-i nevbaharla etrafa yayılan muhteşem bir çiçek gibi,…