Kültür-Sanat


22 Mart 2018

Viyana Üniversitesi’nde “İtalya’nın Sömürgesi Sürecindeki Etiyopya’da Avrupa Medeniyetinin Sosyo-kültürel Etki Ve Göstergeleri” adlı yüksek lisans tez çalışması için kabul onayının iki sene; ülkeye seyhat izni için gerekli vize işlemlerinin aylarca sürmesinin ardından, Kaffa yöresinin üç bin metre kadar yüksekliği olan köylerininin bağlı olduğu Dedo kasabasından nihayet yola çıkabilmişti. Önce Adis Ababa üzerinden bir hafta süren…

17 Mart 2018

Osmanlı’da ilk mektep kitapları bunun gibi cümlelerle başlarmış. Yahya Kemal, “Türk’ün gönlünde dağ varsa Balkan’dır, nehir varsa Tuna’dır” diyor. 1354’te Süleyman Paşa’nın Gelibolu’ya çıkmasıyla başlayan Osmanoğullarının Rumeli fütuhatını tersine döndüren eskilerin 93 Harbi dedikleri 1293/1877-78 Osmanlı-Rus harbinin 140. yılındayız. 1683, 2. Viyana bozgununun da 334. yılı. Bu güzergâhla ilişkimiz Osmanlılardan yaklaşık 1000 sene önce Karadeniz’in…

15 Mart 2018

Karagöz oyununun büyüleyici ve etkileyici havası, çocukluk yıllarımızda az çok hepimizi etkilemiştir. Artık çocuklarımızı bir hayal perdesi ardında; orijinal müzikleri ve gazelleriyle sergilenen Karagöz oyunlarıyla büyütemiyoruz. Klasik Türk edebiyatı ve musikisinin müşterek ürünü olan Karagöz oyunları, günümüzde maalesef kaybolan kültür mirasımız arasındadır. Karagöz ustaları, sessizce aramızdan geçip gittiler. Onların mesleklerine sadece çocuk eğlencesi olarak bakmadıklarını,…

17 Şubat 2018

Müzik ve şiir İslam tarihinde özellikle mutasavvıf çevrelerde her zaman ilgi çekmiş sanat dallarıdır. “Allah güzeldir güzeli sever”1 hadisinin fehvasınca güzelliği ve estetiği kısacası bediiyatı hayatlarında var eden Müslümanlar bu sanatlara her zaman ilgi gösterdiler. Zaman zaman bu sanatlara ilişkin itirazlar da vaki oldu. Bu itirazlara karşı İbn Hazm ve İmam Gazzâlî gibi ciddi âlimler…

25 Aralık 2017

Uzun yıllardır Kudüs “El-Kudsü’ş-Şerîf” adıyla bilinegelmiştir. İslam rivayetlerinde Kudüs, İslam’ın ilk yıllarında Müslümanların ilk kıblesi, mucizevi gece yolculuğunda varış noktası ve peygamberin ibadet etmek için yolculuk yapılmasına izin verdiği üç mescitten birinin içinde bulunduğu yerdir. İslam teolojisinde Kudüs axis mundi (dünyanın direği, temeli) ve gökle yer arasındaki bağlantı noktası olarak görülür. Kudüs-ü Şerif’i ziyaret etmek…

11 Aralık 2017

İbn Abbas (r.a) “Şiir, Arapların divanıdır”, der. “Allah’ın kelamını okuyup anlayamadığınız zaman şiire başvurun” diye ekler. Yani Arapların tüm hafızası, tarihi, kültürü şiirde mahfuzdur. Bu yüzden Tarafe’den, Muallaka-i Seba’ya, Kaab b. Züheyr›den Mütenebbî’ye, İmruülkays’tan, Kasîde-i Bürde geleneğine uzanan geniş bir tahayyül ve inşa coğrafyasından, ikliminden dem vurulabilir. Şiirle bu şekilde iç içe yaşayan bir toplumun…

04 Aralık 2017

“Yedi yıl daha” dedi içinden. Gittikçe kendine ağır yük olan ve belden aşağısı artık tutmayan vücuduyla asırlık olma isteğini zihninden yok etmek istedi. Oğlu yıllardır yaşlılar yurduna ziyaretine gelmiyordu. Kızının senede bir kaç kez, kısa süren ziyaretleri onu hayata bağlayan nadir nedenlerden biriydi. Almanya’nın kalkınmış diğer toplum nesliyle olduğu gibi, o neslin temsilcisi torunlarıyla da…

27 Kasım 2017

İnsan ve Âlemdeki Konumu Tasavvufun âlem tasavvuru üzerine yazdığımız ilk iki yazımızda bu kozmoloji anlayışının dayandığı temelleri ve âlemin yaratılışı ve âlemdeki şeylerin sıradüzenini konu edindik. Bu üçüncü yazımızda ise âlemde yer alan bir unsur olarak insanın durumunu inceleyeceğiz. Tasavvuf kozmolojisi insanın kökeni, doğası ve kaderi, evrende insanın konumu hakkında bütünlüklü bir antropoloji doktrinine sahiptir….

20 Kasım 2017

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yayınlanan dinî-tasavvufi içerikli dergilerin en uzun soluklusu olan Cerîde-i Sûfiyye’nin yazar ve başyazarlığını yapmış olan Mustafa Fevzi Efendi (ö. 1924), Ahmed Ziyâüddin Gümüşhânevî’nin açmış olduğu Ziyâiyye yolunun dili ve kalemi olmuş bir müelliftir. Numan Efendi’nin oğlu olarak Erzincan’ın Eğin ilçesinde 1871’de dünyaya geldikten sonra İstanbul’da huzur dersi hocalarından Kasapzâde Vâiz Efendi’nin…

30 Eylül 2017

Çıkardım tâ Hüseynîye biraz eyyâm-ı efgânı Muhayyer oldı vuslatda karâr Ol gitdi ben kaldım (Ebubekir Kânî/Mevlevî) “Peygamberimizin zevcesi Ümmü Seleme annemiz der ki: Resûlullah (s.a.v.) bir gün kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı. Tekrar uyudu, sonra üzüntüyle tekrar uyandı. Avucunda kırmızı bir toprak bulunuyor ve onu öpüyordu. “Nedir bu?” diye sordum, “Cebrail Hüseyin’in Irak toprağında şehit…