Sabah Ülkesi

ŞEYH GALİB’TE İNSAN TELAKKİSİ

Şeyh Galib klasik edebiyatımızın son büyük şairi olarak kabul edilir. Hayatı boyunca Mevlevi kültürü içerisinde bulunmuş ve nihayetinde Galata Mevlevihanesi’nin postnişinliğini de yapmıştır. Ehl-i tarik bir şair olmasının yanında III. Selim’le olan dostluğu bakımından da dikkat çeken bir isimdir. Hem dönemin büyük şairi olması, hem Galata Mevlevihanesi Şeyhi olması hem de dönemin sultanıyla yakın ilişkileri…

NEYİZ? KİMİZ?

İnsanın kendisine “Ben neyim?” diye sorması mı daha zor bir sorudur, yoksa “İnsan nedir?” diye sorması mı? Bu iki soru, dikkat ederseniz, ciddi derecede farklıdır. Çünkü soruyu soranın merak ettiği şeye karşı duruşu farklılaşmaktadır. Bir özne olarak insanın, bir özne olarak kendini sorması bir acayiptir. Bir özne olarak insanın, bir nesne olarak kendini sorması ise…

İSLAM FELSEFİ DÜŞÜNCESİNDE İNSAN VE MUTLULUĞU

Giriş “İnsan sorunu”, aslında bütün beşerî disiplinlerin merkezinde yer alan bir sorundur. Ancak burada biz, bu soruna, İslam felsefesini teşekkül ettiren filozofların nasıl bir açıklama getirdikleriyle kendimizi sınırlandırarak bakmak istiyoruz. Bu sınırı da, ayrıca, insanın “ereği” ve “mutluluğu” yönünden tekrar daraltıp bu temalar üzerinden yapılan insanın mahiyetini anlama çabalarının bir betimini yapmayı arzu ediyoruz. Zira…

İNSAN OLMAK NEDİR? DOĞU ASYA PERSPEKTİFLERİ

İnsan olmak nedir? Doğu Asya gelenekleri bu soruya çok farklı cevaplar verir; öyle ki cevaplar gelenekler içinde bile farklılık gösterir, bunun yanında çoğumuzun aşina olduğu İbrahimî dinlerin verdiği cevaplardan da ayrışır. İbrahimî dinler yahut Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam, düşünce tarihçisi Arthur Lovejoy’un “varlığın yüce zinciri” dediği şeye insanları dâhil eder. Ezel-ebet kadir-i mutlak Tanrı, melekleri,…

ÜÇ TARZ-I İNSAN “EŞREF-İ MAHLÛKAT”TAN “POST-İNSAN”A

Ahsen-i Takvîm’de yaratılmış olan insanın Esfel-i Sâfilîn’e “düşüşü”, insanın yükseliş imkânlarını da beraberinde getirecekti. “Âdem Cennet’ten düşmüştü; ama Âdem’in torunları Cennet’e tekrar yükselsinler diye”ydi bu, büyük bir muhakkikin dediği gibi. İnsanın, bugüne kadarki macerası, materyalist evrimin kör-saatçisiyle değil, Yaratıcının “her an bir şen üzerinde olan” yaratmasıyla açıklanabilir ancak. Bu bağlamda insanlık tarihinin “evriminde”, kabaca üç…

EŞİKTE VAROLUŞ YA DA İNSANIN HAKİKATİ SORUSU

Beden ve ruha sahip bir varlık olarak insan, fiziksel ve toplumsal bir çevre içerisinde hayatını sürdürmektedir. Allah tarafından kendisine verilen çeşitli yetilerle varoluşunu anlamlı kılmaya çalışan insan, Mutlak Varlığı ve kendisinin varlığını düşünmek suretiyle hakikatin ne olduğunu sorgulamaya başlar. Acaba “Varlığın hakikati nedir?” veya “İnsanın hakikati nedir?” gibi sorulara cevaplar aranır. Bu tür felsefi ve…



SIRLI SÜKÛNET ŞEYH TOSUN BAYRAK’A (21 OCAK 1926 – 15 ŞUBAT 2018) DAİR ANILAR

Seyh Tosun Bayrak, hayatının 92’nci kışını geçirirken gözlerini penceresinden dışarı daldırdı, baharın manasını gizleyen ön bahçedeki kel ağaçlara baktı. Gelmekte olan baharı görmeye ömrü vefa etmeyecekti. Zayıflamış vücudunu sevdiği koltukta doğrulttu, portakal suyu dolu bardağını sağındaki sehpaya koydu ve o yumuşak sesiyle, “her gün bir lütuftur” diye buyurdu. Başı sağ omuzuna doğru yaslandı ve sessizce…

HANİFLERİN (VEYA THEOSEBESLERİN) TARİHÎ VE TEMEL ÖZELLİKLERİNE DAİR: PAGANİZM, YAHUDİLİK, HIRİSTİYANLIK VE İSLAM’DA HANİFLERİN İZLERİ

Bu çalışmada Antik Çağ’da Yahudiliğin kimliklerini muhafaza etme ve Roma toplumunda tutunabilmesi, Geç Antik Çağ’da hem Gentile-Hıristiyanlığının yayılmasında hem de İslam’ın zuhurunda önemli rol oynayan ve monoteist (tek tanrılı inancın) Arap Yarımadasındaki temsilcileri olarak bilinen Haniflerin kısa tarihi, temel inanışları ve mahiyeti hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Bize göre İslam kaynaklarında mutlak tevhit inancını benimseyen ve…

KUDÜS’TE RAMAZAN

Ramazan Kerîm” (kelimesi kelimesine “Ramazan cömerttir”) ifadesi Müslümanların Ramazan ayında birbirlerini selamlarken kullandıkları ifadedir. Bu selama “Allah Ekram” diye karşılık verilir, yani “Allah daha cömerttir.” Deyim hâline gelmiş bu karşılıklı konuşma, gündüz vaktinde bir konuk gelirse onu sıcak ve kibar karşılamanın asli kalıbı olmuştur. Oruç devam ederken, normalde âdet olduğu üzere, konuğa soğuk bir içecek…

TÜRKİYE’DEKİ VE BATI’DAKİ FİLM FESTİVALLERİNE KÜLTÜREL ORYANTALİZM/SELF-ORYANTALİZM VE KENDİLİK MESELESİ ÜZERİNDEN BİR BAKIŞ DENEMESİ

Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren, sanatın mabetleri olan müzeler, yerini olmasa da sanatsal prestijini bienal ve festivallere bırakmaya başladı. Film festivallerinin ortaya çıkışını bu paralellikte okumak anlamlı olabilir. Avrupa merkezli başlayan ve giderek her ülkede “sanat filmlerinin” gösteri alanı olan film festivallerinin, Türkiye gibi Müslüman ülkelerde yürürlüğe sokulan versiyonları, Batılı örneklerinin aşırı-yorumları olageldi çoğunlukla. Cannes,…

AHMET MİDHAT EFENDİ’NİN “AVRUPA’DA BİR CEVELAN”I ETRAFINDA BATI ALGIMIZIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

1889’da Stockholm’de İsveç-Norveç Kralı II. Oscar’ın himayesinde düzenlenen Şarkiyatçılar Kongresi’ne İstanbul delegesi olarak gönderilen Ahmet Midhat Efendi, yetmiş bir gün kaldığı Avrupa’nın “ahvaline” dair izlenimlerini Tercümân-ı Hakikat gazetesinde yayımlar. Bu yazıları bazı eklemeler, çıkarmalar ve düzenlemelerle daha sonra Avrupa’da Bir Cevelan adıyla kitaplaştırır. Bu eser, Yirmisekiz Çelebi Mehmed’le başlayan ve Avrupa ülkelerine başta sefir olmak…

R. GRAMLICH – XX. YÜZYIL TASAVVUF ARAŞTIRMALARINDA BİR ABİDE

Geçtiğimiz yüzyıl, klasik şarkiyat araştırmalarının zirve noktasına ulaştığı bir dönemdir. H. Fleischer ve öğrencisi I. Goldziher gibi müsteşriklerin çalışmalarıyla XIX. yüzyıl sonlarına doğru Orta Çağ polemik kültürü aşılabilmiş ve modern şartkiyatçılık akademik dünyada yer edinebilmiştir. Ancak XX. yüzyıl şarkiyatçılığı, yüzyılların beslediği önyargılı yaklaşımdan tamamıyla sıyrılamamıştır. Bu sebeple filolojik uzmanlığı ve yüksek azminden şüphe duyulmayan çok…