Felsefe


01 Temmuz 2017

İslam medeniyeti münhasıran Kur’an ve Sünnet etrafında oluşmuş düşünceler, davranışlar ve kurumlar bütünüdür. Bu bakımdan İslam’da insana ve varlığa dair geliştirilen teorilerde şu veya bu ölçüde İslam naslarının etkisi görülür. Felsefe eserlerinin hicri ikinci yüzyılın başında Arapçaya çevrilmesiyle oluşan filozoflar cemaati de tarih boyunca kendi felsefî öğretileri ile İslam naslarının irtibatını kurmaya çalışmışlardır. Bu bağlamda…

01 Temmuz 2017

Klasik metafizik şöyle bir çelişki üzerine kuruluydu:  Herkesin inkâr edemeyeceği kadar kesin ve açık bir şey olan varlık bilgisi üzerinden inşa edilen metafizik sadece özel kabiliyetli bazı insanlar tarafından anlaşılabilir veya yapılabilir. Her birey kesin bilginin ilkesi olacak varlık bilgisine sahip ise inşa edilen bilimin anlaşılması niçin zordu? Herkesin bedahetle bildiği ilkeden seçkinci bir bilim…

01 Temmuz 2017

İkonoloji üzerine 1986 yılında yayımladığı kitapta W.J.T. Mitchell ikonolojinin işlevini “imge, metin, ideoloji”2 terimlerini kullanarak açıkladı. Bild-Anthrologie kitabımda ben de bir terimler üçlüsü kullandım; bariz sebeplerden dolayı imge benim üçlümde de yer aldı, fakat aracı ortam [Medium] ve beden [body] terimleriyle çerçevelenmiş olarak.3 Bu tercih Mitchell’in bakış açısını geçersiz kılma gibi bir niyet taşımıyor. Daha…

01 Temmuz 2017

Benim ve arkadaşlarımın son yirmi yılda geliştirmeye çalıştığımız, nesne odaklı ontololoji [Object Oriented Ontology] adıyla maruf felsefi ekolde dolayım [mediation] kavramının özel bir yeri vardır. Bu terim her bir doğrudan ilişkinin dolaylı bir ilişkinin dolayımından geçtiğini, yani A ve B nesnelerinin ancak başka bir nesne -mesela C- üzerinden bağlantı kurabildiğini ve bir anlamda bir nesneyi…

06 Nisan 2017

Bir açıdan İslami Aristotesçi gelenek de dâhil, bütün Batı felsefe geleneği birlik ile ilgilidir. Birlik Hegel’de modern felsefeyi antik kaynaklarına bağlayan “içerik” ve “sonuç”tur.2 Yunan felsefesinin kökenlerinde, tam olarak da mythostan logosa şu meşhur geçişte tüm varlığı, tüm gerçekliği, ortak bir payda veya aynı kılınmış bakış açıları bağlamında tek bir şey olarak kavramaya yönelik yeni…

06 Nisan 2017

Sufilerin bariz özelliklerinden birisinin dil ve üslupta basitlik ve anlaşılırlık ilkesi olduğu genel bir kabuldür. İnsanlar bir tasavvuf metninden veya sözünden anlaşılırlığı beklerler. Onlar da en çetin teorik bahisleri bazen bir mısra ile, bazen de bir deyimle herkesin anlayabileceği -en azından anladığını zannedebileceği- bir seviyeye indirerek bu beklentiye cevap verirler. Belki de tasavvufun yaygınlığının en…

06 Nisan 2017

Günümüz Çeşitlilik Modası Çokluğun olumlanmasını belirten diğer ifadelerle birlikte çeşitlilik kelimesi de bir slogan hâline gelmiş durumda. Çokluk gibi bir olguyu belirten kelimeler de, aynı fikri ifade eden fakat anlam olarak pozitif bir nüansa sahip çoğulculuk gibi kelimelere teslim olmuş durumdalar. Diğer taraftan günümüz dili, tek olanı betimleyen yekpare (monolithic) gibi tahkirkâr sıfatlar açısından oldukça…

01 Ocak 2017

Bilginin ne olduğu, daha doğrusu keyfiyeti eskiden beri felsefecileri uğraştırmıştır. Klasik tanım Platon’a aittir. O, bilgiyi gerçek kanaat (doxa) olarak tanımlar ve açıklama (logos) ile ilişkilidir. Ancak bu bizi Münchhausen Trilemma’ya, yani üçlü dilemma sorununa götürmektedir. Bu tanıma göre bilgi mümkün değildir. Çünkü a) bilginin nedenselliğini geriye doğru sonsuza dek götüremeyiz, b) veya nedensellik keyfi…

01 Ocak 2017

Normatif etik birçok açıdan Antik Yunan’da geliştirilmiştir. Bu etik, Roma’da devam ettirilen erken dönem Batı felsefesi etiğinden önemli ölçüde farklılaşan bir etik biçimidir. Antikler için etik, mutluluğun koşulları veya iyi yaşamla ilgilidir. Mutluluğun veya iyi yaşamın “koşulları” demek bile, eylemler ile sonuçlar arasındaki ilişkiyi bölerek bunları şeklîleştirmek anlamına gelmesi açısından, antik felsefeye yabancıdır. Mutluluk veya…

01 Ocak 2017

Son zamanlarda kaleme aldığım sorumluluk üzerine çalışmanın temel saiki,1 Nietzsche sonrası kıta felsefesinde ayrıntılı olarak ele alındığı şekliyle, sorumluluk meselesiyle tekrardan meşgul olmaktır. Bununla beraber bir diğer amacım, meselenin metafizik sonrası fenomenolojik ve ontolojik anlamlarını, sorumluluğun geleneksel metafizik anlayışça benimsenen özgür otonom öznenin hesap verme zorunluluğu şeklindeki anlayışından uzak bir şekilde keşfetmekti. Nietzsche’nin Ahlakın Soykütüğü’nün…